En Çok Arananlar
ABD borsaları sert geri çekilmenin ardından beklenenden daha sert bir tepki sıçraması yapıyor üstelik bunu 10 yıllık tahvil faizleri yükselmeye devam ederken gerçekleştiriyor. Geçen hafta piyasalarda oluşan fiyatlamaların bir miktar garip ve sert olduğunu söyleyebiliriz.
ENDEKSTE 115 BİN ÖNEMLİ
BIST 100 endeksinde 115 bin seviyesinin üzerinde kaldığı sürece görünüm pozitif kalmaya devam edecek görünüyor. 115 bin seviyesinde 50 günlük otalama var ve endeks bu seviye üzerinde tutunuyor. Ancak genel anlamda momentumda bir zayıflama olduğunu belirtmek mümkün.
Bu arada bilançolar gelmeye devam ediyor. Bu durum hisse bazında hareketlilikler yaratmaya devam edebilir ve hisse değişimlerini beraberinde getirebilir. İçeride tahvil faizlerindeki gerileme Borsa için olumlu. Faizlerdeki düşüşün devam etmesi endeksi yukarı destekleyen önemli bir faktör olacaktır. TL’nin güçlü duruşu önemli bir moral kaynağı olabilir.
S&P TÜRKİYE KARARI İZLENECEK
Bu hafta perşembe günü şubat ayı güven endeksi ve kapasite kullanım oranları verilerini alacağız. Diğer yandan salı günü 6 yıllık tahvil ihalesi var. Uzun vadeli bir borçlanma olduğu için izlemekte fayda var. Talep yüksek gelirse piyasaların morali yükselebilir. Cuma günü ise kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye değerlendirmesini açıklaması bekleniyor. S&P’de notumuz yatırım yapılabilir seviyesinin iki kademe altında bulunurken, görünümümüz negatif. S&P önceki açıklamasında enflasyon görünümünde yumuşama olması durumunda görünümü durağana yükseltebileceğini belirtmişti. Ancak şimdilik böyle bir görüntü olduğunu söylemek zor.
Diğer yandan Afrin ve Suriye konusundaki gelişmelerin de yakından izlenmesinde fayda var. ABD ile geçen olumlu temaslar yurtiçi piyasalarda rahatlama yaratmış olsa bile, Suriye rejimi ile Türkiye arasında oluşabilecek Afrin gerginliği önemli olabilir.
FED TUTANAKLARI VE PMI VERİLERİ HAFTANIN VERİLERİ
Bankalarda gelen bilançoların hisselerde beklentileri sona erdirmesi de kar satışları için bahane olmuş görünüyor.
ABD PİYASALARI BOZUYORSA DÜNYA PİYASALARINI DA BOZAR
Ancak geçen haftayı sadece bununla ifade etmek yanlış olur. Güçlü gelen ABD tarımdışı istihdam verisi ABD 10 yıllık tahvil faizlerini yüzde 2.85 seviyesine fırlatırken, faizlerdeki aralıksız yükseliş ABD borsalarında satışlara neden oldu. Dow Jones Nisan 2016 tarihinden bu yana ilk kez günlük bazda 500 puanlık bir düşüş gösterdi. ABD piyasalarındaki satışlar dünya piyasalarına da yansıdı ve global satış dalgası izledik. Bundan Borsa BIST100 endeksi de nasibini almış görünüyor.
Geçen hafta Cuma günü açıklanan istihdam verisinde saatlik ücret artış hızının yüzde 2.5’den yüzde 2.9’a yükselmesi, 10 yıllık faizleri yükseltirken, enflasyon beklentilerini de canlandırdı. ABD basınında Fed’in beklentilerden daha fazla faiz artırımına gidebileceği yönünde yorumlar şimdiden başladı bile. Ancak ücretlerdeki artıştaki bu sıçrama önceki yılda oluşan baz etkisinden gelmiş olabilir. Bunu en iyi gelecek ay açıklanacak istihdam verisinde öğreneceğiz. O zamanda kadar zaten çok düşük seviyelere gerilemiş ABD Doları için ve çok yüksek noktalara gelmiş ABD borsaları için bir düzeltme fırsatı oluşmuş görünüyor.
Bu konuda gelecek hafta Fed üyelerinin yapacağı açıklamalar takip edilecek görünüyor. Enflasyon konusunda yapılacak güvercin açıklamalar devam ederse oluşan bu Dolar pozitif dalga hızını bir miktar kaybedebilir.
BORSA BIST100 ENDEKSİ
Borsa BIST100 endeksine bakarsak, oluşan satışların güzel bir direnç noktasından gelen kar satışları olduğunu düşünüyoruz. Açıkçası 115 bin seviyesi üzerinde endeks seyrini koruduğu sürece yükseliş trend içerisinde düzeltme sınırları içerisinde olduğumuzu düşünmeye devam edeceğiz. Ancak satışların hız kesmeyip 115 bin seviyesinin altına devam etmesi durumunda 112 bin 500 seviyelerindeki 50 günlük ortalamaya doğru düşüş devam edebilir ve böyle bir düzeltme can sıkıcı olabilir.
Sonuç olarak endeksteki satışların nerede dengeleneceği önemli olacak görünüyor. Satışların 115 bin seviyesi üzerinde dengelenmesi durumunda yeniden 120 bin direncini test etme ve geçme şansı devam edebilir.
Türkiye’yi suçlayan herhangi bir ülke yok. Rusya bölgedeki gelişmelerin ABD’nin dengesiz hareketleri yüzünden olduğunu ve Türkiye’yi çıldırttığını bildirirken, AB ülkelerinden şu ana kadar bir yorum gelmedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Fransa’nın çağrısıyla toplanırken itidal çağrısı yapıldı. Diğer yandan Fitch Türkiye değerlendirmesinde bir değişiklik yapmadı. Ancak Halkbank’ın negatif izlemeye aldığını bildirdi. Dolar kuru haftanın ilk açılışında yüksek başlarken, 3.81 seviyesine kadar geri çekildi. Dolar/TL paritesi cuma günkü kapanışının üzerinde elbette ancak bu seviyede bir temkin fiyatlaması olacağını bekliyorduk. Operasyonda ilerleyen süreçte olumsuz gelişmeler yaşanmazsa kur ve borsa endeksinde daha rahat seyirler görebiliriz.
Borsa BIST 100 endeksinde haftaya beklentilerin üzerinde 115 bin 639 seviyesinde sert bir açılış ile başladık. Bu seviye aynı zamanda haftanın da başlangıcı oldu. Önemli olan yüksek ve güçlü başlamak değil, haftanın sonuna kadar bu yüksek açılışı koruyabilmek ve üzerine ekleyebilmek.
Endeks için 114 bin 300 seviyesindeki 22 günlük ortalama önemli olabilir. Bu seviye üzerinde seyirler korunduğu sürece olumlu görünüm korunmaya devam edecek görünüyor. Operasyonda ilerleyen günlerde olumsuz gelişmeler olmazsa piyasa üzerindeki etkisi azalacaktır ve yukarı yönlü seyirler tekrar etkili olabilir. Bilanço beklentili döneme yavaş yavaş giriyoruz. Buna paralel hisse bazında hareketler etkili olabilir. Kısa vadeli yatırımcılar 114 bin 300 desteğine dikkat edebilirler.
Tepkilerde ise 117 bin 700-118 bin bölgesi direnç görevini görebiliriz. Operasyon süresince haber akışlarının dalgalı olma ihtimalini dikkate alırsak piyasada da kısa vadede dalgalanmalar olabilir. Bu nedenle kısa vadeli yatırımcılar için zorlu bir süreç görebiliriz. Uzun vadeli yatırımcıların ise şirketlerin finansal sonuçlarını beklemelerinde fayda var. Güçlü beklentili hisselerde olan yatırımcıların sakin bir şekilde bilanço sonuçlarının açıklanmasını beklemeleri doğru olacaktır. Ancak her zaman belirttiğimiz gibi uzun vadeli yatırımcıların ellerindeki şirketlerin güçlü ve beklentisi olan şirket olmasına dikkat etmesinde fayda var.
Bu hafta içeride pazartesi ve salı günleri Hazine’nin ihaleleri izlenecek. Perşembe günü ise TCMB PPK özeti ve reel sektör güven endeksi verilerini alacağız. Piyasa üzerinde etkili olması beklenmiyor.
Dışarıda ise ABD kanadında bütçe görüşmeleri izlenmeye devam edecek. Hafta sonu ABD hükümeti teknik olarak kapanmış görünüyor. Ancak geçici bütçe ile zaman kazanılırsa yine gündemden ertelenebilir. Çarşamba günü ABD tarafından PMI verileri izlenirken, Cuma günü ABD dördüncü çeyrek büyüme verisi ilk okuma tahmini alınacak.
Salı günü Japonya Merkez Bankası faiz kararı ve perşembe günü ise Avrupa Merkez Bankası faiz kararı bulunuyor. Her iki toplantıdan faiz değişikliği beklenmiyor. Ancak Avrupa Merkez Bankası’ndan euroyu destekleyici açıklamalar gelebilir.
Çin tarafından ABD tahvil alımlarını azaltabileceğine yönelik haberin ardından hem içeride hem de küresel piyasalarda dalgalanma yaşadık. Çin’in yalanlamasının ardından dalgalanmalar daha fazla hissedildi. İçeride kur bu dalgalanma esnasında 3.81 seviyesine yaklaşmasının ardından tekrar 3.74 seviyesine yaklaştı.
Sadece içeride değil, dışarıda Euro/dolar paritesi, Altın fiyatları da uzun zamandır yükselmediği seviyelere yükseldi. Dolar endeksi eurodaki güçlenme karşısında geri çekilirken, Euro/dolar 1.21 seviyesinin üzerine yükseldi. Ons Altın ise 1327 direncini kırarak 1338 seviyesinde haftayı tamamladı. Geçtiğimiz küresel piyasalarda alınan risklerin yönünde önemli bir değişiklik olduğu söylenebilir.
Euro’daki güçlenmede hem Avrupa Merkez Bankası tutanaklarının hem Almanya’da hükümet kurma konusunda gelen anlaşma haberinin etkili olduğunu görmekteyiz. Euro pozitif seyir ise Altın fiyatlarını olumlu etkiliyor. Bu durum gelişmekte olan ülke piyasaları içinde olumlu bir görüntü olabilir.
Petrol fiyatlarındaki güçlenme ise global ekonomiye yönelik güçlü beklentileri gösteriyor.
BORSA DA TEKNİK GÖRÜNÜM GÜÇ KAYBEDİYOR
Borsa endeksinde geçen hafta yaşanan düşüş kar satışları olarak algılanabilir. BIST 100 endeksi 118 bin seviyesini daha önceden denemiş ancak başarılı olamamıştı. İkinci denemesinde de başarılı olamayan endekste Çin kaynaklı haberlerin kar satışlarına bahane olduğu söylenebilir. Borsa endeksi şimdilik 22 günlük ortalamasından tepki gösterdi. Son olarak 113 bin seviyesinde olan ortalama önümüzdeki haftada destek görevi görmeye devam edecek görünüyor.
Endekste 115 bin seviyesi halen önemli bir seviye olmaya devam ediyor. Endeks geçen hafta tepki yükselişinde 115 bin seviyesinin üzerine yükseldi ancak bu seviye üzerinde kapanış yapamadı. Teknik göstergeler zayıflama olduğu ve momentumda azalma olduğu teknik olarak söylenebilir. Bu durum bize önümüzdeki hafta endeksin 113 bin seviyesindeki 22 günlük ortalamasını tekrar test edebileceğini söylüyor. Bu seviyenin altında ise 110 bin-110 bin 500 bölgesine doğru satışların şiddetinin artma riski var. Endeksin güçlenmesi için teknik olarak 115 bin seviyesinin üzerine yerleşmesine ihtiyaç var. Bu durumda ilerleyen günlerde daha üst seviyelere tırmanmalar görebiliriz.
Genel olarak ılımlı havanın devam ettiği söylenebilir. Ancak ılımlı havalarda bile zaman zaman realizasyonların yaşanması normaldir.
Önemli olan siz nasıl bir yatırımcısınız? Kısa vadeli dalgalanmalardan alım satım yaparak mı faydalanmaya çalışıyorsunuz, yoksa orta ve uzun vadeli planlar ve beklentilere göre mi hareket ediyorsunuz.
Kısa vadeli yatırımcı iseniz işiniz zor. Piyasalarda kısa vadede oluşan her türlü haber akışı sizin için yeni bir fırsat olurken aynı zamanda büyük risklerde barındırıyor demektir. Uzun vadeli yatırımcı iseniz o da zor. Piyasalarda yaşanan kötü dalgalanmalar portföyünüzde de dalgalanmalar yaratır. Bu tip kötü piyasalar hedefinize ulaşmanızı geciktirir.
Ama uzun vadeli yatırımcı doğru şirketlerde doğru pozisyonlar aldıysa mükâfatını her zaman alır. Uzun vadeli yatırımcı için en zor olan sabır ve inançla beklemektir. Bence bu lafı ciddiye alın. Çünkü her gün hisse senedinizin fiyatı kötü piyasa nedeni ile düşerken sinirlenmeden sakin kalarak beklemek oldukça zordur. Bunu başaran uzun vadeli yatırımcılar kötü günler atlattıktan sonra iyi piyasa geldiği zaman porftöyü hızla toparlanır. Çünkü iyi temeli sağlam şirketler almıştır. Kötü şirkette uzun vadeli yatırım olmaz zaten. Kötü bir şirkette beklemek umutsuzca zamanı tüketmekten başka bir şey değildir. Bu nedenle uzun vadeli yatırım kavramı ile anılması gereken şirketler temeli sağlam, her yıl büyüyen, lider veya sektöründe önemli oyuncu olan şirketler olmalıdır.
Kısa vadeli yatırımcı ise bu dalgalanmalardan çok büyük zararlar ile de çıkabilir, iyi karlar elde ederek de çıkabilir. Ancak bildiğim bir nokta var ki kısa vadeli yatırımcılar piyasada oluşan büyük trendlerden faydalanamaz. Trene erken binerler ama erken inerler. Büyük yükselişin küçük bir kısmından faydalanırlar ve büyük resmi göremezler.
Borsada yaşanan düşüş aslında uzun vadeli yatırımcılar için güzel fırsatlar veriyor. Güçlü bilançoya, iyi büyümeye sahip pek çok şirket bu satışlarla birlikte cazip fiyatlardan alım fırsatı verecek görünüyor. Borsada bilançolar halen güçlü ve son çeyrek bilanço beklentileri son satışlarla fiyatı düşen iyi şirket hisselerinde iyi bir tepki fırsatı verebilir.
Aslında böyle düşüşler yatırımcıların ellerindeki zayıf hisseleri daha iyi hisseler ile değiştirmesi için bir fırsat yaratmakta. Diğer yandan eğer uzun vadeli yatırımcı iseniz bu düşüşlerde fazla canınızı sıkmaya gerek yok. Eğer sahip olduğunuz şirket temeli sağlam, büyüyen ve sektöründe önemli bir oyuncu ise fazla endişeye gerek kalmayabilir. Bu piyasalarda pek çok kötü dönem yaşandı ve uzun vadeli düşünen yatırımcılar hepsinden karlı çıktılar. Ancak kısa vade düşünenler ve bu düşüşlerde panik havasına girenler maalesef kaybettiler.
Şöyle düşünün, Türkiye her yıl ortalama %5-6 civarında bir büyüme gösteriyor. Her yıl büyüyen ekonomide güçlü şirketlerde bu büyümeden olumlu etkileniyorlar. Bu nedenle uzun vadeye bakıldığında şirketlerin karlılığı, satışları ve özkaynakları sürekli büyüyen bir trend içerisinde bulunuyor. Böyle bir ortamda uzun vadede bu şirketlerin hisse senedi fiyatları da sürekli yükselen bir trend içinde oluyor. İsterseniz büyük ve başarılı şirketlerin son on yıllık grafiğine bir bakın. Sürekli yükselen bir eğri göreceksiniz. Ayrıca geçmişte yaşanan sert düşüşler ve krizler çok aşağıda kalmış seviyeler olarak geride bırakılmış durumda. Aslında Türkiye gibi sürekli büyüyen piyasalar uzun vadeli yatırımcılar için büyük fırsatlar sunan çok cazibeli bir ülke.
TL varlıklardaki negatif ayrışma özellikle hisse senedi piyasalarında net bir şekilde görülürken, TL üzerinde de kısmen görüldü. TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı Cuma gününe göre %1.7 seviyelerine yükselirken, diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinde de değer kayıpları görüldü ancak en fazla değer yitiren TL oldu. Ancak hisse senedi piyasalarında diğer gelişmekte olan ülke endekslerinde olumlu seyirler sürmesine rağmen BIST 100 endeksinde ciddi satışlar gördük.
Genel fotoğrafı unutmamak lazım. Borsa endeksi yılbaşında başlattığı dik açılı yükselişini Ağustos ayının ilk haftasında sonlandırmış ve bu tarihten bugüne 105000-110000 arasında yatay bir dalgalanma sürecine girmişti. Başka deyişle endeksin bir şekilde 105000 seviyesine yakınsaması bu bakış açısında beklenen bir gelişmeydi. Ancak bunun iki gün gibi kısa bir zaman içerisinde olması yatırımcıları huzursuz etmiş olabilir.
Yine büyük resimde Borsa endeksinin yılbaşından bu yana diğer gelişen ülke endekslerine kıyasla ciddi şekilde pozitif ayrıştığını unutmamakta fayda var. BIST endeksi performansı yıl içinde %43 seviyelerine ulaşırken, bize en yakın performans %27 yükseliş ile Brezilya borsasında yaşandı. Arada ciddi bir performans farkı oluştu. Doğal olarak bu şiddette ayrışmanın zaman zaman düzeltmeleri olabilir. Mesela Rus borsası halen yılbaşından bugüne %3.5 gibi bir düşüş yaşarken, diğer borsalara göre ucuz kaldığı söylenebilir. Aynı şey Ruble içinde geçerli. Buna göre zaman zaman yabancı fonlardan Türkiye sat, Rusya al şeklinde bir strateji gelmesi de normal olabilir. Son günlerdeki satışlarda yabancı fon satışlarının da olduğunu düşünüyorum açıkçası.
Ancak bu rüzgârın uzun soluklu olmasını beklemiyorum. BIST şirketlerinde çok güçlü bilançolar var ve bu bilanço beklentileri ile hızlı düşüş oluşmasını öngörmüyorum. 105000 seviyesi kritik bir nokta olurken, bu seviyenin altına gelmesi durumda 102000 bölgesine doğru satışlar sürebilir ancak bu noktalardan sert tepki alımları gelebilir. Dolar kurunda ise mevcut durumda 3.52 seviyesini geçmediği sürece zayıf seyir sürebilir.
Geçen hafta açıklanan ABD istihdam verileri hem beklenenden kötü gelirken hem de enflasyon baskısının halen oluşmamış olması ABD dolarındaki zayıf seyri değiştirmedi. Piyasalarda bu haftaya sarkan en belirgin gelişme Kuzey Kore’nin hafta sonu gerçekleştirdiği hidrojen bombası denemesinin ardından yankı bulan uluslar arası kınama mesajları ve güvenli liman algısıyla güçlenen Ons Altın, Yen ve İsviçre Frangı olarak gözleniyor.
Kuzey Kore gelişmesi önemli bir gelişme olmakla birlikte piyasalardaki fiyatlamalar şimdilik Altın, yen ve frank’ın ötesine geçmiş görünmüyor. Avrupa borsa ‘larında %0.30 gibi sınırlı düşüşler dışında önemli bir gelişme görülmüyor. Elbette mesajlar takip edilirken, ABD, Rusya ve Çin cephesinden gelecek somut adımlar tabloyu birden tersine çevirebilir.
Yeni haftaya son bir yılın en yüksek seviyesine ulaşmış Ons Altın fiyatları ve hafif satış baskısı görülen Avrupa borsaları ile başlıyoruz. GOP para birimlerinde önemli değişimler yok. USDTRY paritesi ise 3.43 seviyelerinde yatay dalgalanıyor.
BIST 100 endeksinde 110300 seviyesi üzerine yerleşme çabaları devam edecek görünüyor. Endeksin 110300 seviyesi üzerinde inatçı kapanışlar yapmaya başlaması yukarı yönlü yeni bir yükselişin habercisi olabilir. Ilımlı rüzgâr halen borsa ‘dan yana esmeyi sürdürüyor. İyi gelen bilançolar nedeni ile endekste içeriden kaynaklı sert bir düşüş beklemiyorum. Global taraftan sürprizler olmadıkça endekste 115000 seviyesi hedef olmaya devam edecek görünüyor. Kısa vadede 108500, daha orta vadede 105800 seviyesi borsa da stop loss olarak izlenebilir.
Dolar / TL kurunda ise TCMB’nin ortalama fonlama maliyeti %12 seviyesine yakın kaldığı sürece ve ABD Doları küresel piyasalarda zayıf olduğu sürece 3.43 seviyeleri etrafındaki zayıf seyir devam edecek görünüyor. Dolar krunda 3.4550 seviyesi altında seyir sürdüğü sürece 3.38-3.40 seviyelerine gerileme potansiyeli devam edecek görünüyor. Dolar içeride 3.50 seviyesi üzerine yerleşmedikçe yükselişler sınırlı kalabilir. Bununla ilgili olarak bugün açıklanacak 'Ağustos Enflasyonu' önemli olabilir. Beklentiler zaten yıllık enflasyonun tekrar %10 seviyesinin üzerine çıkacağı yönünde. Bunda baz etkisinin büyük önemi var. Beklentilerin çok altında sürpriz olabilecek düşük bir enflasyon dolar kurunda aşağı seyri hızlandırabileceği gibi, beklentilerin çok üzerinde gelecek olumsuz bir veride dolar kurunda yukarı doğru agresif bir harekete neden olabilir. Beklentiler yönünde olacak bir verinin ise fazla bir etkisi olmayabilir.
Bugünkü enflasyon verisinin dışında bu hafta Cuma günü 'Temmuz Ayı Sanayi Verisi’ni izleyeceğiz. 3. Çeyrek Büyümesi hakkında fikir verebilir.
Dışarıda ise hem Avrupa hem ABD tarafında bolca PMI verileri izlenecek. Salı günü yoğunlukta olacağı söylenebilir. Aynı gün ABD fabrika siparişleri ve Fed üyesi Kashkari’nin konuşması ABD tarafında izlenecek. Hafta boyunca Fed üyelerinin konuşmaları izlenebilir. Ayrıca Fed’in Bej kitap raporu ekonomik gelişmeler hakkında yeni bilgiler verecek.
Perşembe günü ise ECB faiz kararı ve Draghi’nin konuşması Euro üzerinde önemli olabilir. Tahvil alımları konusunda vereceği mesajlar EURUSD paritesi için etkili olabilir. EURUSD paritesinde 1.19 seviyesi üzerine yerleşme çabaları sürerken, Draghi’den şahin mesajların gelmesi pariteyi yukarı itebilir. Ancak aynı şekilde güçlü euro’dan şikâyetçi olan bir tavır
Cari işlemler açığı Haziran ayında 3.763 milyon dolar seviyesinde beklentilerin altında açıklandı. Geçen yıl haziran ayının 1.201 milyon dolar altında gerçekleşti. Dış ticaret açığındaki azalma ve turizm seyahat gelirlerindeki artış bunda etkili olmuş görünüyor.
Yıllık cari açığımız 34.340mn $ düzeyinde oluştu. Bir önceki aya göre yıllık cari açıkta 1.201mn $ azalma var. İhracatın artması ve EURUSD paritesindeki yüksek seyirler olumlu etkiler göstermeye başlamış görünüyor. Bir önceki yıla göre Turizmin katkısının artması da etkili. Altın ithalatı negatif etkiye devam. Yıllık Altın ithalatımız haziran ayında 5 milyar $’a ulaştı. Geçen aya göre 1621 mn $ artış var.
Yılın ilk altı aylık Ocak-Haziran döneminde ise 20.773 mn $ cari açığımız oluştu. Geçen yıl aynı dönemde 19.039 mn $ seviyesindeydik. Bir miktar artış var.
Sıcak para ile finansman tam gaz devam… Finansman tarafında yine portföy yatırımları başka ifadeyle nam-ı diğer sıcak para girişleri etkili olmaya devam ediyor. Haziran ayında oluşan 3.763mn $ cari açık, 4.206 mn $ portföy yatırımı ve 2.051 mn $ diğer yatırımlar ile finanse edilmiş görünüyor. Diğer yatırımlarda yurtdışı bankalardan gelen mevduat ağırlıkta. Doğrudan yatırımlardan ise 515 mn $’lık çıkış var. Bunların hepsi ile 5.742 mn $’lık finansman sağlanmış. Net hata noksan kaleminden gelen 987mn $ ‘ı da kattığımızda 6.729mn $ döviz girişi sağlanmış. 3.763mn $’lık cari açığı kapattıktan sonra artan 2968 mn $ ‘ı da TCMB rezervlerine koymuşuz. Finansmandaki güçlü girişler sayesinde TCMB rezervlerine son iki ayda 5.415mn $ rezerv ekleyebildik.
Yılın ilk yarısında rezervlerden kullandık… Bu yılın ilk altı ayında ise 20.773mnn $ seviyesinde oluşan cari açık, 3204 mn $ doğrudan yatırım, 17.410 mn $ portföy yatırımı ve 2.235 mn $ diğer yatırımlar ile finanse edilmiş. Buradan toplam 22.849 mn $ döviz girişi olmuş. Net hata noksandan oluşan 4.474mn $ döviz çıkışı sonucunda nette döviz girişi 18.375 mn $ seviyesine gerilemiş. Cari açığın finansmanından sonra oluşan fark olan 2.398 mn $’lık açık ise TCMB rezervlerinden karşılanmış.
Başka deyişle son iki aydır TCMB rezervlerine katkı yapılıyor ancak yılın ilk yarısında TCMB rezervleri kullanılıyor. Temmuz ayında da rezervlere katkı gelecek görünüyor. Ağustos ayı ise karışık geçiyor.
Temmuz verisi haziran gibi rahat gelebilir, riskten kaçış sürerse ağustos bozulabilir… Cari veride 2017 yılı için 38 mn $ beklentileri devam ediyor. Portföy girişleri ile finansman sağlanması çok sağlıklı değil. Küresel rüzgâr tersine döndüğünde finansman tarafında sıkıntılar başlayabilir ve rezervleri kullanmak zorunda kalabiliriz. Temmuz verisinin de rahat bir veri olması beklenebilir. Ağustos ayına şimdilik iyi başlamadık. Riskten kaçış rüzgârları devam ederse ağustos ayı finansman tarafı bozulabilir.
Forex piyasalarında TL üzerinde fazla etkili bir veri olmayabilir. Çünkü haziran verisi 2 ay geriden geliyor ve portföy girişlerinin etkilerini zaten yaşadık. Bu nedenle USDTRY ve EURTRY kurlarında bu veri kaynaklı sert bir hareket oluşmadı ve beklenmiyor.