Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Orkun Duruöz

      Orkun Duruöz

      FED faiz kararı sonrası açıklama ve fiyatlamalar

      16 Haziran 2017
      FED toplantısı ve faiz kararını içeren haftanın en önemli gününü geride bıraktık. Piyasanın da tahmin ettiği gibi sürpriz bir karar çıkmazken, FED 2017’nin 4. toplantısında 1 üyenin karşı oy vermesine rağmen 25 bps artırarak faiz aralığını 1 - 1,25%’a çekti.

      2017 yılı için sene başında 3 faiz artışı beklenirken böylelikle Mart ayından sonra 2. faiz artışı da gerçekleşmiş oldu. FED üyelerinin tahminlerini gösteren noktalarda ise 2017 medyan faiz oranı 1,37% ile bir önceki toplantıdaki gibi aynı seviyede kaldı. Bir sonraki basın toplantılı FED toplantısında(muhtemelen Eylül veya Aralık) 25 bps’lik faiz artırımı beklentisinde ise bozulma görülmedi. Üyelerin faiz tahmin noktalarındaki en yüksek beklenti seviyesinin 1,6250% olduğuna bakarsak aslında bu yıl için 2 faiz artırımı daha öngörülebilir. Fakat böyle bir senaryonun gerçekleşebilmesi için mevcut ekonomik durumun daha iyiye gitmesi koşulunu unutmamak gerekir. (2018 yılı için medyan faiz oranı ise 2,125% ile 3 faiz oranını işaret ediyor.)

      Yazılı açıklama metnine baktığımızda Mayıs dönemi için işgücü piyasasının kuvvetlendiği ve ekonomik aktivitenin orta ölçekte artış yaşadığını gördük. İstihdam artışında yavaşlama olmasına rağmen işgücü tarafının ABD’nin en sağlam tarafı olduğu yinelendi. Hane halkı harcamalarının son aylarda artış gösterdiği ve özel sektör sabit yatırımların da artışını sürdürdüğü belirtildi. FED’in 2008 krizi sonrası piyasayı rahatlatma adına başlattığı QE sürecinde 6 kat büyüterek $4,5 Trilyon’a ulaşan bilançosunu daraltma adımları olarak adlandırılan ‘Normalizasyon’ sürecine artık bu yıl başlayacağı açıklandı. Yol haritasının kademeli ve tahmin edilebilir olarak nitelendirilmesi ve akabinde detaylarının açıklanması ise piyasada şahin bir adım olarak algılandı.

      Bilançonun daraltılması için atılacak olan adımlar özetlendiğinde;

      •    Vadesi gelen varlıklar geri yatırılmamaya başlanacak. Ne zaman başlanacağı hakkında bilgi verilmezken tahminen en erken Temmuz veya Eylül gibi başlanması bekleniyor.
      •    İlk etapta $6 milyar Hazine tahvili ve $4 milyar Mortgage’a dayalı kıymetler olmak üzere $10 milyarlık bir tavan belirlendi.
      •    Her 3 aylık dönemde bu tavan sırasıyla $6 ve $4 milyar olmak üzere artırılacak. 
      •    Bu artış sırasıyla $30 ve $20 milyar tavanına ulaşana kadar devam edecek.

      Tablo 1’de yer alan FED üyelerinin ekonomik (medyan) beklentilerine baktığımızda 2017 büyüme beklentisi 2,1%’den 2,2%’ye artırılırken, enflasyon beklentisi 1.9%’dan 1.6%’ya indirildi. 2018 ve 2019 yılları için ise 2%’de sabit tutuldu. Enflasyon tarafına ayrı bir parantez açmak gerekir. Toplantı öncesi açıklanan ve FED ‘in yakın takibinde olan CPI-tüketici enflasyon verileri de zayıflamayı teyit ederken , yıllık olarak manşet enflasyonun 2,2%’den 1,9%’a, çekirdek enflasyonun ise 1,9%’dan 1,7%’ye gerilediğini izledik. FED’in asimetrik hedefi konumunda olan 2% seviyesinin altına gerileyen seviye için Başkan Yellen yaptığı basın toplantısında, enflasyonda son dönemde meydana gelen düşüşün tek seferlik fiyat indirimlerine bağlı olduğunu fakat gelecek dönemde işgücü piyasasının desteği ile 2%’lik enflasyon hedefinin yakalanmasını beklendiğini belirtti. İşgücü tarafında ise İşsizlik oranı beklentilerinde 2017 için 4,3% ve sonraki yıllarda 4,2% seviyesi öngörülmekte.

      Yazının Devamını Oku

      Katar krizi, İngiltere seçimi ve ECB faiz kararı

      7 Haziran 2017
      Avrupa Merkez Bankası-ECB’nin ve önümüzdeki hafta faiz kararını açıklayacak olan FED’in izleyeceği adımların tartışılmasını beklediğimiz bir hafta beklerken İngiltere’deki terör saldırısı ve Ortadoğu’da yaşanan diplomatik krizin gündemde olduğu bir haftaya girdik.

      İngiltere’de yaşanan terör saldırısı ile haftaya başlayan piyasalarda küresel risk iştahı gerilerken başlıca Avrupa endeksleri -1%’e yakın gerçekleşen değer kayıplarını telafi etmeye çalışıyor. Terör saldırısının yarın yapılacak olan ve Brexit sürecinin yönetilme aşaması açısından etkili olacak olan İngiltere genel seçimlerini ertelenmesine yol açacağı öngörüsü gerçekleşmezken piyasa volatilisinden yola çıkıldığında seçimin sonucunda muhafazakâr cephenin galip gelmesi bekleniyor.

      Haftaya 5 körfez ülkesine ilave Maldivler ve Libya’nın ülkemizle yakın ilişkilere sahip olan Katar’la olan diplomatik ilişkilerini teröre destek çıkma ve ülkelerin iç işlerine karışma gibi nedenlerle askıya aldığına dair açıklamalar ile başladık. Verilere göre dünyada 100’den fazla ülkede $335 milyar’lık yatırım ile söz sahibi olan Katarlıların Türkiye’deki yatırımlarının büyüklüğü yaklaşık $15 ile $18 milyar dolar civarında. Türkiye’nin Orta Doğu’da açtığı ilk askeri üssünün de bu ülkede olması ve Katarın yatırım yaptığı ülkeler sırlamasında 7. sırada olmamız ikili ilişkilerin boyutunu gösteriyor. Birçok ekonomik işbirliği anlaşması yapan iki ülke için bu karar kısa vadede sorun yaratmasa da uzun vadede Katar’a yöneltilecek olan ambargo ve ekonomik yatırımlar Türkiye’ye yapılan ve yapılması planlanan yatırımların devamlılığını sorgulatacaktır. 

      Enerji piyasalarına baktığımızda özellikle likit doğalgaz-LNG alanında söz sahibi olan Katar, 2016 yılında global arzın 30%’nu elinde bulundururken petrol tarafında bu kadar büyük bir oyuncu olmadığı görülüyor. Katar’ın OPEC verilerine göre Mayıs ayı günlük petrol üretim verisi 620 bin varil civarında. Şu an için Katar’ın OPEC’in petrol kesintisi kararını bozmadığını görüyoruz ama kararı bozmuş olsa bile maksimum kapasitesi olan 780 bin varil ile piyasayı sarsacak bir güce sahip değil. Petrol cephesinde bu gelişmeler çerçevesinde yüksek volatilite yaşanırken WTI ham petrol için $46,93 ve $44,95 önemli destekler olarak karşımıza çıkabilir.

      Karar’ın Katar endeksinde -10%’luk değer kaybı ile karşılık bulması kaçınılmaz olurken özellikle küresel yansımaları halen merak edilmeye devam ediyor. ABD doları haberle beraber anlık olarak yönünü yukarı çevirse de geniş bir para birimi yelpazesine olan dolar endeksi hareketini incelediğimizde hafta başında bu yana -0,15%’lık kayıpla fiyatlanmaya devam ettiğini görüyoruz. 20-50-100 ve 200 günlük hareketli ortalamalarının altında seyreden endeks için Bollinger alt bantı 95,85 için destek seviyesini işaret ediyor. Altın ise yaşanan bu jeopolitik ve siyasi bunalımdan nemalanmaya devam ederek kazanımlarını korumaya çalışıyor. 2016 Aralık’tan sonra gördüğü en yüksek seviyelere ulaşan kıymetli metal için $1305 yeni hedef olacaktır. Teknik olarak Bollinger üst bandında seyrini sürdüren altında RSI momentum 65 seviyesi ile aşırı alıma yaklaşıldığını gösteriyor.

      Bu haftanın belki beklenen en önemli ekonomik gelişmesi ise haftaya faiz artırması muhtemel olan FED toplantısı öncesinde Avrupa Merkez Bankası-ECB’nin yarın açıklanacak olan faiz kararı olacak. Piyasa faiz oranlarında şahin bir hareket ve sürpriz beklemezken tahvil alım programında önceden belirtilen 2017 Aralık tarihine kadar aylık 60 Milyar euro alımların devam etmesini bekliyor. Ayrıca ekonomik büyümeye yönelik risklerin azaldığını ima eden ‘dengeli’ tonda ifade de açıklamalarda kendine yer bulacaktır. Euro paritesinin yukarı seyri ise hem ECB hem de Almanlar tarafından yakından takip ediliyor. Kuvvetli euro’nun ekonomik toparlanmayı bozmasına ve enflasyonist baskının ötelenmesine yol açtığını biliyorlar. Bugün açıklanan Haziran ayı ECB taslağında da enerji fiyatlarının düşük seyri nedeniyle 2017, 2018 ve 2019 yılları için enflasyon beklentisinin 1,6%’lardan 1,5%’a düşürüldüğünü gördük. Büyüme tarafında tahminler 10 bps’lik artış dikkat çekerken, 2017 için 1.8% ve 2018 için 1.7% olurken 2019 için 1.6% ile aynı bırakılmış. 

       

      Yazının Devamını Oku

      Global gelişmeler, FED toplantı tutanakları ve OPEC

      25 Mayıs 2017
      Önümüzdeki günlerde karşımıza çıkacak politik ve ekonomik olaylar endekslerin gidişatına yön vermeye çalışacak.

      Geçen haftadan beri gündemde olan Başkan Trump’ın hassas bilgi paylaşımı ve görevden aldığı FBI direktöründen eski ulusal güvenlik danışmanı hakkındaki incelemeye son vermesi için talepte bulunma konusunun endeksleri dizginlemeye devam ederek risk iştahını olumsuz etkilemeye devam ettiğini görüyoruz. Başkan’ın görev süresi tartışılmaya başlanırken azledilmesi şu an için beklentiler ve olasılıklar dahilinde fiyatlara sert yansımasa da ABD endekslerini yeni zirvelerinden mahrum etti ve etmeye devam ediyor. ABD tarafında ayrıca Başkan Trump’ın oluşturduğu bütçe tasarısını Kongre’ye sunması ve ABD ekonomisi üzerine olası olumlu etkileri nedeniyle dolar’a ve majör endekslere destek çıkıyor. Bugün açıklanacak olan 3 Mayıs tarihli FED toplantı tutanakları sürpriz içermese de yine de merakla bekleniyor. Yeni bir olumsuz haber içermediğini düşünüyorum. Zira zaten şu an hali hazırda FED fund vadelilerine baktığımızda da faiz artırma olasılığı 95% ile 25 baz puanlık artışı işaret ediyor.

      Avrupa cephesinde İngiltere Manchester’da yaşanan terör saldırısı piyasada huzuru kaçırsa da Almanya şansölyesi Merkel’in önceki gün euro’nun değerinin düşük olma sebebinin özellikle ECB’nin genişletici para politikasına bağlaması ve Almanya’nın dış ticaret fazlasına katkı sağladığını belirtmesi ardından euronun majör para birimleri karşısında sert primlenmesine yol açtı. EUR/USD paritesinde yukarı momentumunu bozmadı ve RSI göstergesi 67 ile aşırı satım bölgesine yaklaştı. 1,1250 önemli bir direnç konumunda karşımızda. Tabi burada en kritik etken ECB’nin iyi gelen ve toparlama sinyali veren ekonomik veriler sonrası negatif faiz politikasını terk edip QE miktarında daha fazla azatlıma gidip gitmeyeceği olacak.

      Petrol tarafında ise Viyana’da yapılacak olan OPEC toplantısı öncesinde bugün ABD Enerji Bakanlığının açıkladığı haftalık stok verisinde ham petrol stokları için 2,08 milyon varil azalma beklentisine karşın 4,43 milyon varil azalma açıklandığı görüldü. Beklentinin üzerinde açıklanan stok düşüşü sonrası Temmuz vadeli ham petrol $51,88’e kadar yükseldi.  OPEC’in 9 ay süreli üretim kesintisi fiyatlar içerisinde yer alırken piyasada telaffuz edilen 6 ve 12 ay ihtimalleri piyasada farklı fiyatlamaya yol açacaktır. 6 aylık bir kısaltma muhtemelen fiyatlara negatif yansırken, 12 aylık bir kısaltmada daha üst seviyeler göreceğiz.

      Yazının Devamını Oku

      ABD bilanço dönemi performansı ve endeksler

      16 Mayıs 2017
      Son 1 aylık süreçte olumlu ekonomik veri, gelişmeler ve ABD bilanço açıklamaları çerçevesinde yabancı hisse senedi endekslerinde bahar havası yaşandı.

      Avrupa tarafında Fransa seçiminin beklentiler doğrultusunda piyasa yanlısı sonuçlanması, İngiltere’nin erken seçime gitme kararı alması ve ECB’nin para politikasında değişikliğe gitmemesi küresel risk iştahına destek çıktı.  Jeopolitik tarafta Suriye ve K. Kore tansiyonunun şimdilik azalması, ABD tarafında ise FED’in Haziran ayında faiz artırımını masada tutmasına ilave Başkan Trump’ın vergi indirimi paketine dair haberler ve özellikle iyi gelen bilanço açıklamaları piyasalarda hisse senetlerine yönelimlere yol açtı.

      Bilanço döneminin sonuna yaklaşırken S&P 500 endeksinde 452 (91%) şirketin bilançosunu açıkladığını görüyoruz. Beklentilerle karşılaştırıldığında bilanço açıklayan şirketlerin 78%’ü HBK( hisse başı kar)’da ve 64%’ü ise gelirlerde beklentilerin üzerinde açıklama yaptığı görülüyor. Geçen yılın aynı çeyreğine göre HBK büyüme artışı(EPS growth) tarafında ortalama 15,4%’lik artış yaşanırken, bilanço dönemi için piyasanın 1. Çeyrek HBK büyüme artışı beklentisi ise yaklaşık 9%’lük artış yönündeydi. Şirket gelirlerinde ise ortalama 8,7%’lik artış yaşandığı görülüyor. 2 yıl aradan sonra 3 çeyrek üst üste HBK artışı izlenirken endeksler bu olumlu hava ile yeni zirvelere ulaştı fakat artık zorlanmaya başladığını görüyoruz.

      Nisan ortasından itibaren açıklanan bilançolar ile beraber majör ABD endekslerinde yeni zirve oluşumlarını izledik.  S&P 500 endeksi 2404 seviyesi ile yeni zirve oluşumu gerçekleştirirken 2,2%’lik değer artışı kaydetti. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise 6153 seviyesi ile yeni zirve yaptı ve 5%’lik getiri sağladığı görüldü.

      Sektörler arasında en iyi performansın ise Teknoloji (8,8%) ve Endüstriyel (3,9%) tarafında yaşanırken en kötü performans Telekom (-5%) ve Enerji (-1,4%) sektörlerinde yaşandığı görüldü. Bu bir aylık süreçte başlıca çip üreticileri ve internet şirketleri yüksek primli hareketler sergileyerek endeksleri yukarı taşırlarken, Nvidia 40%, Google (Alphabet A hisseleri) 14% ve Apple hisseleri 10% değer kazandılar.  Enerji sektörü ise yine sürpriz yaratmayarak HBK artışı gerçekleştiremezken OPEC toplantısı öncesi dün açıklanan Suudi Arabistan ve Rusya’nın petrol üretimi kesintileri için belirlenen sürenin 9 ay daha uzatma anlaşması petrol fiyatlarını destekleyerek sektörü bir sonraki dönemde karlı hale getirebilir. Finansal sektör karlılığı ise yine faiz artışının HBK artışını katkı sağlayacağı beklentisi ile sınırlı kazançla bilanço dönemini sonlandırmayı başardı.

      Yazının Devamını Oku