En Çok Arananlar
Risk iştahının zayıflamasıyla, güvenli limanlara olan talep hızlanırken, petrol fiyatlarında da aşağı yönlü bir seyir izleniyor. Kasım ayındaki başkanlık seçimlerine bir ay kaldı. Bu sürecin 14 günü Trump karantinada geçireceği için bu durum seçim sonucunu nasıl etkiler belirsizliği ile karşı karşıyayız. Trump’ın 70 yaş üzerinde olması ve bu rahatsızlığın belki 14 günden bile fazla sürme ihtimalini karşımıza çıkarıyor.
Bu hafta, ulusal bir kanalda ilk kez karşı karşıya gelen Biden ve Trump, 14 Ekim günü ikinci kez bir araya gelecekti. Ancak bu hastalık bu tartışmanın ertelenmesine neden olabilir veya başka seçenekler gündeme gelebilir. Kısacası bu konu hakkında bir çok belirsizlik var ve öngörülmesi oldukça zor. Bu haftanın bir diğer konu maddesi ise Demokratların teşvik paketiydi. Demokratlar 2,2 trilyon Dolarlık teşvik paketini onayladılar, şimdi sıra Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato’da. Buradan belki onay olmayabilir ihtimalleri kulislerde dolaşmaya başladı.
ABD Hazine Bakanı Mnuchin ve Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi ile bu paket hakkında görüşmeler gerçekleştiriyorlar. Şimdilik miktar olarak mutabakat sağlanmamış gibi dursa bile yine de iki Bakan umutlu olduklarını ifade ediyorlar. Eğer, paket onayı Senato’dan geçmesi durumunda en son imza aşaması Başkan Trump’ta olacak. Paket ile ilgili süreçte devam ediyor. Hala virüs etkisini dünya genelinde sürdürüyor.
Özellikle, son dönemde Avrupa’da vaka sayılarındaki artışın hız kazanmasıyla önlemlerin yeniden gündeme gelmesi, aynı zamanda diğer ülkelerde de vaka sayılarında artışın görülmesi piyasalar için pek olumlu değil. Her ne kadar teşvik paketleri gündemde bile olsa eğer ilerleyen günlerde bu virüs seyrini daha da kötüye sürüklerse o zaman ABD borsaları başta olmak üzere sert satışlarla karşılaşabiliriz. Bu satış petrol içinde olumsuz olur, altın içinde hem olumlu hem olumsuz olabilir.
Hatırlayalım, pandeminin ilk aylarında hisse senetlerindeki kaçışlarla beraber nakde doğru talebin arttığı dikkat çekmişti ve o zaman altında da satışlar artmıştı. Geçtiğimiz haftada buna benzer bir olayı yeniden yaşadık. Dolayısıyla virüs devam ettiği sürece yine benzer bir fiyatlama yaşama ihtimalimizin hala olduğunu da eklemek isterim. Ancak olası böyle bir satışın olması demek yatırımcılar açısından bir fırsat olarak değerlendirilebilir.
Örnek verecek olursam, geçtiğimiz günlerde yine aynı senaryo ve altın 1848 dolar seviyesine doğru hızla gevşedi ancak sonrasından buradan aldığı destekle kademeli bir şekilde toparlanmaya başladı ve yazıyı kaleme aldığı saatlerde ons altın 1900 dolar seviyesinin üzerinde seyrediyor.
Petrolde de durum karışık. Vaka sayılarındaki artış ve kısıtlamaların tekrardan özellikle Avrupa tarafından gündeme gelmesi nedeniyle tüketim tarafını olumsuz etkilemesi beklenirken, bu durum toparlanmakta zorlanan talep tarafını da baskılayabilir korkusu var. Libya üretime yeniden başladı, bu petrol için olumsuz. Hindistan gibi büyük ekonomiler virüs nedeniyle hala zor durumda.
Rusya Enerji Bakanı en son yapmış olduğu açıklamasında, petrol piyasasında toparlanmanın hızla olamayacağını belirtirken, OPEC Genel Sekreteri Barkindo’da risklerin petrol piyasasını etkilemeye devam edebileceğini dile getirdi. Kısacası zaman zaman kısa soluklu yukarı yönde petrolde tepkiler görülse bile bu konjonktürde güçlenmesi beklenmiyor.
ABD ile Çin arasındaki belirsizlik, Trump’ın TikTok ile ilgili karışık söylemleri, aşı konusu, virüste vaka artış sayısı, ekonomilerde toparlanma güçlüğü ve Avrupa’da yeniden kısıtlamaların gündeme gelmesi piyasaları baskılıyor. Dolayısıyla bu konu başlıkları olduğu sürece borsalarda güçlü bir görünüm izlemeyebiliriz.
Dışarıdaki bu görünüme rağmen, Borsa İstanbul’da da teknik zayıflamaya başladı. Borsa için izlediğimiz 1100 seviyesi oldukça önemli. Bu seviyenin üzerine doğru tepkiler oluşuyor ama tam olarak güçlenmekte başarılı olamıyor. Kısa vade için bu seviyenin üzerinde yerleşik bir alan oluşturmasını beklemiyorum. Oluşturması durumunda bir sonraki direnç noktam 1113 seviyesi olarak görülebilir ve bu dirence doğru yorulmalar yerini kar satışına bırakabilir. Bu hafta son iki gündür 1085 seviyesine doğru gevşemesine rağmen bu seviyenin altına doğru kırmakta zorlandığı görüldü. Dolayısıyla burası ara destek noktası olarak takip edilebilir. Bu destek noktasına kadar satışlar karşılandığı sürece satış baskısından söz etmeyebiliriz. Ancak buranın da kırılması durumunda bir sonraki bant aralığım 1074-1064 olarak görülüyor. Kısa vade için Borsa cephesinde çok güçlü bir beklentim yok ama görünüm çok bozulmadığı sürece de 1064-1113 aralığındaki seyrini korumasını bekleyebilirim.
S&P500 Endeksi bu ay 3588 ile tüm zamanların rekorunu test etmiş oldu. Bu seviyeyi aşamayarak yerini kar satışlarına bırakan endeks sonrasındaki gelişmelerinde etkisiyle düşüş eğimini sürdürdü. Teknikte toparlanma çabası var. Ancak risk iştahının zayıf olması nedeniyle çok güçlü bir performans kısa vadede oluşmayabilir. Kısa süreli yukarı yönde tepkiler görülse bile güçlü bir alanı şimdilik pek yok. Bu hafta 3229 seviyesine doğru gevşedi ve sonrasında buradan destek aldı. Kısa vade için burayı destek noktası olarak takip edebiliriz. Bu desteğe kadar olası satışlar karşılanırsa çok ciddi bir satış izlenmeyebilir. 50 günlük ortalaması 3348 seviyesinden geçiyor. Dün akşam bu seviyenin altında kapattığı için bu seviyeyi direnç noktası olarak takip edebiliriz. Bir sonraki direnci 22 günlük ortalamasının geçtiği 3413 seviyesi. Geçtiğimiz günlerde aşağı yönde kırdığı yükselen trendine yeniden geri dönebilmesi için 3348 seviyesinin üzerinde bir seyir oluşturması daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.
Kafaların karıştığı bu dönemde, bu fiyatlardaki sert satışların nedenlerine baktığımız zaman ABD borsalarındaki düşüş, Asya ekonomilerinde talebin yavaşlamaya başlaması, ABD’de otomobil kullanma sezonunun bitmesi ve Suudi Arabistan ile Abu Dhabi’den petrol satışları için fiyatları düşürmeleri olarak sıralamak mümkün. Bu gelişmelerin yanında son dönemde virüsteki artış hızını da eklesek yanlış olmaz. Kısacası haberlerin etkisi petrol üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Bu hafta, API ve DOE tarafından açıklanan petrol stoklarındaki artışta küresel talebin toparlanmasına dair endişeleri artırınca petroldeki satışların derinleşmesini tetikledi.
Petrolde ciddi anlamda talep endişesi görülüyor. Bu durum bir süre daha devam edebileceği için petrol fiyatlarında kısa süreli güçlü bir toparlanma oluşmayabilir. ABD ile Çin arasındaki belirsizliği de unutmamak gerek. Kasım ayı seçimlerine yaklaştıkça Trump’ın karşısında Biden olması ve bu durumdan rahatsızlık duyması nedeniyle Çin’e yönelik dilini agresifleştirmeye başladı. Geçtiğimiz haftalarda, ABD ile Çin arasında daha iyimser bir algı varken Trump’ın tekrardan okları Çin’e doğrultması kafaları karıştırmış durumda. Dolayısıyla bu tablo karşısında piyasalar her iki ülke arasındaki tansiyonun tam olarak ne zaman son bulacağını kestiremediği için petrol üzerinde de baskı oluşturduğunu düşünüyorum.
OPEC cephesinde ise pandemi döneminde nisan ayından bu yana günlük arzı yaklaşık 10 milyon varil azaltmaya gittiklerinden bu yana buna Irak ve Nijerya dışında hemen hemen her ülkenin uyuyor olması en azından onlar arasında bir kaos olmadığını gösteriyor. Sonuçta OPEC piyasaları dengelemek istiyor ve bu düşük petrol fiyatları onları da tatmin etmiyor. Ancak kısa soluklu bir toparlanma olması için öncelikle virüs korkusunun bitmesi ardından ülke ekonomilerinin toparlanmaya başlaması gerekiyor ki enerji fiyatlarında da bir güçlenme oluşabilsin.
Havacılık sektöründen gelen açıklamalara bakıldığında, özellikle dünyanın durma noktasına geldiği nisan-mayıs döneminde dünya genelinde uçuşların askıya alınması jet yakıt konusunda talebi düşürdü ve sektör 2024 yılına kadar ancak toparlanabileceklerinin sinyalini verdikleri için bu durumda petrol için olumsuz yorumlanıyor. Piyasada daha yüksek petrol fiyatına ihtiyaç bulunuyor, ancak bunun için daha zaman olduğunu düşünüyorum.
ABD Başkanlık seçimlerine doğru adım adım yaklaşırken, ABD borsalarında dalgalı seyirler sürebilir ve bu durumda petrolün istikrarlı bir şekilde yukarı yönde hareket etme isteğini zorlaştırabilir. Şimdilik kısa sürede, petrol fiyatları için çok olumlu değilim. Kısa vadede tepkiler gelebilir, ancak ciddi bir güçlenme için yukarıda saydığım birçok riskin ortadan kalkması gerekiyor. Onlar kalkmadığı sürece bu durum biraz zor gibi duruyor.
Piyasalarda likidite sıkışıklığı, ekonomilerden daralma sinyallerinin gelmesi, ABD ile Çin arasındaki gerilim altına olan talebi arttırdı. Ağustos ayında altın tüm zamanların en yüksek seviyesini test ederek 2075 dolar seviyesine yükseldi. Soluksuz bir yükseliş görülen altın yazıyı kaleme aldığım gün 1960 dolar seviyesinde seyrediyor. Virüs ile ilgili yavaş yavaş aşı haberlerinin gelmeye başlaması, Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı açıklamasında tünelin sonunda ışık göründüğünü belirtmesi son günlerde borsalara olumlu etkiliyor ve özellikle ABD’de S&P 500 endeksinde rekor seviyeleri izliyoruz. Bununla birlikte, ABD ile Çin arasındaki diyalog pencerelerinin sürüyor olması, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Powell’ın piyasaların istediği mesajı vermesi de bu anlamda borsaları pozitif etkiledi. Bundan sonraki süreçte yine virüsün seyri olmaya devam edebilir.
Orta ve uzun vade için beklentim, altında yeniden 2000 dolar seviyesinin görülebileceği yönünde. Ancak bu durumda yatırımcıların dikkat etmesini öneririm, hızlı bir yükseliş görülmesi durumunda beklemelerini ve piyasanın dinmesi durumunda sağlıklı bir şekilde stratejilerini belirlemeleri daha uygun olabilir.
Teknik görünümde, ağustos ayı içerisinde 2075 dolar seviyesine kadar yükselen ons altın, aynı ay içerisinde 1860 dolar seviyesine kadar da geri çekildi. Altında görüldüğü üzere volatilite oldukça fazla. Aylık olarak ortalamalarının üzerinde seyreden ons altında 1980 dolar kritik direnç noktası olarak izleniyor ve bu direncin üzerine doğru ısrarı yeniden 2000 dolar seviyesine doğru tepkiler oluşabilir. Altında 1945-1932 dolar ve 1900 dolar destekleri takip edilebilir.
ABD-Çin, ABD’de protestolar, ekonomilerin normale dönme çabası nedeniyle kısıtlamaların gevşetilmesi, verilerin hala piyasaları tatmin etmemesi derken başlıklar uzayıp gider. Bunların yanına majör Merkez Bankalarının uygulamış olduğu politikalar, ek teşvikler diye devam ederim. Hala sıkıntıların sürüyor olması bu anlamda piyasaları da tedirgin ediyor. Dolayısıyla güçlü alımların gelemediğini gözlemliyoruz.
Bu haftanın gündeminde ABD verilerinin yanında en önemlisi Fed’in faiz kararı olarak karşımıza çıkıyor. Bugün başlayacak, yarın sonlanacak olan bu karar için beklentiler herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceği yönünde. Ancak açıklamalar bence önemli olacaktır. Normalleşme adımları sürerken, son açıklanan mayıs ayı ABD istihdam verileri piyasada ABD ekonomisinde hızlı bir toparlanmamı olacağına dair beklentileri de güçlendirmiş durumda. Piyasa yarınki açıklamalarda bunların cevabını aramak isteyecektir. Diğer yandan, Fed’den ek bir teşvik hamlesi gelir mi sorusu da açıklamalar içerisinde aranabilir.
Bunların karşısında küresel borsalarda normalleşme etkileri fiyatlara yansıyor. ABD başta olmak üzere borsaların genelinde olumlu rüzgarlar izlenirken yine de çok güçlü bir ralliden bahsedemiyoruz. Zaten yazımın üst kısmında da belirttiğim gibi riskler sürdüğü sürece bu ralliyi beklemek erken olabilir. Biraz daha zamanı var.
ABD S&P500 endeksi, 50 haftalık ortalamasının denk geldiği 3012 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Teknik görünümde bu seviyenin üzerinde kaldığı sürece yükseliş potansiyelini korumasını bekleyebilirim. Şubat ayında 3380-3390 bölgelerine kadar yükselen S&P için hala düşük seviyelerde olduğunu da ekleyelim. Ana resimde 3000 seviyesinin üzerinde kalması gerektiğini düşünüyorum. S&P’nin rolü oldukça önemli.
Borsa İstanbul 100 endeksi içinse 111 bin direncine doğru tepkiler görüldü ancak sonrasında yerini kar satışlarına bıraktığı görüldü. Endeks için genel resimde ortalamalarının üzerinde kalmaya devam etmesi yukarı yönlü potansiyelinin devamı adına izleniyor. Teknikte olumlu yorumumu korumaya devam ediyorum. Destek noktası olarak 106 bin seviyesine doğru satışlar karşılandığı sürece satış baskısından bir süre daha söz etmem diye düşünmekteyim. ABD’de endekslerin görünümü de bu açıdan izlenmeli çünkü borsa üzerinde yansımasını izleyebiliriz.
Salgın endişesi bitti derken ikinci dalganın konuşulması ve özellikle ABD’den gelen kötümser açıklamalar piyasaları tedirgin ediyor. Fed Başkanları da son günlerdeki açıklamalarında, ABD ekonomisine yönelik yapmış olduğu olumsuz açıklamalar nedeniyle dünya genelinde ekonomilerin çıkmazda olduğu bir dönemde gibiyiz.
En son gelen habere göre, ABD Temsilciler Meclisinde 3 trilyon dolarlık yeni yardım paketi sunuldu. Cumhuriyetçi Senato üyelerinin, tasarıyı bütçe açığı nedeniyle Senato'dan geçirmeyeceği belirtiliyor. ABD hükümeti ekonomiyi canlandırmak adına teşvik paketlerini açıklamaya devam ediyor. Bu açıklanan paketin Temsilciler Meclisi ve Senato arasında anlaşmazlığa neden olması olumsuz yorumlanabilir, ancak bunun için ilerleyen günlerdeki süreç önemli.
ABD dışında diğer ülkelerde kendi ekonomilerini canlandırmak adına teşvik paketlerini ilan ediyor. En son, Hindistan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile mücadele için 265 milyar doların üzerinde ekonomik yardım paketi açıkladı. Dolayısıyla, bu sabah Hindistan’daki bu haber Hindistan borsasında yukarı yönde bir harekete neden oldu.
Kısacası, bu riskler sürdüğü sürece piyasalarda tedirginlik devam edecektir ve güvenli limanlara olan talebin canlı kalmasını sağlayacaktır. Ancak şunu da unutmamak gerek, geçtiğimiz dönemde, nakit sıkışıklığı altında da satışları tetiklemişti. Bu nedenle panik havası daha da artması yeniden nakit sıkışıklığına neden olabilir ve altında satışı tetikler. Bunu da unutmamak gerek.
Şimdilik altın için bugün Fed Başkanı Powell’ın konuşması takip edilebilir. Özellikle, ABD ekonomisindeki kötümser senaryoları konuştuğumuz bugünlerde haziran ayında Fed yeniden faiz indirerek negatif faiz dönemine mi geçer spekülasyonları dolaşıyor.
Bugün Fed Başkanı Powell’dan gelecek açıklamalar bu açıdan önemli. Net bir söylemde bulunmasını beklemeyiz, ancak açıklamalarında belki haziran ayına yönelik küçük bir sinyalde gelebilir. Yakından izlenmesi gerekiyor.
Bu kadar konu karşısında, altın için teknikte 1700 dolar üzerinde seyirler izleniyor. Zaman zamanda bu seviyenin altına doğru gevşiyor. Belirttiğimiz gibi yön arayışında dolayısıyla 1700 dolar altında çok ısrarcı olamıyor. Şimdilik en yakın direnci 22 günlük ortalamasının geçtiği 1706 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu direncin üzerine yükselmesi durumunda kazançlarını daha da arttırması beklenebilir. Ancak yükselişin daha da güçlenmesi adına 1745 dolar seviyesini aşması daha sağlıklı olacaktır.
Dolayısıyla bu açıdan dikkatli olunmalı. Şimdiden yükseliş trendini söylemek zor olabilir. Bir süre daha altının olası bir durum olmadıkça 1690-1710 dolar aralığında seyretmesini bekleyebiliriz. Gram altında mevcut uzun pozisyonlar korunabilir. İlave alımlar içinse geri çekilmelerin değerlendirilmesini uygun görüyorum.
2020 yılına nasıl umutlarla başlarken, Covid19 nedeniyle çok başka senaryoları konuşmaya başladık. Önümüzdeki günlerinde önemli olduğunu haber akışlarının ön planda olacağını bekliyorum. Dünya normale dönmeye çalışıyor, Avrupa ve ABD kısıtlamaları kademeli bir şekilde kaldırmaya başladı. Ne yazık ki virüs ortadan tamamen kalkmadı ama artık yavaş yavaş piyasaların normale dönme isteğini gözlemliyoruz. Bundan sonrası yine zor olacak sonuçta bu dönemde ekonomiler hasar gördü, bu hasarların sarılması için biraz daha zaman var. Bu süreç, piyasalar açısından da yorucu geçiyor. Dışarıda borsalarda zaman zaman ciddi satışlarla karşılaşıyoruz sonrasında toparlanma çabaları, diğer yandan altına olan talep bir anda hızlanıyor sonrasında yerini kar satışlarına bırakıyor. Karışık bir denklem içerisindeyiz resmen.
Borsa İstanbul 100 endeksinde 50 günlük ortalaması 100 bin 500 seviyesinden geçiyor. Bu seviyesi bizim için direnç noktası olarak takip edilebilir. Bu direncin üzerine doğru hareketini genişletmesi içinse iç piyasa açısından olumlu haber akışlarına ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla böyle bir ortam oluşmadığı sürece borsada kalıcı bir yükseliş oluşmayabilir.
Bilanço sezonu başlıyor, zaman zaman hisse bazlı hareketler görmeye başlayacağız. Ancak ana resimde borsa için bir tedirginlik söz konusu yani olası bir satışa daha hazırlıklı olmalıyız. Tabii kesin olur diyemem ama olası bir satış bence panik havası yaratması sizler için aksine yavaş yavaş alımları yapmaya başlayabilirsiniz. Artık son satış olur diye düşünüyorum. Teknik olarak ise 95 bin seviyesini destek noktası olarak takip etmeye devam ediyoruz. Olası satışların bu seviyeye kadar karşılanması durumunda bahsettiğim satışlar biraz zor olur. Ancak endeks 95 bin seviyesinin altına doğru bir harekete başlarsa bu durumda satışlar 90 bin seviyesine doğru uzayabilir. Dolayısıyla 95 bin altına biraz dikkat.
Bugünkü yazımı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kararı sonrası yazdım ve kararın borsa üzerinde ciddi bir hareket yaratmadığını görmüş olduk. Zaten, Merkez beklentilerin üzerinde bir faiz indirimi bile yapsa piyasayı alıştırmıştı ve enflasyon konusunda özellikle eli rahattı. Bu nedenle Merkez kaynaklı bir oynaklık oluşmadı. Benim bundan sonrası için beklentim, swap antlaşmasına dair görüşmelerde olumlu bir sonuca varılması. Eğer bir antlaşma haberi alırsak bu durum yurtiçi piyasalar özelinde olumlu algılanabilir. O zaman endeksin kazançlarını daha da genişletmesini beklerim. Zaten, hafta sonu TCMB Başkanı Murat Uysal’da açıklamalarında, görüşmelerin sürdüğünün sinyalini verdi.
Dolar/TL kurunda bir huzursuzluk var ve uzun zamandır söylediğim bir şey. Dolayısıyla kurun yukarı yönde hareketi benim için çok sürpriz değil. Gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında çok güçlü değil. 2020 yılında, Gelişmekte olan ülke paralarına yönelik fon girişlerinin yerini fon çıkışları aldı. Her ülkenin kendi iç sorunları da cabası. Kısacası bu yıl onların yılı olamadı ve bu durumda TL üzerinde baskı yarattığı için kuru rahatsız ediyor. Teknik görünümde, 7.00 TL direncini zorlamaya başladı ve ilerleyen günlerde bu direncin üzerine doğru hareket yapabilir. Ancak bu durum yerini kar satışlarına bırakabilir düşüncesindeyim. Soluksuz bir yükseliş olmayabilir. Zaten, TCMB aktif bir şekilde piyasada ve gelişmeleri yakından izliyor. Kurda olası rahatsız edici bir görünüm, Merkez’in kontrolünde olabilir. Kısacası, ben kurda geri çekilmelerin sınırlı kalmasını bekliyorum. Zaman zaman tansiyon yükselse bile ana resimde temkinli kalmasını bekliyorum. Bu süreci, 6.80 TL seviyesinin üzerinde geçirmeye devam edebilir. Olası 7.00 TL üzeri tepkiler şimdilik zayıf kalabilir düşüncesindeyim. Mevcutta dolar pozisyonları korunabilir ancak ilave pozisyonlar için dikkatli olmanızı öneririm.
En sevdiğim enstrüman olan ons altın içinse orta-uzun vadede yükselişin devam etmesini bekliyorum. Virüs tamamen hayatımızdan çıktıktan sonra dünya genelinde Merkez Bankalarının uygulamış olduğu politikalar, teşvik paketleri ve düşük faiz ortamı aynı zamanda petrol fiyatlarındaki toparlanma çabası derken kısacası altın özelinde yine olumlu yorumlanabilir. Dolayısıyla altında geri çekilmelerin sınırlı kalmasını bekliyorum ve hatta olası 1650 dolar seviyesine doğru sert düşüşler yatırımcılar açısından değerlendirilebilir. Ana resimde teknik olumlu.
Gram altın yatırımcıları, sizlerde mevcutta uzun pozisyonlarınızı korumaya devam edebilirsiniz. İlave alımlar yapmak içinse geri çekilmelerde kademeli bir şekilde değerlendirmeniz mümkün olabilir.
Geçtiğimiz hafta, ABD’nin 2 trilyon dolarlık teşvik paketi beklentisiyle yükselen borsalar bu hafta o kadar güçlü seyredemiyor. Aslında sürpriz bir durum değil, çünkü önümüzdeki iki hafta oldukça kritik. Dünya genelinde virüsün yayılma hızına bağlı olarak borsaların seyri değişebilir. Kısacası iki hafta daha oynaklığın yüksek olmasını bekliyorum. Eğer virüsün yayılma hızında bir düşüş başlarsa bu durumda borsalar daha da nefes alabilir, ama aksi bir durumla karşılaşılması yine bir satış dalgasına neden olabilir düşüncesindeyim. Bu kaos ortamında Merkez Bankaları aktif rol oynuyor. Ellerindeki tüm araçları kullanmaya çalışıyorlar.
Faiz indirimleri, teşvik paketleri derken bu durum piyasalara sınırlı da olsa nefes aldırıyor. Ancak şöyle bir durum var, bu yaşanılan gelişmeler Merkez Bankalarının kontrolü dışında. Dolayısıyla yapılan önlemlerin etkisi ancak virüs tamamen bittikten sonra borsalar nezdinde hissedilecek. Bu nedenle bir süre daha iştahın zayıf kalmasını bekliyorum.
Bizim borsaya baktığımızda, geçtiğimiz hafta 82 bin seviyesine kadar gerilemesine karşın bu seviyeden aldığı destekle yönünü yukarı çevirdi; ancak 90 bin seviyesinin üzerinde kalmakta zorlanıyor. Dolayısıyla endeks için bir süre daha bu seviyelerin önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle 93 bin seviyesi biraz daha kritik. Bu direnç yükselişin sürmesi adına takip edilmeli. Ama bu ortamda endekste çok güçlü bir görünüm beklemediğim için o yüzden oynaklık sürebilir ve aralık belki geniş olacak ama 82 bin – 93 bin aralığında izlemeye devam edebiliriz. İki haftalık süreç için.
Dolar kurunda teknikte yukarı yönde bir eğimi söz konusu. Bu anlamda kurda da hareketlilik sürüyor ve geri çekilmeler sınırlı kalıyor.
Gelişmekte olan ülke para birimleri Dolar karşısında zayıf seyrediyor. Bu durumda, kurdaki geri çekilmeleri sınırlı bırakıyor. Dolayısıyla kur için 6.34 TL (22 günlük hareketli ortalama) ana destek olarak izlenmeli. Bu desteğe kadar satışlar karşılandığı sürece ciddi bir satış baskısından bahsetmenin zor olabileceğini düşünüyorum. Kısa vadede de kurda kalıcı bir düşüş pek beklemiyorum. Yukarıda ise 6.60 TL direncini izliyorum ve bu direnç alanına doğru tepkiler gelmesine karşın çok güçlü kalamadığı için kritik bir nokta. Bu noktanın üzerine yükselip ısrarcı olması yükselişin devamı adına önemle takip edilmeli. Kurda ani hareketler oluyor ve kademeli bir yükseliş eğimi içerisinde hareket ediyor. İlerleyen günlerde 6.60 TL seviyesinin üzerinde seyirler izlememizin de muhtemel olduğunu düşünüyorum.
Ons altına da gelelim; malum piyasalarda bu kadar kaos varken, güvenli limanlara olan talebinde canlı kaldığını gözlemliyorum. Geçtiğimiz haftalar, nakde kaçış altının da 1450 dolar seviyesine doğru düşüşüne neden olsa bile yeniden 1600 dolar çevresinde seyirler izliyoruz. Açıkçası altın özelinde yeni bir trendin başladığını hala düşünmüyorum. Yazımın başında da belirttiğim gibi önümüzdeki iki hafta kritik ve bu iki haftanın durumu altın içinde belirleyici olacak. Tıpkı borsalar gibi.
Virüsün yayılma hızı yavaşlarsa altın fiyatlarında da dengelenme olabilir, ancak yayılma hızı daha da artar panik havası oluşursa bu durum yine nakde kaçışı tetikleyip, altında satış baskısına neden olabilir.
Kısacası öngörmesi zor günlerdeyiz. Ancak şöyle bir durum söz konusu, bu gelişmeler yani virüs riski ortadan kalktığında altın için yükselişin devam etmesini bekliyorum. Merkez bankalarının uyguladıkları politikalar, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere sınırsız tahvil alımı bu anlamda altını besleyecek bir gelişme.