Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Veli Kocatürk

      Veli Kocatürk

      TCMB faiz kararı dolarda yeni zirveyi tetikler mi?

      14 Ocak 2016
      Gelecek hafta TCMB faiz kararını açıklayacak. Ancak bu toplantı diğerlerinden farklı olacak. bir önceki toplantıda küresel ekonomideki oynaklığın azalmasına vurgu yapan Merkez Bankası bu toplantıda aynı durgunluğu bulamayacak.

      Son 1 ayda yaşanan gelişmeler Merkez Bankasının vurgu yaptığı oynaklığın tam tersine döndüğünü gösteriyor. Özellikle Çin tarafından gelen riskler hızla yükseldi. Aynı şekilde gelişmekte olan ülkelerde de satış dalgası hızlanıyor. İçeride 2008 yılından bu yuna en hızlı para çıkışı yaşanırken Dolar yeniden 3 TL’nin üzerinde yer edinmiş durumda. VIX endeksi ise bir önceki toplantıya göre yükseliş eğiliminde. Çünkü Çin algısı ve siyasi gelişmeler küresel ekonominin giderek kaos ortamına girdiğini gösteriyor. Özellikle Çin kanadında büyümeye ilişkin endişelerin artması ve Çin merkez bankasının piyasaya müdahalelerinin yetersiz görülmesi en önemli etken. Çin’de yaşanan para çıkışı maksimumum düzeyde ayrıca borsasında bir önceki dönem yaşanan yani Ağustos ayında gün yüzene çıkan satış dalgasının arttığını ve borsanın daha da düşük seviyelere geldiğini gösteriyor. Artan risk algısı Çin tahvillerinde faizlerin yükselmesini sağlarken küresel borsalara da satış getirmiş durumda. Bu durum şüphesiz tüm gelişmekte olan ülkeleri etkiliyor. Ancak belirsizlikleri ve jeopolitik riskleri daha fazla olan Türkiye bu konuda önemli ölçüde zarar görmüş durumda. Merkez Bankası bir önceki toplantısında Fed faiz artırımı sonrası azalan belirsizliklere vurgu yapsa da bu sefer belirsizliğin kaynağı Çin olarak ön plana çıkıyor. 1 aylık sürede çok şey değişti. Ancak Merkez Banaksı için hiçbir şey değişmemiş olabilir.

      Salı günü gerçekleştirilecek toplantıda faiz artırımı kararı çıkmayabilir. Bir önceki toplantıya göre her ne kadar daha tedirgin olsa da uzun zamandır alışa gelmiş gelenek devam edebilir. Bu durumda Dolar kanadında önemli ölçüde hareketlilik görülecektir. Çünkü daha önceki toplantısında FED faiz artırımı sonrası harekete geçeceğini dile getiren ancak bunu yerine getirmeyen Merkez Bankası Ocak ayını işaret etmişti. Ocak ayı toplantısında küresel belirsizliklerin ön plana çıktığı ve hızla düşen yabancı payına karşılık değer kaybetmeye devam eden Türk varlıkları yeni bir ertelemeye dayanamayabilir. Özellikle enflasyon hedeflemesinin tutmaması ve orta vadeli planda açıklanan yüzde 7.5 enflasyon hedefine karşılık piyasa beklentinin çok daha yüksek olması Merkez Bankasının da atacağı adımları önemli hale getiriyor. Eğer bu toplantıda bir erteleme daha gelir bu konuda yani sözlü yönlendirme konusunda güvenilirlik yitirilmiş olacak. Böylece Türk varlıklarının değer kaybı hızlanabilir. Merkez Bankası faiz koridorunda herhangi bir değişikliğe gitmeyebilir. Özellikle kur için oldukça önemli olan koridorun üst bandında değişiklik olmaması durumunda hızlı hareket görülebilir. diğer yandan ortalama fonlama maliyeti yüzde 9 seviyesinde seyrederek tahvil faizleri yüzde 11’in üzerine yerleşmiş durumda. Yani piyasa faizi zaten yükseltmiş durumda. Maliyetlerin yüksek olması politika faizinin de etkinliğinin yitirilmesi anlamına geliyor. Bu durumda yükselmeyen faiz beraberinde Dolar maliyeti yani kur riskinin de hissedilir olmasını sağlıyor. Emtia fiyatlarının rekor düşük seviyede olduğu bir ortamda kur etkisinden dolayı bu olanağı pas geçmek zorunda kalan üretici ise zaten yüksek olan piyasa faizinin etkisini de sırtında taşımak zorunda kalıyor.  Merkez Bankasının bu toplantıda atacağı en iyi adım daha önce duyurduğu sadeleştirme adımını devreye sokması olacaktır. Bu adımda yapacağı hamle ortalama fonlama maliyetine yakın olacaktır. Üst bandın aşağı çekilmesi piyasa açısından beklenen bir durum. Ancak belirsizliği ortadan kaldırması ve sadeleşmiş bir faiz yeni dönemde piyasa algısı açısından oldukça rahatlatıcı olacaktır.

      Kur 3 TL’nin üzerinde Merkez Bankasını bekliyor. Faizlerde değişiklik yapmaması ya da yine FED ’in gelecek dönem faizi işaret ederek zaman kazanması durumunda kur tarafında yeni rekor görülebilir. 3.04 seviyesinin üzerini test ettik. Bir sonraki dalga zirve olan 3.07’nin aşılmasını sağlayabilir. Yeni zirve ise 3.09 seviyelerinde belirlenebilir. Ancak Merkez Bankasının piyasanın aklındaki soruları çözmek adına atacağı faiz adımı yeniden güvenin oluşmasını sağlayacak bu durumda kur kanadında 3 TL’nin altına gevşeyerek 2.96 seviyesine çekilme görülebilecektir. Her durumda bu toplantı oldukça önemli. Çünkü geçen aydan bu güne çok şey değişti. 

      Yazının Devamını Oku

      Altın için satış fırsatı mı?

      7 Ocak 2016
      Son dönemde altında önemli bir yükseliş gerçekleşti. Özellikle siyasi risklerin artması altında yeniden güvenli liman talebini artırdı. Önce Sudi Arabistan-İran gerginliği ardından Kuzey Kore’nin silah testleri risklerin arttığı bir ortama girmemize sebep oluyor.

      Uzun zamandır düşük seyreden altın fiyatlarında güvenli liman talebi bir süre daha devam edebilir. Sudi Arabistan- İran gerginliği kısa sürede çözülemeyecek gibi. Hem ekonomik anlamda hem de siyasi anlamda İran’ın rahatlamasını istemeyen siyasi kanat baskıların artmasına sebep olabilir. Sudi Arabistan’da ise petrol fiyatlarının düşük kalması sebebiyle ekonomi önemli derecede sıkıntıya sürükleniyor. Pazar payını kaybetmemek adına fiyatların aşağı çekilmesinde başrol oyuncusu olan Sudi Arabistan, iç pazardan bu zararı karşılamak adına zamlara başvuruyor. Ancak ilerleyen dönemde İran’ın da petrol pazarına dahil olacak olması Sudi Arabistan’ın Pazar payını kaybetmesine sebep olabilir. Bu yüzden İran’ın baskı altında kalması ve bölgede güçlü hale gelmemesi adına siyasi krizler bir süre daha gündemde olacağa benziyor. İran petrol pazarında önemli bir yere sahip olabilir. bu da ekonomik anlamda uzun zamandır beklediği fırsatı yakalamasına sebep olacaktır. OPEC kararlarında üretim konusunda herhangi bir adım atmayan ya da atmama kararında en büyük etkisi olan Sudi Arabistan ise şu an zarar ettiği gibi elindeki pazarları da kaybetmek durumunda kalabilir. Kuzey Kore’de ise yönetim küresel arenada gerginliğe sebep oluyor. Hidrojen Bombası denemesinin ardından bir çok ülkeden kınama alan Kuzey Kore siyasi arenada gündemden düşmeyecek gibi. 

      Diğer yandan altını besleyen bir diğer taraf FED oldu. Aralık toplantısında faiz artırımı kararının ardından 2016 yılı için güvercin bir tutum sergileyen kurul, tutanaklarda daha fazla güvercinleşti. Oy birliği ile alınan faiz artırımı kararına ilişkin FED üyelerinden bazıları halen tedirgin. Özellikle istihdam piyasasında yaşanan düzelmenin enflasyon görünümüne yansımayabilecek olması 2016 yılı için bazı endişelere yoıl açıyor. Düşük petrol fiyatları ve değerli dolar ABD’nin enflasyonundaki canlanmanın önündeki en büyük engel. Dolardaki değerlenmenin devam edebileceğini düşünürsek FED bu yılı daha güvercin geçirebilir. Ayrıca küresel ekonominin en büyük endişesi Çin’de ise borsada işlemler 2 gündür erken sonlandırılıyor. Yüzde 7’nin üzerindeki sert düşüşte işlemlerin sonlandırılması çöküşün önüne geçemiyor. Çin’in krize sürüklenmesine engel olamayan Merkez Bankası gelecek dönem Yuan konusunda adım atabilir. Yeni bir devalüasyon hamlesi beklediğimiz banka böylece yeniden piyasaya girerek büyüme konusundaki kararlılığını da gösterebilir. 

      Tüm bu gelişmeler altının son dönemdeki en büyük destekçisi. ONS tarafından yeniden 1100 dolara gelen altın yükselişine bir süre daha devam edebilir. 1100 doların üzerinde tutunmamız halinde 1120 dolar ilk hedef seviyemiz olarak ön plana çıkıyor. Gram altında ise sert bir yükseliş var. Daha önce dikkat çektiğimiz 97 TL seviyesinden başlayan yükseliş hareketi hedef seviyemiz 105 TL’ye ulaşmış durumda.  105 TL ise kritik seviye. Güçlü direnç olan 105 TL’nin kırılması durumunda yukarı yönlü hareket bir süre daha devam edebilir. Siyasi gerginliklerin hızlı bir şekilde çözülemeyeceğini düşünürsek ilerleyen günlerde altına talep artabilir. 106,80 TL seviyesinin geçilmesiyle 108 TL takip edilebilir. 110 TL seviyelerinden ise kar realizasyonu yaşanabilir. Şu anki ortamda Dolar kanadında 3 TL’nin üzerinde kalıcılık var. Ancak bir satış baskısı oluşursa gram altında da 103 TL seviyelerine çekilme olabilir. şu an için altın kanadı en güvenli yatırım aracı olarak ön plana çıkıyor. Dolarda realizasyon gelse bile ONS kanadı yükseliş potansiyelini sürdürüyor. Ancak bu pozitif hava ABD’den gelebilecek olumlu verilerle bozulabilir. 

      Yazının Devamını Oku

      Dolara TCMB dopingi

      22 Aralık 2015
      Merkez Bankası faizleri değiştirmedi. Gelecek aya randevu vermeyi tercih etti. Ancak bu bir aylık sürede ne değişecek de Merkez Bankası bir sonraki ayda adım atmayı tercih edecek?

      Geçtiğimiz dönemde FED faiz artırımı sonrası faizlerde değişikliğe gidebileceğini dile getiren Merkez bankası piyasada oluşturduğu beklentiyi yine karşılayamadı. Son dönemde gelişmekte olan ülkelerin çoğu FED politikasına kendini uyumlu hale getirirken Türkiye bu konuda 1 ay daha beklemeyi tercih etti. Gelecek ay değerlendirmesinde pek de bir değişiklik olmayacak. FED sonrası oynaklığın azaldığına inanan banka gelecek yıla daha çok oynaklık bekliyor olabilir. Ancak bu konu da şimdiden tedbir almayı tercih etmiyor. Yılbaşından beri aynı politikayı izleyip kur kanadında hızlı yükseliş seyreden, sadece döviz satım ihaleleri ile Türk Lirasına destek olmaya çalışan, ardından da rezervlerini önemli ölçüde yitiren merkez bankası 2016 yılını daha zor geçirebilir.

      Kurda FED sonrası gelen kar satışı ardından da Merkez Bankası faiz artırımı beklentisi 2.90 seviyesine kadar gerilemeyi sağladı. Ancak daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi piyasa bu seviyeleri dip olarak görmeye devam ediyor. Dolayısıyla MB kararı sonrası başlayabilecek yeni bir dalga kurun 3 TL’nin üzerinde kalıcı fiyatlanmasını sağlayabilir. 2016 yılında FED’in faiz adımları oldukça önemli. FED atacağı adımları küresel görünümden destek alarak daha da agresif hale getirebilir. Bu durumda ortada ciddi bir risk söz konusu olacak. Aralık toplantısında her ne kadar ılımlı bir faiz artırımı ile piyasalara fırsat verse de olası bir enflasyon düzelmesinde hızlı adım atmaktan çekinmeyecektir. Kaldı ki küresel görünümde Çin etkisi son dönemde unutulmuş durumda. Çin’in yavaşlamanın önüne geçmek için atacağı hamleler FED'in de güvenini yerine getirebilir. Bu durumda kaçışın hızlı olacağı gelişmekte olan ülkeler arasında da faiz rekabeti başlayacaktır. Ancak şu anki görünümde Merkez Bankaları içerisinde en pasif görünümü sergileyen TCMB, 2016 yılında piyasaya dahil olması yatırımcıların pek de umurunda olmayacaktır. Ayrıca bu süreçte yeniden gündeme gelmesi muhtemel olan bağımsızlık tartışması da kur kanadında şu anki oynaklığın yerini sert fiyatlamalara sebep olmasını sağlayabilir.

      Merkez bankası koridorda sadeleşmeye gideceğini açıkladığında beri herhangi bir adım görülmedi. Ve piyasa sadeleşmenin tam olarak hangi faiz oranında gerçekleşeceğini henüz anlayabilmiş değil.

      Dolayısıyla yeni bir literatürle daha doğrusu bilinmeyen bir ekipmanla bu denli bir savaşa girmek elimizin zayıflamasına sebep olabilir. yıl başından bu yana TL’de yaşanan yüzde 20’dan fazla değer kaybı bizi 2015 yılının kaybedenleri arasına sokarken, Merkez Bankası’nı da bu durum karşısında çaresiz bıraktı. Merkez Bankası politikasında asıl olarak piyasanın mevcut fiyatlara alışacağı ve bundan sonraki seyirde geri dönüşün olmayacağı üzerine kurmuş görünüyor. Yani piyasalar yavaş yavaş 3 TL’ye yakın fiyatlara ayak uyduruyor. Bu maliyetleri zaten uzun süredir karşılamak zorunda kalıyor. Bundan sonraki süreçte de 3 ‘ün üzerinde fiyatlara geçiş için bir ortam hazırlanıyor diyebiliriz. Aksi taktirde bir ay daha bir süre istemenin şu an için geçerliliği pek yok gibi.

      Ancak buradaki konu Merkez Bankasını daha önce atmadığı adımı şu an atmaktan çekinmesi olarak algılanabilir. Kur 3 TL’nin üzerinde rekorlar kırarken sessiz kalan TCMB şimdi 2.90 seviyesindeyken neden faiz artırsın? Tabi bu zor bir karar çünkü 3’ün üzerine gittiğinde yeniden artırmak zorunda kalacak. Karar sonrası 2.95 seviyesine gelen kur ilerleyen günlerde alımlarla yeniden 2.98- 3 TL aralığına gelebilir. Mevcut koşullarda ise teknik seviye 3.02 olarak görünüyor.  1 aylık sürede 3’ün üzerinde fiyatlar gördüğümüzde TCMB’de de faiz artırmak için bir sebep bulacak gibi görünüyor. Sonuç olarak 2.90 artık TCMB için yüksek değil. Aksine normal. Gelecek yıl ise daha yüksek fiyatlar normal hale gelebilir. 

      Yazının Devamını Oku

      Dolarda dip neresi?

      18 Aralık 2015
      FED faizleri artırdı. Dolaysıyla uzun zamandır devam eden belirsizliği de ortadan kaldırmış oldu. Gelişmekte olan ülkelere pozitif yansıyan bu durum ilerleyen dönemde bozulmaya sebep olabilir. Kar satışlarıyla gerileyen dolarda yeniden alım için fırsat kovalanmaya başlandı bile.

      FED ’in belirsizliği ortadan kaldırması piyasanın da stresi bir kenara bırakıp gerçek fiyatlamanın başlamasını sağladı. Türk Lirası karar sonrası önemli ölçüde değer kazansa da istenilen performansı halen gösteremiyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en önemli performansını FED karar gecesinde sergileyen Türk Lirasında kar satışları şu an için durmuş görünüyor. Dolar’da faizlerin artırılması gelecek dönemde güvenli liman algısının keskinleşmesini sağlayabilir. Bundan sonraki süreçte adım atması gereken taraf ise TCMB. Dün yapılan açıklama ile zorunlu karşılıklara ödenen faizleri yükselten ve bankacılık tarafına destek olmaya çalışan MB politika faizinde de değişikliğe gitmek zorunda kalabilir. Ancak üzerinde oluşabilecek olası bir faiz indirimi baskısı ya da faiz artırımından alıkoyma çabası Türk Lirasının giderek değer kaybetmesine sebep olabilir.

      Gelişmekte olan ülkelerden FED sonrası faiz artırımı adımları gelmeye başladı. Meksika, Şili, Hong Kong gibi ülkelerin birer birer faizleri artırıyor. Sıra Türkiye’ye geldiğinde ise destek sadece dolar zorunlu karışıklarında değil aynı zamanda Türk Lirasında da görülmek istenecektir. Çünkü bu süreçte desteklenmesi gereken Dolar değil Türk Lirası olacaktır. Merkez Bankası daha önceki açıklamalarında FED sonrası adım atabileceklerini açıklamış ve piyasa bu durumun faiz artırımı yönünde olacağını algılamıştı. Ancak son para politikası sunumunda zorunlu karşılıklar ve rezerv opsiyonlara değinen Başçı, politika faizine ilişkin bir acıkama yapmaktan kaçınmıştı. Bu durumda gelecek yıl atılacak adımlar kur açısından geç kalınmış bir süreç olabilir.

      Beklenti FED kararı sonrası piyasanın sakinleşmesi yönünde. Ancak piyasalar bu sakinliği uzun süre koruyamayacaktır. Çünkü FED gelecek yıla 4 faiz artırımı olasılığı bıraktı bile. Ve faiz artırımında aslında çok da çekinceli bir duruş sergilemiyor. Daha çok ekonomik verilere odaklanacağını ve enflasyon rakamlarında toparlanmanın hızlanacağına olan inancını dile getirmesi gelecek yıl şahin bir FED görmemizi sağlayabilir. Bu durumda dolar daha fazla talep görecektir. FED’in faiz artırımlarını hızlandırması durumunda geç kalmış bir TCMB olursa, Türk varlıklarına sahip çıkamayabilir ve bu durumda 3 TL’nin taban fiyat olduğu bir yıl geçirebiliriz. Şu an ki ortamda Dolar kanadı 2.90 seviyesini taban fiyat olarak görüyor. Satışların 2.90’ın altına sarkması durumunda yeniden alımlarla 3 TL’ye yaklaşması muhtemel görünüyor. Çünkü bir çok gelişmekte olan ülke para birimlerinde kar satışı bizdeki kadar hızlı olmadı ve dolar yeniden güçlenmeye başladı bile. Ayrıca endeks kanadındaki yükselişe ise piyasa inanmıyor.

      Sert yükselişler kar satışlarıyla karşılaşıyor. Yani belirsizlik yerini kar satışlarına bırakıyor. Dolar endeksinin yeniden 100 seviyesine doğru hareketlendiği bir ortamda gelişmekte olan ülke para birimleri yeniden değer kaybetmeye başlarsa en hızlı kaybı yine Türkiye verebilir. Şu an bekleme sürecindeyiz. TCMB kararlarını bekleyeceğiz. Türk varlıklarını nasıl desteklediğini göreceğiz. Aksi durumunda 3 TL’nin taban olduğu ve yeni rekorların kırıldığı bir yıl bizi bekliyor olacak. Kısa vadede 2.90 seviyesinin altına sarkması bizi 2.88-2.86 aralığına götürse de politik olarak desteklemeyen bir TCMB olursa bu seviyelerde kalıcı olmak zor olur. Bu seviyelerden yeniden başlayan alımlar yeni bir sıçrama ile 3.05 TL seviyesine gitmemizi sağlayabilir. Bu süreçte Doların halen favori olduğunu ve değerlenmenin devam edeceğini söylemek doğru olacaktır.

       

      Yazının Devamını Oku

      FED faiz artırırsa ne olur?

      10 Aralık 2015
      Gelecek hafta küresel ekonomide tarihe yeni bir not düşülecek. Piyasada FED’in toplantısından faizleri artırmak yönünde karar çıkacağına yönelik beklenti oldukça yüksek. 2008 yılından sonra ilk defa faiz artırımı gerçekleştirecek olan FED, bu kararıyla ekonomide yeni bir dönemin de başlamasını sağlayacak.

      Son dönemde istihdam raporundan memnun olan FED, bu ayki açıklamalarında da genel olarak faiz artırımına başlayacağının işaretini verdi. İstihdam da son iki veri de beklenenden yüksek çıktı. Ortalama saatlik kazançlarda son iki ayın ortalaması 2015 yılının ortalamasından yüksek. 0.3 rakamı ABD ekonomisi için iyi bir rakam. Ayrıca işsizlik oranında defalarca hedefi aşağı çekmesine rağmen yüzde 5 sınırına dayanılmış durumda. Bu yansıma FED’in Aralık ihtimalini şu ana kadar fiyatlamamızı sağladı. Enflasyon rakamlarını bir miktar göz ardı etsek de istihdamının bu denli kuvvetli olması enflasyonun ilerleyen dönemde beklenen yere geleceğini algısını da oluşturuyor. Zaten FED’in istediği de istihdamdaki artışın enflasyona yansıyacağına dair güvenin oluşmasıdır. Yani FED direkt olarak enflasyon rakamlarında önemli birim artışı beklemekten ziyade rakamların artabileceğine inancın oluşmasını istiyor. İstediği gibi de oldu. Gerekli ekonomik verileri elde etmesinin yanı sıra son açıklamalarda dış kaynaklı risklerin de düştüğünü vurgulaması Çin’den eskisi kadar korkulmadığını gösteriyor. Çin’de yavaşlamanın derinleşmesi sadece FED’in değil tüm küresel ekonominin korkulu rüyası. Ancak Çin Merkez Bankası bu konuda adım atmaktan çekinmeyeceklerini ve büyümenin yüzde 7’nin üzerinde kalması adına tedbir alacaklarını açıkladı. Demek ki FED, bu tedbirlere güvenmeye devam ediyor. 

      Ancak FED'in bir konuda çekincesi gün yüzüne çıkmış durumda. Değerli Dolar. Doların uzun zamandır tüm para birimlerine karşı ezici üstünlüğü ABD’den endişe yaratabiliyor. Dolar endeksinin 100 seviyesine yakın seyretmesi, ABD’nin uzun süre değersiz dolardan elde ettiği kazancı artış sağlayamayacağını gösteriyor. İhracatında yüzde 25’den fazla katkı yapmış değersiz dolar artık yok. Uzunca bir süre de olmayacak gibi. Çünkü rakipleri çok daha güçsüz. Sadece ABD’nin güçsüz olması değil diğer ülkelerin zayıf performansı Doları güvenli liman yapan en önemli undur. Avrupa’da bir çok ülkenin krizin eşiğinde gezmesi, İngiltere’nin enflasyon ve büyüme ile mücadele etmesi, Japonya’nın kronikleşmiş sorunlarının çözülememesi yatırımcının da dolar talebini artırmış durumda. Ve FED bunun farkında. Ancak doların gelecek dönemde beklenenden daha düşük bir performans göstereceğine olan inancı da yok değil. 

      FED’in son dönemde piyasayı yönlendirmek istediği veri ilk faiz artırımından sonra atılacak faiz adımlarının sınırlı kalabileceği. Yani FED bir kez adım atacak ve beklemeye geçeceğini ısrarla dile getirmek istiyor. Bunun ana sebebi ise değerli dolar. Ve rakiplerine fırsat tanımak. Aksi taktirde uzunca süredir devam eden toparlanmanın önüne kendisi geçmiş olacak.  İlk faiz artırımı kararında tepki dolar lehine olabilir. Özellikle Draghi ile şok olan piyasalar FED ile aynı şaşkınlığı yaşamak istemeyecek ve veriye odaklanacaktır. Ancak bu tepkinin sınırlı kalması durumunda dolarda ciddi bir kar satışı hemen ardından yaşanabilir. İlk tepki pozitif olsa da ilerleyen günlerde hatta FED’in basın toplantısında algının bir sonraki adımın gecikeceğine kaymasını isteyecek olan FED şimdiden sözlü yönlendirmesini hazırlamış olabilir. Bunun için de bir sonraki adımın gerekirse uzunca süre atılmayacağı söylemini kullanabilir. İşte bu noktada yönümüzü Dolarda farklı bir tarafa çevirmeye başlayabilir. Ancak bundan sonraki süreçte portföyümüzde dolardan uzun süre vazgeçmemiz gerekebilir. Çünkü rakiplerinin yapacağı daha çok iş var. Ve bu yıllar alabilir. 

      Yazının Devamını Oku

      Piyasalarda fırsat haftası

      2 Aralık 2015
      Rusya gelişmeleri Türk varlıklarının üzerinde etkili olmaya devam ederken hafta başından bu yana pozitif seyir görülmeye devam ediyor.

      Siyasi arenada görüşmelere ilişkin gelişmeler takip ediyor. Ancak Rusya yaptırımlar konusunda kararlı. İlk etki gıda ithalatı üzerinde olacak. Dışarıda ise gündem Merkez Bankalarına yoğunlaşıyor. Gelişmekte olan ülkelere ECB yardımı yetişebilir. 

      Yarın faiz kararını açıklayacak olan ECB mevduat faizlerini daha da aşağı çekebilir. Eksi 0,20 seviyesinde olan faizlerde eksi 0,30 rakamı açıklanabilir. Ancak mevduat faizlerinin negatifte olması ve daha aşağı oranlara çekilmesi enflasyon görünümünde etkisi sınırlı olan bir durum. Enflasyon konusunda daha önceki konuşmalarında petrol fiyatlarının düşük seyretmesine ve Euro’nun güçlü kalmasına değinen Draghi’nin atacağı en önemlim adım ek parasal genişleme olacaktır. Aralık ayı toplantısı önceden işaret edildi. Euro önemli ölçüde değer kaybetti. Süreçte FED’in faiz artırımının Aralık ayında gerçekleşeceği beklentisi de etkili tabi. Yarın ki toplantıda önemli konuların başında parasal genişlemenin artırılma oranı ne olacağı? Rakam ne kadar büyürse Euro üzerindeki etkisi de o denli büyük olacak. Genel olarak 80 milyar Euro’ya yakın bir rakam bekleniyor. Ve bu durum büyük ölçüde fiyatlanmış durumda. Ancak rakamın daha büyük açıklanması ve de bitiş tarihinin uzatılması gündeme gelirse Euro’da sert satışlar görülebilir. Tabi bu durum gelişmekte olan ülkelerin imdadına yetişecek ne önemli gelişme olur. Endeks tarafında alımların hızlandığını ve Türk Lirasının güçlenerek yeninden 2.83 seviyesinin altına çekilmeye başladığını görebiliriz. 

      Diğer yandan bugün açıklanan ABD özel sektör istihdam rakamı 217 bin kişi olarak açıklandı. Tarım dışı istihdam rakamından önce öncü gösterge olarak algılanan veri de bu denli artış olması Cuma günkü verinin de yüksek gelebileceği izlenimi yaratıyor. Dolayısıyla Aralık ayında faiz artırımına kesin gözüyle bakılabilir. İstihdam da uzunca bir süredir istediğini alan ve enflasyon görünümüne etki etmesini bekleyen FED ortalama saatlik kazançlar verisini de yakından takip ediyor. Veri bir önceki dönem 2015 yılının en yüksek seviyesinde açıklanmıştı. Yine yüksek bir veri çıkması durumunda Dolar lehine fiyatlama hızlanabilir. Aralık ayında artırılması yüksek ihtimal olan faizler sonrası tartışma FED’in 2016 yılında faiz adımı adımlarının sıklığına odaklanacaktır. Faizler sonrası sözlü yönlendirme bu açıdan büyük önem taşıyor. Doların gelecekteki kaderi belirleyecek olan sözlü yönlendirme verilere bağlılığı da içermeye devam edecek. Ancak bu süreçte Çin etkisi daha çok konuşulacaktır. Çin’de ki yavaşlamanın derinleşmesi ya da Merkez Bankasının bu yavaşlamayı önlemek adına yeni bir devalüasyon açıklaması FED’in de adımlarındaki sıklığı belirleyecek en önemli unsur olacaktır.

      İçeride ise gündem halen Rusya. Rusya’nın yaptırımlarına odaklanmış olan endekste satış baskısı kendini hissettirmeye devam ediyor. Bir dizi yaptırım açıklayan ve ticari ilişkileri yavaşlatmayı hedefleyen Rusya ilk etapta bu durumdan kendisi zararlı çıksa da uzun vadede ekonomik görünümün yavaşlamasına sebep olabilir. Dilin sertleşmesi halihazırda yüksek olan jeopolitik risklerin tırmanması durumunda yeni bir satış dalgası ile karşılaşmamıza sebep olabilir. Ancak ECB’nin atacağı parasal genişleme adımı bu süreçte endekse destek olacak en önemli etken olacak. 

      Bu hafta tarihi bir hafta yaşayacak olan piyasalar uzunca bir süre etkisinden kurtulamayacaktır. Fiyatlamaların Türk varlıkları lehine hissedilebilmesi için öncelikle jeopolitik risk etkisinden kurtulmak oldukça önemli. Euro’dan kaçısın hızlanması ve son bir hamle ile Dolar endeksini yukarı taşıyacak bir etki görülebilir. 

      Yazının Devamını Oku

      Rusya sonrası piyasalar

      26 Kasım 2015
      Rus uçağının hava sahamızı ihlalinin ardından düşürülmesiyle başlayan süreç endeks tarafında hızlı satışa sebep olurken Doların yeniden 2.90 seviyesine yükselmesine sebep oldu. Etkisi ise uzunca bir süre daha devam edecek. Özellikle Rusya ile ticari ilişkilerin bozulması durumunda ekonomik anlamda önemli sorunların ortaya çıkmasına sebep olabilir.

      Rusya ihracat yaptığımız ülkeler içerisinde ilk onda 7. Sırada yer alıyor. Kalemler içerisinde hazır giyimden tutunda mücevhere kadar hemen hemen her türlü kalemde ticari ilişkimiz mevcut. Kriz sonrası Rusya bir çok ürünün ihracatını durdurma kararı aldı. Özellikle imzalanmış sözleşmelerin dondurulması ve turist akışının kesilmesi sıcak para girişinde yavaşlamanın olmasına sebep olacak. ithalatta ise enerji kaleminde Rusya’ya bağımlılığımız önemli ölçüde büyük.

      Doğalgaz kaleminde Rus gazı Türkiye için hayati önem taşıyor. Gazın şu an için kesilmesi mümkün değil. Ancak daha önce yaşanan sorunlarda Rusya teknik arızaları bahane göstererek gaz akışını yavaşlatmış ya da kısa süreli kesintiler yapmıştı. Aynı süreç tekrarlanabilir. Siyasi arenada yaşanan bu sorun içeride de piyasaları vurmuş durumda. Endeks kanadında hızla geçilen 80 bin seviyesi seçim sonrası oluşan GAP’in kapanmasını sağladı. Daha önceki yazılarımızda seçim sonrası oluşan boşluğun kapanacağını belirtmiştik. Ancak Rusya sorunu bu hareketin hızlı olmasına sebep oldu. Kurda ise yeniden 2.90 seviyelerindeyiz.

      Siyasi sorunlar ekonomik veriler kadar hızlı bir şekilde halledilemediği için bu süreç bir süre daha devam edebilir. Özellikle bu süreçte Rusya ile sözleşmesi bulunan ve ihracat kaleminde önemli paya sahip olan şirketler sıkıntılar yaşayabilir. Endekste gerileme de bu şirketler başı çekecektir. Aynı zamanda ilerleyen günlerde gaz akışına ilişkin bir söylem olması durumunda endekste yeniden 72 bin 74 bin aralığına gerileme görülebilir. bu seviyelere gelmemiz halinde ise kalıcılık oluşabilir. Çünkü siyasi sorunların çözülmesi kısa sürede gerçekleşmeyecektir.  Dolar kanadında ise 2.91 seviyesi yeniden test edilebilir.

      Türk Lirasının seçim sonrası kuvvetlenme çabasına vurulmuş en önemli darbe olan bu gelişme yeniden 2.91-2.93 aralığında seyri kalıcı kılabilir. Aynı gün açıklanan kabinenin fiyatlamasını henüz gerçekleştirmemiş olan piyasalar ilerleyen dönemde FED faiz artırımı sonrası harekete geçecek olan Merkez Bankası’nın takip edecek. Merkez Bankası Aralık ayında FED’in ardından faiz artırabilir. Ancak daha önceki sürece göre farklı bir durum söz konusu. Ali Babacan kabine de yok. Merkez Bankası üzerinde uzunca süre devam eden faiz indirimi söylemleri ve ardından yaşanan “tatlıya bağlama” süreci yeniden gündeme gelirse Dolarda baskı artabilir. Merkez Bankası’nın FED’e ayak uydurabilmek adına atacağı adımlarda hızlı reaksiyon alması ve bu adımlara siyasi kanattan destek gelmesi Türk Lirasını korumak adına önemli bir gereklilik. Aksi taktirde atılacak adımların da anlamı kalmayacaktır. Ekonominin koordinasyonundan sorumlu olan Mehmet Şimşek ise bu süreçte Merkez Bankası’nın en büyük destekçisi haline gelebilir.

      İlerleyen dönemde Avrupa Merkez Bankası ile destek bulma ihtimalimiz yüksek olsa da siyasi sorunların halledilmesi uzun sürerse pozitif seyir görmemiz pek mümkün olmayacaktır. Aralık ayı başında parasal genişlemenin artırılması ve de faizlerin düşürülmesi konusunda ECB’den adım bekleyen piyasalar destek bulabilir. Hemen ardından ise FED’in yüksek ihtimal ile gerçekleştireceği faiz artırımı adımı gelişmekte olan ülkeleri yavaşlatacak önem önemli etken olacaktır. Böyle bir süreçte siyasi arenada yaşanan sorun Türkiye’nin risklerini maksimumum seviyeye çıkardı. Sorun ne kadar çabuk çözülürse endeks tarafında da kayıpların telafisi o kadar kolay olur. Aksi taktirde 72 bin seviyelerinde kalıcı seyir uzunca bir süre devam edebilir. 

       

      Yazının Devamını Oku

      FED faiz artırımı ve sonrası

      18 Kasım 2015
      Piyasalar çözülme aşamasında. Fed faiz artırımı yaklaştıkça yeni gündem belirlenmeye başlandı. İlk faiz artırımının ardından sıkılaşmanın ne kadar hızlı olacağına dair tartışma başladı bile. FED enflasyon görünümünde düzelme olmasından umutlu. TÜFE verilerinde yükseliş kaydedilse de çekirdek enflasyon halen 1.9 ile 2 seviyesinin altında kalmaya devam ediyor. Verilerin toparlanması faiz adımlarını da belirleyecek en önemli unsur.

      FED son toplantı tutanaklarını bugün açıklayacak. Özellikle geçen ay takındığı şahin tutum bir süredir devam ediyor. Dolarda 100 seviyesine yakın seyir devam ederken FED bu durumdan az da olsa rahatsız olabilir. aralık ayına yaklaştıkça da şahin tutum yerini güvercine yakın söylemler geliştirilmesine sebep olabilir. İlerleyen günlerde özellikle Fed üyelerinden oy hakkına sahip olanların yapacağı açıklamalar oldukça önemli. Üyeler büyük ölçüde verilere dikkat çekip bağlılığın devam ettiğini vurgulayacaktır. Ayrıca sözlü yönlendirme bundan sonraki süreçte daha çok faiz adımlarının hangi sıklıkla atılacağına yönelik olma ihtimali yüksek görünüyor. Piyasalar şimdide Aralık ayında olası bir faiz artırımını fiyatlamış durumda. Büyük ölçüde fiyatların içerisinde yer alan ilk faiz artırımı yine de ilk gece önemli şekilde fiyatlanacaktır. Ancak ilk gece de önemli olan FED ’in nasıl bir sözlü yönlendirme yapacağı. Şimdiden bu hazırlığı görür gibiyiz. İlk faiz artırımı Aralık ayında gelirse 2016 yılında piyasaları bekleyen en önemli sözlü yönlendirme faizlerin ilk artırımın ardından uzunca süre aynı seviyede kalacağı yönünde bir söylem olabilir. 

      FED özellikle küresel ekonominin içinde bulunduğu ortamı dikkat alarak hızlı adımlar atmaktan çekinecektir. Ancak bu durum doları güvenli yapmaktan alıkoyamaz. Çünkü küresel ekonomide önemli dalgalanmalar var. Avrupa enflasyonu canlandırmak için uğraşırken Çin büyüme kaygılarının artmasıyla her geçen gün zayıflamaya devam ediyor. Çin Merkez Bankası bu konuda yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışırken bir yandan da endişelerin artmasına sebep oluyor. Büyümenin yüzde 7’nin altına gelmesi ve Çin’de yeni tedbirlerin tartışılması aslında beklenenden daha büyük bir Çin krizinin kapıda olduğunu düşünmemize sebep oluyor. Avrupa’da ise Euro’dan kaçışı hızlandırıyor doğal olarak. Enflasyonda yükselişin ucundan dönülmesinde Euro’nun güçlü kalmasını sebep gösteren Draghi ilerleyen dönem için de işaret verdi. Euro’nun güçsüz kalması için uzunca süre uğraşacaklarını dile getirdi aslında. 2016 yılında bitmesi planlanan parasal genişleme uzunca bir süre devam edebilir. Aralık ayında duyurulması muhtemel ek parasal genişlemede 60 milyar Euro olan aylık alım programı 3 Aralık toplantısında daha da yükseltilebilir ve zaman kısıtlaması ortadan kaldırılabilir. Her türlü tedbiri almaya hazır olan ECB, FED ile aynı duruma düşüp üst üste parasal genişleme ile rekor seviyelere ulaşabilir. ABD’de krizinde de her türlü önlem alınmıştır. Aynı şekilde Avrupa’da her türlü önemi almaya devam ediyor. Ancak bozulma bir kez başladığı zaman önüne geçmek oldukça zor oluyor. Bu ortamda doların güvenli liman olarak kalması ve ABD ekonomisinin pozitif olarak ayrışması muhtemel görünüyor.
       
      Böyle bir ortamda FED ‘in hızlı adımlarla hareket etmesi pek olası değil. Ancak piyasayı boş bırakması da bozulmanın ABD’ye sıçramasına sebep olacaktır. İlk sözlü yönlendirmemizi faiz artırıldığında alacağız. Bu yüzden dikkatli olmakta fayda var. İlk adımın hazmedilmesiyle FED ‘in gelecek aylara ilişkin söylemleri daha da önemli olacaktır. Ancak her ne olursa olsun ilk adım çok önemli. O kapının aralanması fiyatların muazzam derecede oynaklık göstermesini sağlayacak.

      Yazının Devamını Oku