En Çok Arananlar
Yellen sonrasında ABD 10 yıllık faizleri gerilerken, ABD Dolarındaki gevşek seyirde devam etti. ABD faizlerindeki gerileme GOÜ para birimleri üzerinde oluşan baskının kalkmasını da sağladı. Bunun sonucunda TL, diğer para birimleri ile birlikte dolara karşı güçlendi.
Dolar kuru 3.54 seviyesinin altına geriledi ve BIST endeksi yükselişini koruyarak haftayı 105175 ile yeni bir rekor seviyede kapadı. Global piyasalardaki olumlu havanın devam edeceği görülüyor. Bu durum Borsa Endeksindeki yükselişin devam etme şansını yükseltiyor. Dolar tarafında baskının olmaması da küresel borsalardaki rallileri destekliyor. Elbette ABD S&P endeksindeki seyirleri yakından izleyeceğiz.
BORSA ENDEKSİNDE 3 SENT SEVİYESİ KRİTİK DİRENÇ
Borsa endeksinde 3 sent seviyesi olan 106000-107000 seviyeleri dolar bazında önemli bir direnç. Bu seviye geçilir ve endeks bu seviye üzerine yerleşirse 3.2 sent seviyesi (yaklaşık 113000 seviyeleri ) yeni hedef olacaktır. Buna karşın endeksin 3 sent direncinde satışla karşılaşması durumunda 103000 endeks seviyesi izlenebilir. Bu seviyeye kadar satışlar normal olabilir ancak bu seviyenin de altında kar satışları derinleşebilir. O noktada dikkat etmekte bir miktar pozisyon azaltmakta fayda var.
DOLAR DA ZAYIF SEYİR DEVAM EDİYOR
Dolar kurunda ise zayıf görünüm var. 3.50 seviyelerine doğru gevşemeler teknik olarak görebiliriz. Yukarı yönlü tepkiler halen zayıf ve sınırlı. Dolar kurunda 3.65 seviyesinin üzerine yerleşmedikçe orta vadeli bir yükseliş beklemiyoruz.
İçeriye bakıldığında piyasa üzerinde olumsuzluk yaratacak bir etken görünmüyor. Dolar kurunun ve gösterge faizin mevcut seviyelerini ekstradan yeni bozulmalar olmadıkça borsa piyasası artık normal olarak algılıyor. Hazine’nin bu hafta Çarşamba günü 8.4 milyar TL gibi yüklü bir itfası bulunuyor. Bunun için bu hafta ihalelere çıkacak. Hazine’nin borçlanma programına göre borç çevirme oranının temmuz ayında %135 seviyelerinde olması bekleniyor. Başka deyişle faizlerde önemli bir gevşeme beklemeyebiliriz. İçeride ayrıca Cuma günü Fitch’in gözden geçirmesi bekleniyor ve görünümü Durağandan Pozitif’e yükseltmesini bekliyorum.
Diğer yandan 6 aylık bilanço beklentileri büyük hisselerde satın alınmaya başladı bile. Bankacılık, demir çelik, petrokimya, havacılık, otomotiv, dayanıklı tüketim gibi sektörler başta olmak üzere hisse bazlı hareketlilikler artıyor. Beklentisi yüksek şirketler genelde endeks yoğun şirketlerde bulunuyor ve bu durum Borsa’daki yükselişi destekliyor. Bu durumun önümüzdeki haftada devam etmesi beklenebilir. Başka deyişle borsa ve TL’de olumlu seyirler bu hafta içinde beklenebilir.
Beklentilerin üzerinde gelmesinde Altın ithalatının hızlanmasının etkisi olduğu söylenebilir. Mayıs ayı dış ticaret veriler zaten önceden açıklanmıştı bu nedenle beklentiler içerisinde bulunuyordu. TÜİK’in açıkladığı dış ticaret açığı mayıs ayında 7.307 milyon $ olarak açıklanmıştı. Merkez Bankası cari açık verisinde dış açığı 5.645 milyon $ olarak alıyor ve daha farklı hesaplıyor. Ancak Merkez’in verdiği dış ticaret açığı rakamları da şubat ayından bu yana artış eğiliminde.
Yıllık cari açık yükseliyor
Bu verilerle birlikte Yıllıklandırılmış cari açığımız 35.340 milyon $ düzeyine ulaştı. Geçen yıl mayıs ayında 29.255 milyon $ seviyesindeydi. Yıllık verilerde %20 artış var. Bu veri ile beraber uzun zamandır 32-33 milyar $ bandında olan cari açığımız bandın dışına çıkarak 35 milyar $ seviyelerine sıçramış oldu.
Ocak-Mayıs dönemi cari açığımız ise geçen yıl aynı döneme göre %19 yükselişle 16.849 milyon $ seviyesine ulaştı. Artıştaki bu %19-20 temposu korunursa 2017 yılını 38-39 milyar $ gibi bir cari açık ile kapatacağız görünüyor. Yılın geri kalanında geçen yılki rakamlarla aynı açıklar gelse bile 35.5 milyar $ cari açığımız olacak. Bu da GSYIH’nın %4.2 ile %4.6 ‘sı oranında 2017 yılında bir cari açığa işaret ediyor.
Sıcak paraya bağımlı finansman devam ediyor
Finansman tarafında ise güçlü portföy girişlerinin etkisi görülüyor. Marty ayında hızlanmaya başlayan portföy girişleri mayıs ayında 5.528 milyon $ olurken, 944 milyon $ doğrudan yatırımlardan giriş almışız. Diğer yatırımlar kaleminde 444 milyon $ çıkış oluşmuş. Bu üç kalem ile zaten 6.028 milyon $ döviz girişi olurken, cari açığın üzerinde bir finansman sağlamışız. Net hata noksan kaleminden gelen 1.660 milyon $ tutarı da eklediğimizde, finansman tarafında oluşan fazlalığı Merkez Bankası rezervlerine ekleyebilmişiz. Mayıs ayında Merkez Bankası rezervlerine 2.447 milyon $ ekleme yapabilmişiz.
Yılın ilk beş ayında Merkez’den 5.4 milyar $ rezerv kullandık
İlk beş aylık verilere bakarsak, 3.312 milyon $ doğrudan yatırım almışız. Doğrudan yatırımlarda geçen yıl aynı döneme göre önemli bir fark yok. En önemli fark portföy yatırımlarında görülüyor. Geçen yıl aynı dönemde 7.395 milyon $ portföy girişi olurken, bu yıl 13.204 milyon $ portföy girişi mevcut. Bir diğer fark ise diğer yatırımlar kaleminden geçen yıl 5.325 milyon $ döviz girişi sağlanırken, bu yıl ilk beş ayda 376 milyon $ gibi hafif bir çıkış görülüyor. Geçen yıl bankaların yurtdışında kredi kullanımları bu yıl azalmış görünüyor. Sonuç olarak bu yılın ilk beş ayında doğrudan yatırım, portföy yatırımı ve diğer yatırımlar kalemlerinden toplam 16.140 milyon $ döviz girişi sağlarken, 4.652 milyon $ net hata noksan kaleminden bir çıkış görülüyor. Oluşan finansman açığını ise Merkez Bankasından 5.368 milyon $ rezerv kullanarak kapatabilmişiz.
Geride bıraktığımız haftada Borsa İstanbul BIST 100 endeksi 100000 seviyesi üzerine yerleşme çabalarını sürdürdü. Endekste momentum kaybı hissedilmesine rağmen 98500 seviyelerindeki 22-günlük ortalamasının altına düşmemek için oldukça inatçı bir tutum sergiledi. Genel olarak global piyasalarda ılımlı seyirler sürüyor. Avrupa ve ABD endekslerinde yer yer satışlar görsekte bu satışlar kar satışının ötesini geçmiyor ve yeniden toparlanmalar gözlüyoruz. Mevcut durum devam ettiği sürece BIST endeksindeki iştahlı seyrin devam edeceğini düşünüyoruz. 99000 seviyelerindeki 22-günlük hareketli ortalamasının üzerinde kaldığı sürece endeks ibresini yukarı yönde tutmaya devam edecek görünüyor.
Dolar tarafında ise 3.50 seviyesinin altına gerilemekte zorluk yaşanıyor. Buna karşın USDTRY paritesindeki yükselişlerin ise 3.53-3.54 seviyelerinden öteye geçemediğini izliyoruz. EURUSD paritesindeki yükseliş, euro kaynaklı olduğu için içeride EURTRY paritesini etkiledi ve kur 4.00 seviyelerini zorladı. Ancak Dolar / TL paritesinde önemli bir etki görmedik.
BİLANÇO BEKLENTİLİ HİSSE BAZLI SEYİRLER BAŞLAYABİLİR
Borsa’da geçen hafta Tuprs, Eregl, Krdmd gibi sanayi şirketlerinde hareketlerin öne çıktığını izledik. Hareketlerin daha çok hisse bazında yoğunlaşması bilanço beklentilerinin yavaş yavaş borsa’da öne çıkabileceğini gösteriyor.
6 AYLIK BİLANÇOLARIN SON AÇIKLANMA TARİHİ BELLİ OLDU
Bu arada bilançoların son açıklanma tarihi konsolide olmayanlar için 9 Ağustos, konsolide olanlar için 21 Ağustos olarak açıklandı. Bu elbette son tarih. Bu tarihe kadar şirketler kar rakamlarını açıklayacaklar.
GEÇEN HAFTA BAŞKANLARIN SÜRPRİZİ ÖNE ÇIKTI
Geçen hafta AMB Başkanı Draghi’nin konuşmaları Euro’yu güçlendirirken, EURUSD paritesi sert yükselişle 1.1440 seviyelerine kadar yükseldi. Adeta bir Draghi sürprizi yaşandı. Açıklanan Euro bölgesi çekirdek enflasyon verileri de Draghi’yi destekler nitelikteydi.
Aynı gün Fed Başkanı Yellen’nın konuşmasının EURUSD’daki yükselişi fazla engellemediğini görmekteyiz. Petrol fiyatları ise geçen hafta gerilediği kritik destek noktalarından stokların azalacağı beklentisiyle tepki yükselişi içerisinde bulunuyor. Bu gelişmeler olurken ise içeride Dolar / TL paritesi ise 3.50 seviyesinin altını zorlamasının ardından yeniden 3.52 seviyesinin üzerine yükselmiş durumda. Ancak TL piyasalarının tatil olduğu günlerde USDTRY paritesindeki seyirlerin fazla gösterge alınmamasından fayda var. TL piyasaları tatilden çıkmasının ve Merkez Bankası ile Bankaların piyasalara girmesi ile birlikte USDTRY paritesinde gerçek fiyatlamaları göreceğiz.
BIST Endeksinin 100000 seviyesi üzerine yerleşmesi gerekli… Geçen hafta BIST 100 endeksinin 100000 direncinin üzerine yerleşmekte güçlük çektiğini izledik. Bir süredir endekste momentumun yavaşladığını fark ediliyor zaten. Ancak endeksin teknik olarak güçlenmesi için 100000 seviyesinin üzerine yerleşen bir endekse ihtiyacımız var. Bunun dışında aşağıda ise 98500 seviyelerinden geçen 22-günlük ortalama seviyesinden destek alıyoruz ve bu seviye üzerinde endeks tutunduğu sürece stratejik olarak yönümüzün yukarı olmaya devam ettiğini düşüneceğiz.
Petrol ve Euro’daki yükseliş risk iştahı için olumlu… Petrol fiyatlarının kritik seviyelerden tepki göstermesini ve EURUSD paritesinin yükselmesini hisse senedi piyasalarındaki risk iştahı bakımından olumlu buluyoruz. Bunun yanında küresel hisse senedi piyasalarındaki düşüşlerin sınırlı olup olmayacağı ise BIST endeksi için önemli olacak.
Yurtiçinde önemli veri yok… Haftanın geri kalanında yurtiçi piyasalarda Perşembe günü haziran ayı Ekonomik Güven Endeksi açıklanacak. Bir önceki ay açıklana veri 100.5 seviyesinde açıklanmıştı. Bu verinin Piyasa üzerinde fazla etki yaratması beklenmiyor.
Cuma günü ABD ve Euro Bölgesinde Önemli Veriler var… Yurtdışında ise Perşembe günü ABD 1.çeyrek büyüme verisi açıklanacak. Final veri olacak rakamda beklentiler %1.2 seviyesinde bulunuyor. Önceki hesaplama da %1.2 seviyesinde açıklanmıştı. Beklenenden farklı bir rakam olmadıkça piyasalarda sürpriz etki yaratması beklenmeyebilir. Aynı veride kişisel tüketim harcamaları verisi önemli olabilir. Ancak daha güncel mayıs ayı çekirdek kişisel tüketim verileri Cuma günü açıklanacak ve bu veri daha ön planda bulunuyor. Yine Cuma günü ABD kanadında Chicago PMI ve Michigan Tüketici Güveni verilerini alıyor olacağız.
Avrupa kanadında ise Perşembe günü Euro Bölgesi tüketici güveni beklenirken, Cuma günü ise Euro Bölgesi Haziran ayı TÜFE verileri gelecek. Mayıs ayında yıllık %1.3 olan TÜFE verisinin, %1.4 seviyesinde açıklanması bekleniyor. Çekirdek TÜFE’de ise beklentiler enflasyonun %0.9’dan %1 seviyesine yükselmesi yönünde. Yine Cuma günü ise İngiltere’de .çeyrek büyüme verilerini alıyor olacağız. İngiltere’de %2 büyüme bekleniyor.
Ertesi gün gelen TCMB toplantısında sürpriz gelmediğini hatırlatırız. Fed ile ilgili olarak tahvil azaltımı planının bu kadar net açıklanması ve bu yıl içerisinde başlanmasının açık bir şekilde ifade edilmesi piyasaların beklemediği bir duruştu denilebilir. Diğer yandan enflasyondaki yavaşlama Fed için fazla sorun olarak görülmüyor. Bu toplantı sonrasında ABD enflasyonundaki zayıf seyirlerin Fed’in planlarını etkilemeyeceği ortada denilebilir.
Fed Beklentileri Çok Net
Fed ile ilgili beklentiler nedir diye bakarsak bu oldukça net aslında. Yıl sonuna kadar bir faiz artırımı daha beklenirken, tahvil azaltmaya da yıl içinde başlanacak. Piyasada Fed’in eylül ayında tahvil azaltmaya başlayacağı beklentileri şimdiden yoğunlaşmaya başladı bile. Fed tahvil azaltmaya ayda 10 milyar $ ile başlayacak ve üç ayda bir bu rakamı aylık olarak 10 milyar $ daha artıracak. Bu rakam 50 milyar $ olana kadar devam edecek. Bunun anlamı şu, ilk bir yıl Fed 4.5 trilyon $ olan bilançosunu %6.6, iki yılın sonunda ise %20 küçültmüş olacak. Bu aslında piyasalardaki likidite bolluğu açısından olumlu bir haber değil.
Fed sonrası Dolar yine zayıf
Piyasaların tepkisi ilk iki gün dolar pozitif fiyatlama yapmasının ardından dolardaki güçlenme tekrar zayıfladı. Dolar içeride 3.54 seviyelerine kadar yükselmesinin ardından haftayı yeniden 3.51 seviyesinin altında kapadı. Döviz piyasalarında dolardaki zayıflık yeniden başlarken, hisse senedi piyasalarında BIST 100 endeksi kritik seviyede kapadı.
Borsa Endeksi Kritik Noktalarda. Tepki Gelmeli
Borsa İstanbul BIST 100 endeksi Cuma günü yıl başından bu yana izlediğimiz yükseliş kanalının altında bir kapanış yaparken, 98000 seviyesindeki 22-günlük ortalamasının hemen üzerinde haftayı tamamladı. Teknik olarak kritik bir yerde olan Borsa endeksi için önümüzdeki hafta oluşacak seyirde önemli olacak. ABD S&P endeksinin kapanışı bu hafta için umut verici denilebilir. Ancak hafta genelindeki seyirler önemli olacak. Endeks 98000 seviyesinin üzerinde tutunamaz ve daha aşağı seviyelere doğru düşüş gösterirse, satış baskısı artabilir ve teknik olarak altı aydır devam eden yükseliş trendi sonlanabilir. Buna karşın Borsa endeksinin yeniden tepki göstermesi ve kanalın içerisine girmesi durumunda endeksteki bu düşüşü ayı tuzağı olarak algılayacağız.
Global piyasalarda halen ılımlı seyirler devam ediyor
Ancak aynı seyri İngiliz Borsası FTSE için söylemek zor. Hisse senedi kanadı pozitif global seyre ayak uydurmaya devam ederek yükselişini sürdürdü. İngiltere kanadında dalgalı bir siyasi süreç izleyeceğe benziyoruz. Bu taraftaki gelişmelerin henüz global piyasalara etkisinden bahsetmek güç. Bu nedenle İngiltere konusunu bir miktar daha geri planda izleyeceğiz.
Geçen hafta Borsa BIST100 endeksi bir miktar yorgunluk gösterse de haftanın ikinci yarısında tekrar ivmelendi. 97000 seviyesinin üzerinde seyirlerin korunması Endeksin yükseliş trendini koruması bakımından önemli olmaya devam ediyor. Endeksteki yukarı trendi destekleyen faktörler hala güçlü. Global fon akımlarının sürüyor olması, bilanço beklentilerinin halen güçlü bir şekilde devam etmesi hisse senetlerine yönelik iştahı canlı tutuyor. Ayrıca döviz kurlarındaki stabil seyirde yabancı ilgisinin devam etmesi bakımından önemli. Genel strateji halen pozisyonların korunması yönünde. Borsada önemli bir yükseliş olduğunu düşünürsek, hisse senetleri arasında değişimler etkili olabilir. Diğer yandan Katar krizi’de yakından izlenecek. Hafta sonu ülkelerden gelen açıklamalar oldukça sert düzeyde oldu ve bu piyasaların tadını azda olsa kaçırabilir. Türkiye’nin de buna dahil olması ile birlikte global fon akışlarından daha az pay gelebilir.
Dolar kurunda da 3.50 seviyesinin üzerinde yatay ve hareketsiz seyirler devam edebilir. USDTRY kurunun 3.50’nin altına gerilemekte başarısız olduğunu buna karşılık 3.55 seviyesinin üzerine yükselişlerinde zayıf kaldığını görmekteyiz. Bunda hem gelişmekte olan ülkelere fon akışlarının devam ediyor olması hem de TCMB’nin sıkı duruşunun etkisi büyük.
1.çeyrek büyüme verisi geliyor… Önümüzdeki hafta yurtiçinde yoğun veri akışları bulunuyor. Pazartesi günü 1.çeyrek büyüme verisini alacağız. Beklentiler Türkiye’nin 207 yılı ilk çeyrek dönemde %4 gibi bir büyüme göstereceği yönünde bulunuyor. Hükümet kanadında ise %5 seviyesinde büyüme beklentisi var. 2017 yılı büyüme beklentileri ise %3.3-3.5 seviyelerinde yoğunlaşıyor. Büyüme verisinin alt kırılımları önemli olacak. İhracatın büyümeye pozitif katkısı olması bekleniyor. Diğer yandan tüketim tarafının hızı ve ivmesi ne olacak merakla bekliyorum.
Cari açık verisinde finansman kalemleri izlenecek… Pazartesi günü açıklanacak bir diğer veri ise nisan ayı cari işlemler açığı rakamı olacak. Bu veriye yönelik beklentiler 3 milyar 620 milyon $ seviyesinde yoğunlaşıyor. Nisan verisinde özellikle finansman kalitesi önemli olacak. Portföy girişlerinin yine devam etmesini bekliyorum. Ancak geçen ayki veride bankaların net ödemeleri nedeni ile finansman düşük kalmış yine MB’den döviz rezervi kullanmak zorunda kalmıştık.
Pazartesi günü gelecek bir diğer yurtiçi veri ise TCMB Beklenti anketi olacak. Enflasyon beklentilerindeki değişimler, özellikle Perşembe günkü faiz toplantısı öncesinde önemli olabilir.
Hazine’nin yüklü itfası bulunuyor… Yurtiçinin bir başka gündemi ise Çarşamba günü yüklü bir itfası olan Hazine Pazartesi ve Salı günleri ihaleler açacak. Hazine Pazartesi günü 14 aylık, 5 ve 6 yıllık tahvil ihaleleri düzenlerken, Salı günü ise 2, 7 ve 10 yıllık ihaleler düzenleyecek.
TCMB faizlere dokunmayacak gibi…
Gelen açıklamaların ardından endekste Perşembe günü satış baskısı oluştu. Ancak bu baskı tek günlük bir etkide kaldı ve endekste Cuma günü zayıf olsa da yeniden tepkiler geldi. BIST 100 endeksinde 97000 seviyesini aşağıda destek olarak izliyoruz ve bu seviyenin üzerinde seyirler devam ettiği sürece endekste yükseliş trendinin devam edeceğini bekliyoruz. Geçen hafta Endeksin 2.73 sent direncini zorladığını ancak bu seviye üzerine güçlü bir şekilde yerleşemediğini hatırlatmakta fayda var. Yaklaşık 97500-97700 bölgesinden geçen dolar bazlı direncin geçilmesi durumunda endekste 100000 psikolojik hedefi zorlanabilir ve hatta geçilebilir. Ancak buna karşın 2.73 sent direnci geçilmezse endekste bir süre sonra azalan momentum ile birlikte satışlar etkili olabilir.
Genel resimde ise endekste yükseliş trendi devam ediyor. Bununla birlikte küresel piyasalarda GOÜ piyasaları için ılımlı rüzgârda esmeye devam ediyor. Yerel kaynaklı olumsuzluklar olmadıkça küresel rüzgâr endeksi destekleyecektir.
Bu hafta içeride Çarşamba günü nisan ayı dış ticaret verisi açıklanırken, belki de içeride izlenecek en önemli gelişme AK Parti kabinesindeki olası revizyonlar olacak. Bugün 14:00 Ak Parti MKYK’sı yapılırken, bu hafta içerisinde hükümette olabilecek kabine değişikliği haftanın en önemli gündemi olacak.
Dışarıda ise haftanın ilk günü ABD piyasaları tatil olurken, sakin bir gün geçmesi bekleniyor. Cuma günü ise ABD Tarımdışı istihdam verisi haftanın en önemli verisi olarak öne çıkmakta. Ayrıca Salı günü açıklanacak ABD Kişisel Tüketim Harcamaları verisi de özellikle Fed’in yakından izlediği bir veri olması nedeni ile önemli olacak. Çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları indeksi (PCE) nisan ayında %1.6 yükselmişti. Mart ve şubat aylarında ise artış yıllık bazda %1.8 seviyesine hızlanmıştı. Geçen ay yavaşlama oluşan bu verideki seyir Fed için oldukça önemli. Bilindiği gibi Fed’in PCE hedeflerinde 2017 yılı beklentisi %1.8’den %1.9 seviyesine yukarı yönlü revize edilmişti. Şubat ve mart verileri %1.8 ile hedefe ciddi şekilde yakınsarken, nisan verisinde tekrar %1.6 seviyesine doğru hedeften uzaklaşıldı. Salı günkü açıklanacak veriye yönelik yıllık beklentiler %1.5 seviyesinde bulunurken, beklentilerin zayıf olması dikkat çekiyor. Bunun dışında Cuma günü açıklanan Tarımdışı istihdam verisine yönelik beklentiler ise 180K seviyesinde bulunuyor. Önceki veri 211K açıklanmıştı. Ortalama saatlik kazançlardaki artış ise geçen ay %2.5 olurken, bu veriye yönelik beklenti %2.70 seviyesine yükselebileceği yönünde bulunuyor.
ABD verileri bu hafta öne çıkarken, Fed’in geçen hafta yayınlanan tutanaklarında bu yıl 2 faiz artırımı daha yapacağı ve bilanço küçülmesinin teyit edildiğini de eklemekte fayda var. Fed ile ilgili gelişme beklentiler yönünde devam ediyor. Bu beklentilerin büyük oranda fiyatlara yansımış olduğunu düşünüyoruz. En azından 2 faiz artırımı kısmının yansıtılmış olduğunu söylemek mümkün.
Haftanın son iki gününde endekste kar satışlarının etkili olduğunu gözledik. Ancak bu satışlar ne kadar devam edecek tahmin etmek güç çünkü açıklanan üç aylık net kar rakamlarının ardından fiyatlarda yapılan yukarı revizyonlar endekste yükselme alanı yaratmış bulunuyor.
BIST 100 endeksi için 93300 seviyeleri hem 2013 yılı zirvesi olması açısından hem de 22- günlük ortalama seviyesi olması açısından önemli bir teknik seviye gibi duruyor. Bu seviyenin üzerinde seyirlerin korunması durumunda endeksin yukarı gitme eğiliminin devam edeceği düşünülebilir. Önümüzdeki günlerde hisse senetleri piyasalarında hisse değişimlerinin yoğun olması beklenebilir. Bilançosu zayıf gelen şirketlerden bilançosu güçlü gelen şirketlere yönelik alımları gözleyebiliriz.
Önümüzdeki hafta çok yoğun bir veri akışı trafiği bulunmuyor. İçeride haftanın ilk günü şubat ayı işsizlik verisini alıyor olacağız. İstihdam seferberliğinin işsizlik üzerindeki etkisinin mart ayı itibari ile görülmesini bekliyoruz. İşsizlik verisinin piyasa üzerinde fazla bir etki yaratması beklenmiyor. Diğer yandan yine Pazartesi günü TCMB beklenti anketi takip edilecek. Özellikle enflasyon konusundaki beklentilerin yönü takip edilecek. Türkiye piyasaları 19 Mayıs Cuma günü kapalı olacak.
İçeride en önemli gelişme Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Salı günü ABD Başkanı Trump ile yapacağı görüşme olacak. Görüşmeden çıkacak sonuçlar ve tonlamalar piyasaların yakından izlediği konular. Yapıcı ve iyimser mesajların verilmesini bekliyoruz.
ABD kanadında önemli veri akışına rastlanmazken, Avrupa kanadında ise Salı günü Euro bölgesi 1.çeyrek büyüme verisi ve Çarşamba günü ise Euro bölgesi Nisan ayı TÜFE verisi beklenecek. Euro bölgesinde önceki çeyrek büyüme hızı yüzde 0.5 olurken, beklentiler yine yüzde 0.5 büyüyeceği yönünde bulunuyor. Yıllık büyüme hızının ise yüzde 1.7 seviyesinde devam etmesi bekleniyor. Enflasyon verisinde ise aylık beklentiler yüzde 0.4 olurken, yıllık manşet enflasyonun yüzde 1.5’den yüzde 1.90 seviyesine yükselmesi bekleniyor. Ancak çekirdek enflasyonda yıllık bazda beklentiler 51.20 seviyesinde değişmeden devam edeceği yönünde bulunuyor.