En Çok Arananlar
Seçime hazırlık süreci boyunca piyasaları söylemleri ile korkutan Trump, sanılanın aksine gerçekleştirdiği balkon konuşmasında son derece ılımlı bir tavır sergiledi. Bu tavır ile piyasalarda yeni bir dolar ve endeks rallisi başlangıcı yapıldı. Fakat her ne kadar Trump ilk konuşmasında birlik çağrısında bulunsa da seçim öncesi dönemlere ait açıklamalarını inceleyecek olursak önümüzdeki dönemlerde bizi nelerin beklediğini anlayabiliriz.
Trump seçim öncesinde Çin’in dünya ticaret örgütüne katılmasının ardından, ABD’nin 70 bin firmasını yitirdiğini ifade etmişti. Ucuz işgücü sağlayan ülkelerin ABD sınırları içerisindeki etkinliğini azaltmayı planlayan Trump, kaybedilen işgücü ve sektörleri yeniden kendi vatandaşlarına kazandırmak istiyor. Gümrük vergilerindeki ayarlama ile Çin sermayesinin ülkeye girişini zorlaştırmayı hedefleyen Trump’ın yapacağı bu değişim, arkası kesilmeyecek karşılıklı hamleleri de beraberinde getirebilir. Özellikle otomotiv sektöründe kendini göstermeye başlayacak olan değişimler dolaylı olarak tüm dünya ekonomilerini etkileyebilir.
Trump’ın seçim vaatleri arasında alt yapı yatırımlarını hızlandırması da vardı. Kamu harcamalarını artırarak ekonomiyi canlandırmayı da hedefleyen Trump balkon konuşmasında da bu konuya değindi. Şehirleri yeniden inşa edip yolları ve okulları onaracaklarını dile getiren yeni başkan atılan bu adımların, ekonomiye ek istihdam alanları olarak geri döneceğini düşünüyor. Yapılan kamu harcamalarından dolayı oluşan bütçe açığının ise yaratılan yeni iş sahalarından kazanılacak gelirler ile kapatılacağını öngörüyor.
Teoride mümkün gözüken bu senaryoda oluşabilecek pürüzler ABD ekonomisini derinden etkileyebilir. Ayrıca Trump’ın vergi indirimlerine de sıcak baktığını biliyoruz. Olası vergi indirimleri kamu gelirlerinin azalmasına neden olacak. Bütçe açığının da bu gelişme ile artış göstermesi söz konusu olabilir. Yapılması planlanan tüm bu harcamaların birçok sektöre de katkı sağlayacağı son derece açık. Özellikle alt yapı çalışmaları ile ilgili olan sektörlerde iyileşme görülecektir. Hatta büyük hammadde talebiyle ile de emtia pazarında sağlıklı bir yükseliş hareketi görebiliriz.
Faize Trump etkisi
Piyasaların merak ettiği bir diğer konu Trump – Fed ilişkisinin nasıl şekilleneceği. Gerçekleştirilen ilk seçim debate’in de Fed politikalarını ağır bir şekilde eleştiren Trump, faiz oranlarını düşük tutularak endekslerde balon oluşumuna izin verildiğini ifade etmişti. Yellen’ın yönetiminden memnun olmayan yeni başkan, gelecek faiz artırımlarının hisselerde çöküşe neden olmasından endişe duyuyor. Böyle bir senaryonun gerçekleşmemesi için artan harcamalar ile firmalar desteklenip olası çöküşlerin önüne geçilebilir. Yeni yatırımların geleceği beklentisiyle de ABD endekslerinde yeni bir ralli başlangıcının yapılması olası gözüküyor.
Yeni harcamalar ve yatırımlar ile birlikte Fed’in başının dertte olduğu enflasyon konusu da çözüme kavuşacak. Son dönemlerde kıpırdanmanın yaşandığı verilerde devlet bütçesinin etkileri, yükseliş hareketini destekleyecektir. Yükselen enflasyon beklentileri ve yaratılacak yeni istihdam sahaları Fed’in ekonomik hedeflerine ulaşmasını daha da kolaylaştıracaktır. Tüm bu gelişmeler yeni yılda Fed’in faiz adımlarını hızlandırmasa bile yapılacak faiz artırım sürecini daha öngörülebilir bir görünüme kavuşturacağa benziyor. Uzunca süredir Trump felaketini konu edinen piyasalar şu anda başkanlık seçimleriyle bahar havası yaşıyor. Eğer Trump yeniden popülist söylemlerine dönmeyip, bütünleştirici üslubunu sürdürürse ABD ekonomisi için iyi sinyaller almaya devam edeceğiz.
İstihdam piyasalarında istediğini elde eden komite üyeleri enflasyondaki kıpırdanmadan da memnunlar. Zayıf geçen ilk iki çeyrek büyümesinin ardından takip edilen 3.çeyrek ilk okumasıyla birlikte de çizilen iyimser tablo perçinlenmiş oldu. ABD ekonomisi geçtiğimiz çeyreğe benzer bir şekilde, hane halkı harcamalarından destek bulmaya devam edeceğe benziyor.
Fed Başkanı Yellen’dan birçok kez verilere bağımlı şekilde hareket edileceğine dair açıklamalar takip etmiştik. Güncel veriler Fed’in faiz artışını gitmesine engel değil. Hatta birçoğu bu hamleyi destekler nitelikte. Global ekonomilerde de kısa vadede risk ortamı oluşturabilecek herhangi bir gelişme yok. Eylül ayı toplantı metninde de bu gelişmeye yakın vadeli risklerde azalmanın olduğuna dair bir söylemle atıfta bulunulmuştu. Fed’in önünde herhangi bir engel kalmaması vadelilerine de yansımış durumda. Aralık ayı ihtimalleri yıl içerisindeki zirvesine yakın seyretmeye devam ediyor. Kısacası hem komite üyeleri hem de piyasalar Aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımının geleceğine inanmış durumdalar. Dolar endeksindeki yükseliş hareketi de piyasadaki bu algıdan kaynaklanıyor.
1 Kasım’da başlayan FOMC toplantısı Çarşamba gecesi sonuçlanacak. Toplantıda herhangi bir aksiyon alınmasını beklemiyoruz. Fakat toplantı metninde bazı değişimler yaşanabilir. Eylül ayı toplantı metninde enflasyon beklentilerinin düşük kaldığına değinilmişti. Enflasyon beklentilerine dair kullanılan düşük sıfatının yerini toparlanmanın olduğuna dair herhangi bir kelime alabilir. Gelecek dönem enflasyon beklentilerine ışık tutan, 10 yıllık enflasyon beklentilerinde ( break even ) ise bu toparlanmanın görüldüğünü fark ediyoruz. Eylül ayı ile birlikte yükselişe enflasyon beklentileri son toplantı tarihi olan 21 Eylül’den bu güne kadar da yükseliş ivmesini korudu. Fed’in faiz oranı kararlarını ilerleyen dönemlerde oluşabilecek enflasyon ortamına göre aldığını göz önünde bulundurursak faiz artışı kararına enflasyon kaleminden de destek geldiğini görüyoruz.
Önümüzdeki dönemde Aralık ayı ihtimallerini rafa kaldıracak bir veri seti ile karşılaşmamız düşük bir ihtimal. Hali hazırda piyasa beklentilerini okumamızı sağlayan PMI verilerinde görünüm pozitif. Cuma günü açıklanacak olan istihdam raporunda da sürpriz bir tablo ile karşılaşmamız olası gözükmüyor. 2016 yılı boyunca güvercin bir tutum sergileyen üyelerin birçoğu da Aralık’ta gelecek bir faiz artışının ekonomiyi ödüllendirmek anlamına geleceğini düşünüyorlar. Özetle Aralık ayı Fed’in piyasalarla barışacağı ve kredibilitesini artıracağı bir toplantı olacak. Aralık ayı FOMC toplantısının ardından da piyasalar 2017 faiz artışı ihtimallerini fiyatlayacak. Şuanda 2017 yılı için iki faiz artışı öngörülüyor. Fakat bankanın 2016 yılına dört faiz artışı beklentisiyle girdiğini ve piyasaların şuanda gelmesi muhtemel tek faiz artışını tartıştığını hatırlatmalıyım.