En Çok Arananlar
10/11/2016 akşamı 1,0870 seviyelerine gelerek 25/10/2016 günkü seviyelerine gelmiş oldu. Kısacası aynı tas aynı hamam. Gelelim USD/JPY paritesine; Seçim sonuçları netleşmeye başlayınca 105,90 seviyelerinden 101 seviyelerine kadar gevşedi ve burada da dolar hızla değer kaybetti. 10/11/2016 akşamı geldiği yer 106,88 ve Temmuz ayında gördüğü seviyeler. Burada da aynı tas aynı hamam.
Bu iki önemli pariteden sonra gelelim Türk Lirası’na; Teknik göstergelerin zaten çok yüksek dediği parite seçim sonuçları netleşmeye başlayınca hızla 3,30 TL seviyelerine fırladı. Diğer paritelerde ilk tepki olarak hızla değer kaybeden USD nedense sıra Türk Lirasına gelince değer kazanıyor. Buna ek olarak gelişmekte olan piyasalarda da aynı durum. Acaba serbest kur rejimi manipülatörleri beslemek için mi var diye düşünmeden edemedim. ABD’nin belirsizleşen politikaları ve artan riski nedeniyle ceza neden Türkiye gibi ülkelere kesiliyor anlamak mümkün değil. Bence serbest kur rejimi ve USD’na bağımlılık masaya yatırılmalı. Burada ihtiyaçlardan ziyade fiktif fiyat hareketleri söz konusu. Bu hareketlerin bir diğer bacağı olan forex piyasalarında da inanılmaz bir kıyım gerçekleşerek yatırımcının parası neredeyse hortumlanmaktadır. Bu hareketler döviz satışı ile TL pozisyonu alanları ciddi şekilde cezalandırmıştır.
BUNDAN SONRA NE OLABİLİR?
Teknik veriler aşırı primli sinyali verse de olay temel ve teknik hareketleri aşmış durumda. Yıl sonu 3,20 hedefler bile delindi geçti. Sebep ABD seçimi..Burada TCMB ve ekonomi yönetiminin ne yaptığına bakmamız lazım. Kurlardaki bu hareketler ne soruşturuluyor ne de sorgulanıyor. Basit bir iki açıklamayla geçiştiriliyor. Ekonomi yönetimi “bizi oyuna çekmeye çalışıyorlar ama oyuna girmeyeceğiz” diye açıklama yaparak manipülatörlere ne yaparsanız yapın ben seyredeceğim mesajı vermiştir. Akabinde de kurlarda olan 3,30 USDTL ve 3,6955 EUROTL . Hırsızlar eve girmiş soyuyor ama biz karışmayacağız..Başka ne denir ki...
Bunun arkasında kurlara dayalı enflasyon nedeniyle gelecekte faiz artışı. Bunun yanında Türkiye pozisyonunu azaltmaya kalkan fonların satma ihtimali olan tahviller zaten faizleri otomatik olarak yukarı itebilir. Bu gerçekleşirse şaşırmayacağız. Daha sonra da olayı seyreden yetkililer kalkıp da kurdan dolayı hedefler şaştı derse o da sürpriz olmaz. Bakalım nereye gideceğiz. Her şeyin hayırlısı...
Bu tür dalgalanmalar riskleri artırdığından piyasalardaki daralmayı da tetikler. Zaten operasyonlar nedeniyle reel ekonomi istenilen canlılıkta değil. Bir de finansal sorunlar üzerine eklenirse can sıkıcı olaylarla karşılaşabiliriz.
Lütfen dikkat..Gemi fırtınaya giriyor olabilir…2017 büyüme beklentileri aşağı çekilebilir.
Yok, dolar 3,20 olacak yok 3,50 veya 4 TL gibi. Bir gün o rakamlar görülebilir. Çünkü Türkiye faizleri ile USD faizleri arasında önemli bir fark var. Bu nedenle de zamanla TL değer kaybedebilir. İşin bir boyutu böyle. Ancak TL uzun vadede verdiği faizle yatırımcısına kaybettirmemiştir. Aksi halde yabancı yatırımcılar gelip de TL cinsi tahvil almazlar.
Burada önemli olan kısa vadeli hareketlere bağlı olarak yapılan dövizle ilgili yorumlardır. Döviz yükseldikçe stokastik gibi birçok göstergeler yukarı sinyali üretirler. Yatay seyirde dalgalanmalarda ise özellikle orta vadeli göstergeler tepede aldırıp dipte sattırma gibi bir zaafiyete düşerler. Bu göstergelerin nerede ve nasıl hata yapacağını bilmeden yapılan yorumlar yatırımcıyı riske atmaktadır. Doları için “gelecekte yukarı gidecek” yorumlarının ana iki sebebi vardır. Birincisi forward denilen ve TL/USD faiz farkının spot (şu anki) fiyatla çarpılması sonucu tahmin edilen gelecekteki fiyat rakamıdır. Bu rakam sadece aritmetik hesaplama olup trend hareketlerini içermez. O nedenle de ciddi hata yapabilir. Bir diğer neden de bazı teknik analiz verilerinin eksik yorumlanması, risklere ve dirençlere dikkat etmeden sadece gelen yukarı yönlü sinyallere bağlı yapılan yorumlardır. Her yukarı sinyalinin bir aşağı sinyaliyle kesildiğini, her aşağı sinyalinin de yukarı sinyaliyle kesildiğini nedense unutuveriyoruz.
Şu an bir darbe girişimi arkasında ciddi soruşturmaların olduğu bir dönemdeyiz. Bu yetmediği gibi terörist faaliyetler nedeniyle güvenli zaafiyeti varmış havası yaratılmaya çalışılıyor. En azından ülkenin batısında bu Avrupa’daki kadar desek yeridir. Taraflı not indirimiyle bazı fonların ülkeye girişi bile engellenmeye çalışılıyor. Tabi bu da yetmedi ve Suriye ile Irak’ta Türk ordusu sıcak muharebe içerisinde.
İşte döviz böyle bir ortamın olumsuz etkilerini fiyatlandırmış durumda. Asıl konu döviz sepeti. Türk lirası 1 yıldır %50 USD+%50 Avro’dan oluşan döviz sepetine karşı aynı seviyelerde kale gibi duruyor. Bir tek dolara bakarak TL değer kaybediyor demek haksızlık. EUR/USD eğer daha önce gördüğü 1.26 seviyelerine çıkarsa o zaman doların durumuna bir daha bakarız diye düşünüyoruz. Gelelim USDTL için verilen hedeflere. Kısa vadede 3,07’ler hayal değil. Uzun vadede ise durumu pariteler belirleyecektir. Bu arada bahsettiğimiz olumsuzluklar çözüldükçe TL’nin sepet bazında prim yapabileceği de unutulmamalıdır.
Kar veya zarar teminatın azalması veya artması olarak bakiyeye yansır. Teminatınız belli bir seviyeye indiği takdirde sistem sizin pozisyonlarınızı otomatik olarak kapatabilir ve sizi zarar ettirerek sistem dışına attırabilir. Bu yanlış tahminle işlem yapanların karşılaştığı bir durumdur. Kaldı ki aracı kurum bazında kazanan yatırımcı yüzdeleri %30'larda kaybedenler ise %70'lerdedir. Kısacası pek de kolay para kazanılan bir yer değildir. Kaldıraç etkisiyle fazla para kazanma potansiyeli insanları buraya cezbedebilmekte ve bir anda paralarının yok olmasıyla da sonuçlanabilmektedir.
07/10/2016 günü gece 02.00 civarında GBPUSD paritesinde büyük bir manipülasyon yapılmıştır. Spot piyasada parite 1,2623 seviyelerinden 1,1949 seviyelerine birkaç dakikada indirilmiş ve akabinde hemen 1,24 seviyelerinin üzerine çıkarılmıştır. Spot piyasada basit bir anlık kur hareketi olarak görünen bu durumun forex platformlarına yansıması tam bir faciadır.
Şöyle ki; hızla düşürülen parite ile birlikte platformda bulunan emirler ciddi zarar etmiş ve otomatik olarak zararına kapatılmıştır. Buna stop satışları denmektedir. Burada sorun şudur. Hiçbir gerekçe olmadan yapılan bu hareket ne temel ne de teknik bir dayanağa sahiptir. Tam bir manipülasyon. Yani kısacası modern dolandırıcılık ve suç! İngiltere Merkez Bankası hemen konunun soruşturulması müracaatında bulunmuştur. Peki işin forex bacağı ne olacak? 5 dakika içerisinde pozisyonları zorla kapatılanların zararı ne olacak? Biraz daha ileri gidelim ve şunu da soralım. Spot döviz piyasasında manipülatörler fiyatı 1,1949 seviyesinin altına indiremedikleri halde forex yatırımcısının pozisyonlarını 1,14 seviyelerine kadar zorla kapatırken bu piyasaya güven kalır mı? Kısacası hiç işlem görülmemiş fiyatlardan kapanan forex pozisyonlarıyla hortumlanan paralar kimlerin cebine gitti?
Forex modern dolandırıcılığın adresi olup her an herkesin başına böyle olaylar gelebilir. Umarız düzenleyici kurumlar bunun hesabını sorarlar. Yoksa bu piyasanın bir geleceği olamaz. Asla bir yatırım yeri olmayıp örümceğin avları için kurduğu tuzaktan farksızdır. İsteyen GBPUSD paritesinin 07/10/2016 saat 02,00-02,10 arasında yaptığı harekete baksın. Gerçekler apaçık ortadadır.
AB ülkeleri için 2017 yılı da pek ümitkar görünmüyor. Çeşitli uluslar arası kuruluşlar tek tek AB ülkeleri büyüme hedeflerini aşağı çekmektedirler. Bu durumda ekonomiyi canlandırma çabaları gösteren Avrupa Merkez Bankası (ECB)’nın faizleri düşük ve hatta piyasayı likit tutma eğilimini sürdüreceği görülmektedir.
Gelelim ABD’ye; Bir yandan Aralık ayında faizleri yükselteceği beklentisi, diğer yandan Suudileri 11 Eylülden sorumlu tutarak dava açılmasının önünü açmaları yabancı sermayenin bu ülkeden çıkması anlamına geliyor. Cezayirde Suudi yetkililerin İran ve Rusya yetkilileriyle yaptıkları görüşmede bile Brent petrolün 46’lardan 50 seviyelerine yükselmesi dengelerin ne kadar zorlanacağının da ilk sinyalleri.
O zaman ne Avro ne de USD, TL karşısında değer kazanmayı gerektirecek bir habere sahip değil. Bunun karşılığında da Türkiye’ye yönelik not hamlelerinin yapıldığını gözlemliyoruz.
Teknik verilere baktığımızda USDTL grafiği yatay seyirde ve orta vade göstergeler ise yukarı yönü işaret etmektedir. Ancak maalesef yatay seyirlerde orta vade göstergeler sık sık hata yapar. Bu nedenle yeni bir trend oluşmadan yönü konuşmak sakıncalı gibi görünüyor. 3,0150, 3,0490 ve üzerlerinde güçlü dirençler var. EURTL grafiğine baktığımızda da orta vade göstergelerin yukarı yönü işaret ettiğini görmekle beraber yine aynı şekilde yatay seyir içerisinde olduğundan sinyallere temkinli yaklaşmak gerekiyor. Zaten 3,3750 seviyelerinde başlayan güçlü direnç bölgesine girmiş durumda. Döviz sepeti de aynı sinyalleri vermektedir.
Sonuç olarak; Son gelişmeler Türkiye’ye sermaye girişinde hızlanma yaratabilecek gelişmelerdir. Moody’s haberinde bile doğru dürüst etkilenmeyen kurların artık batı fonlarının etkisizliğini de ortaya koymaktadır. Şu an yatay seyirde dalgalanan ve bir trend içerisinde olmayan ne Avro ne de USD bir yatırım için güvenli liman görüntüsü vermemektedirler.
03/08/2015 günü %50 USD ve %50 Avro’dan oluşan döviz sepeti 2,8892 TL seviyesinin üzerine çıkarak bugün içerisinde olduğu yatay seyir bandı içerisine girmiştir. Tam bir yıl geçti ve döviz sepeti bu süre içerisinde 2,9100-3,2700 TL bandında dalgalanmıştır. Bu bant içerisinde bazen çok sert hareketlerle düşüşler ve yükselişler yaşasa da genel olarak 3,10 civarında bir değerde tutunmuştur. Kısacası 1 yıldır döviz sepeti neredeyse aynı değerlerde durmaktadır.
Bu fiyat istikrarını bozmak için bazen haksız not indirimleri, görünüm değişiklikleri yaşanmış, bazen de ipin ucunu kaçırarak darbe girişimlerine kadar götürülmüş olsa da çekim merkezi ve güvenilir bir liman haline gelmeye başlayan Türk Lirasının bu gidişi engellenememiştir.
Yurt dışında diğer paralara baktığımızda ciddi fiyat değişiklikleri olduğunu görüyoruz. Örneğin GBPUSD 1,71’lerden 1,29’lara kadar gevşedi. Yani USD ciddi değer kazandı. USDJPY 126’lardan 99’lara kadar gevşedi.
Türk Lirasının döviz karşısındaki gidişi daha çok EUR/USD paritesindeki hareketlere benzemektedir. Orada da aynı dönemde yatay seyirde bir hareket söz konusudur.
BUNDAN SONRA NELER OLABİLİR?
Her yukarı hareketin akabinde sert düşüşlerin olduğunu gözlemliyoruz. Bu fiyatların şişirilmiş olabileceğini ve mevcut dönemde de fiyatların kabul ettirilmeye çalışılıyor olunabileceğini düşünüyoruz. Yeni bir çıkış trendi için fiyatların 3,25 TL seviyesinin üzerinde tutunması gerekmektedir. Bunun için de Türkiye için önemli olumsuz haberlere ihtiyaç var. Suriye’ye girmek, Rus uçağının düşürülerek Türkiye’yle Rusya’yı karşı karşıya getirmeye yönelik hareketler de dahil birçok konu bunu başaramamıştır. 2 sene önce 2,49’larda hareket eden bir değerden bahsedersek uzun vadeli riskler daha iyi anlayabiliriz. Bunun için EUR/USD paritesinin yükselmesi gerekiyor. Burada kilit olay ABD’nin faiz artırımıyla kendi piyasalarını darmadağın etmesi olabilir. Şu an sağlıklı bir çıkış trendi söz konusu olmadığından uzun vadeli alım konusunda çok istekli değiliz.
Gerçekten de kalkışmanın yarattığı geçici belirsizliği fırsat bilenler kurları yukarı iterek TL’sını değersizleştirmeye çalışsalar da başarılı olamadılar. O yazıyı yazdığımızda USD/TL 3 civarından işlem görüyordu. Aradan zaman geçti ve darbecilerin gücü daha net anlaşılmaya başlandı ve piyasalar da buna paralel hemen yatıştı. 23/08 itibariyle kur 2,9370 civarında. Daha önceki günlerde bu seviyelerin de altındaydı.
Ağustos 2016 ayı içerisinde görünüm değişti ve negatife getirildi. Buna piyasaların tepkisi “seni kim takar” oldu. Kısacası kimse bu gelişmeyi umursamadı. Bu durum rating firmalarına yatırımcıların bakış açısını da göstermektedir.
Daha sonra TCMB faiz indirimi geldi. 0,25 beklenen bir gelişmeydi ve fiyatlara dahil edilmişti. Bu nedenle de sürpriz olmadı. Dolayısıyla da kurları yukarı etkisi olmadı.
Piyasalar dengeli gidiyor. Gerek bütçe disiplini gerekse ekonomik göstergeler bir kırılmayı gerektirecek sinyal üretmiyor.
Burada Türkiye’yi başka nasıl sıkıştırabiliriz arayışlarının olduğunu görüyoruz. Darbe girişimi başarısız, mali piyasalar oynatılamıyor. O zaman başka bir hinlik bulunmalıydı. Bu durumda yapılacak tek şey kalıyor içeride insanları birbirine düşürmek, kargaşa yaratmak. Bunun için düğünlerde bombalar patlatıldı ve hergün asker polis sivil masum insanlar öldürüldü. Türkiye içerideki vatan hainleriyle mücadele ediyor. Dışarıdan kimse karşısına çıkacak cesarete sahip olmadığı için savaşı böyle yönetiyorlar.
Şimdi amaç bu yolla ülkeyi vurmak. Sınır ötesinden sürekli yerleşim yerlerine atılmaya başlanan bombalar adeta savaşa çekilmek istenmesinin bir yolu. Türkiye Rusya ilişkileri iyi olur da Suriye ve Irak’ta onunla çözüm üreteceğinin sinyalini verirse batının tüm planları bozulabilir.
Güvenlik zaafiyeti yaratmak suretiyle ekonomik durgunluk ve akabinde piyasalarda bozulma yaratma çabaları bir can çekişme gibi duruyor.
Reel sektörün kısa vadeli döviz pozisyonu kurdan dolayı reel sektörün zarar görmesine neden olacak boyutta değil. O yüzden rahatız. Dövizdeki hareketler ise kurlarda ufak tefek dalgalanmalar olsa bile kaos ortamı yaratmaya yetmeyecek gibi. USDTK 2,99 direncini aşmadan yükselir demek teknik açıdan pek doğru olmaz. Bunun yanında güvenlik konusunda gelecek başarılı operasyonlarla herşey kontrol altına alınıyor mesajı verildiğinde ciddi bir döviz akışı gelebilir diye düşünüyoruz. Zaten oynanan oyun da bunu engellemeye yönelik olabilir.
2,9141 TLseviyelerine kadar gevşeyen USD aynı zamanda Fibonacci desteği olan bu bölgeden gelen tepki alımlarıyla da yükseldi. 24 Ağustos günü Suriye haberleriyle yukarı denemesi yapan parite 2,9687 TL seviyesini denese de bu hareket orta vadeli göstergelerin yukarı dönmesine yetmedi. Daha sonra gelen satışlarla 25 Ağustos günü 2,9406 TL seviyelerinde işlem görmeğe devam ettiğini görüyoruz.
Yatay seyirde dalgalanan paritenin yeni bir orta vade yukarı sinyali üretebilmesi için 2,97 seviyelerinde tutunması lazım. Orta vade aşağı sinyallerinin devam etmesi nedeniyle 2,92-2,93 bandındaki desteğin tekrar denenme ihtimalini yüksek görüyoruz. Asıl dananın kuyruğu ya 2,92 nin altına sarkarsa, ya da 2,97 lerde tutunarak kopacak.Mevcut grafiklere göre İşte o zaman piyasa yeniden bir trend hareketine başlayacak diye düşünüyoruz.
USD/TL grafiği son zamanlarda ekonomik verilerden çok kalkışma gibi olağanüstü gündemlerle hareket etmişti. Taşlar yavaş yavaş yerine oturdukça piyasa da daha mantıklı fiyatlamalar yapmaya başladı.
Bazen yapılan yorumlara hayretle bakıyoruz. Teknik analizi en temelini öğrenenler bile Bollinger Band yukarıdan aşırı delindiği zaman tepki düşüş hareketi yapacağını bilir. Buna rağmen yangına körükle gider gibi daha yükselecek demeyi teknik analizle bağdaştıramıyoruz. Aslında kaos ortamında bu tür yorumlarla piyasaya hedefler verilmesini ne temel ne de teknik analize sığdırmamız mümkün değil.
Şimdi gelelim teknik verilere;
01/08/2016 Gününden beri orta vade göstergelerin aşağı yönde bir hareket olacağına dair sinyaller ürettiğini görüyoruz. 2,9929TL seviyesi kritik bir öneme sahip. Eğer bu seviyenin altında birkaç gün kalmayı başarabilirse yeni bir gevşeme hareketi potansiyeli de artacaktır. P zaman 2,9390 ve 2,8970 önemli destek seviyeleri (alım gelme potansiyeli olan bölge) olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yeni bir olumsuz gelişme olmadığı takdirde yukarıda belirttiğimiz destek seviyelerine doğru hareketin izlenmesinde fayda olabilir. 3,0124 TL seviyesi çok güçlü direnç (satış gelme potansiyeli fazla olan bölge) olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kaos dönemlerinde tüm olumsuzlukları fiyatlandığını, sis perdesi aralandıkça da bu riskli fiyatların daha makul seviyelere geldiğini sakın unutmayalım. Riskler azaldıkça fiyatlar da daha makul seviyelere gelecektir diye düşünüyoruz.