Lüks sektörün amiral gemisi LVMH hisseleri, küresel jeopolitik çalkantılar ile büyük bir düşüş yaşadı.

Lüks sektörünün amiral gemisi LVMH, küresel jeopolitik çalkantıların ve tüketicideki "iyi hissetme faktörünün" kaybolmasının kurbanı oldu. Pandemi döneminde yaşadığı tarihi yükselişle Avrupa’nın 500 milyar dolarlık piyasa değerini aşan ilk şirketi unvanını kazanan Fransız devi, o dönem elde ettiği borsa kazançlarının neredeyse tamamını eritti.

Bünyesinde Dior, Louis Vuitton ve Veuve Clicquot gibi ikonik markaları barındıran Paris merkezli grubun piyasa değeri, 2023’teki zirve noktasından bu yana yarı yarıya düşerek 213 milyar euroya geriledi. LVMH, geçen yıl sürdürülen faaliyetlerden 2019’a kıyasla yüzde 50’den fazla artışla 17,8 milyar euro kâr açıklamış olsa da hisse fiyatlarındaki bu sert düşüş, şirketi küresel lüks harcama patlamasının hemen öncesindeki seviyelerine kadar yaklaştırdı.

500 Milyar Dolar Eridi Lükste Büyük Düşüş

"ULAŞILABİLİR LÜKS" MÜŞTERİSİ SEKTÖRDEN ÇEKİLDİ

Sektördeki gerileme yaklaşık üç yıl önce yüksek enflasyonun "ulaşılabilir lüks" tüketicisi olarak tanımlanan orta sınıfı sıkıştırmasıyla başladı. ABD ile yaşanan ticaret anlaşmazlıkları ve Orta Doğu’daki savaş ortamı da bu süreci hızlandırdı. Danışmanlık firması Bain’in verilerine göre, çoğunluğu bu grupta yer alan yaklaşık 60 milyon tüketici son üç yılda lüks alışverişi tamamen kesti. Fiyatlarını 2019 seviyelerine göre yüzde 50 ila yüzde 70 oranında artıran markaların bu politikası da müşteri kaybında etkili oldu.

GAM Fon Yöneticisi Flavio Cereda, LVMH’nin yatırımcılar gözünde orta sınıf tüketicinin harcama alışkanlıklarını ölçen bir göstergeye dönüştüğünü belirterek şunları söyledi:

Üst segmentteki müşterileri gayet iyi durumda ancak işlerinin ana gövdesini bu kitle oluşturmuyor. Orta sınıfın harcama yapması için moralinin yüksek olması gerekir, ancak şu an mali açıdan iyi durumda değiller. Bir toparlanma bekliyoruz fakat şu ana kadar sadece yalancı baharlar gördük.
 

Öte yandan, hedge fonların LVMH hisselerini tüm lüks sektörüne yönelik bir bahis aracı olarak kullanması, borsadaki dalgalanmaları her iki yönde de artırıyor. 

YÖNETİM DEVRİ VE ÇİN PAZARI BELİRSİZLİĞİ

Şirketin hissedarlarından J Stern & Co. Yatırım Direktörü Christopher Rossbach, LVMH'nin 77 yaşındaki kurucusu Bernard Arnault’nun ardından yönetimin kime devredileceği konusunun yatırımcılar için kritik bir gündem maddesi haline geldiğini vurguladı. Beş çocuğunu da yönetim için yetiştiren Arnault ise Nisan ayındaki hissedar toplantısında halefinin kim olacağı ile ilgili sorularını geçiştirerek "Bu konuyu 7-8 yıl sonra tekrar konuşuruz" yanıtını verdi.

500 Milyar Dolar Eridi Lükste Büyük Düşüş

Sektörü baskılayan bir diğer büyük etken ise son on yıldır büyümeyi sırtlayan Çin pazarındaki durgunluk oldu. Çinli tüketiciler, gayrimenkul değerlerindeki düşüş ve borsadaki zayıf seyir nedeniyle harcamalarında daha temkinli bir tutum sergiliyor. 

ÇANTADAN MÜCEVHERE KAYIŞ: KAZANANLAR VE KAYBEDENLER

Zaten bir dönüşüm sürecinde olan Kering (Gucci) ve Burberry ise en fazla kan kaybeden grupta yer aldı. Ancak kriz tüm markaları aynı derecede vurmadı. Daha üst gelir grubuna hitap eden Hermès ve Brunello Cucinelli gibi markalar süreçten güçlü çıkmayı başardı.

Mücevher sektörü de bu dönemde adeta parıldadı. Cartier ve Van Cleef & Arpels’in sahibi Swiss Richemont, son altı ayda yüzde 28 artış göstererek piyasa değerini 100 milyar euronun üzerine çıkardı ve dönemin yıldızı oldu. LVMH çatısı altındaki Tiffany ve Bvlgari de güçlü talebini korudu.

500 Milyar Dolar Eridi Lükste Büyük Düşüş

Sektörün deneyimli isimlerinden Federico Marchetti, çanta fiyatlarındaki aşırı artışın tüketiciyi mücevhere yönlendirdiğini belirterek, "Mevcut fiyatlarla müşteriler 7.000 euroluk bir çanta yerine 10.000 euroluk bir takı satın almayı tercih ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

Tüm bu tabloya rağmen, ABD ve Kore’de borsa yükselişlerinin ardından lüks harcamaların hızla toparlanması, mevcut krizin dönemsel olduğu görüşünü destekliyor. Uzmanlar, tüketicilerin finansal güveni tekrar kazandığı an lüks harcamalara geri döneceğini öngörüyor.