Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Eda Karadağ

      Eda Karadağ

      BIST100 yeni hikaye arayışında…

      26 Temmuz 2021
      Küresel piyasalar, Fed ve salgın ikilisiyle mücadeleye devam ediyor. Bir yıldan fazladır hayatımızda olan salgın hala etkisini sürdürüyor.

      Aşılamada hız kazanıldı ancak aşı konusunda yetersiz ülkeler var. Bu durumda yeni varyantların yayılma hızını arttırabiliyor. Bu endişelerde, bazı ülkelerin tedbirlerini yeniden gözden geçirmesine neden olurken, piyasalar açısından da olumsuz fiyatlanıyor. Bu döngü 2021 yılının sonuna kadar bu şekilde devam edecek gibi gözüküyor. Burada ülkelerin salgını ne derece yönettiğine göre değişebilir. Tedbirler, aşılarla önümüzdeki aylarda durum daha da netleşecektir düşüncesindeyim. Ağustos ayı içinde mevcut Delta varyantının yanında yeni varyantlarında çıkması işleri biraz daha zora sokabilir. Yeni ayda salgınla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor olacağız. 

      Fed’in, ağustos ayında bir toplantısı yok. Ancak 26-28 Ağustos tarihlerinde Jackson Hole var ve orada Fed Başkanı Powell’ın konuşması, piyasaya vereceği sinyaller önemli olacaktır. Yazının başında da belirttiğim gibi salgın yine ilk sırada yerini koruyacaktır. Sonuçta salgınla ilgili endişeler, ülke ekonomilerinin toparlanmakta zorlanmasına neden olabileceği için bu durum Fed’in erken aksiyon alma ihtimalini de törpülüyor. Fed zaten bu ihtimali göz önünde bulunduruyor mevcut risklerin altını çiziyor. Bu nedenle ekonomiyi bir süre daha destekleyeceklerini belirtiyorlar. Vakaların daha da artması, yeni varyantların çıkması, Fed’in de bir o kadar beklemede kalması anlamına gelebilir. Bu açıdan bakıldığında, açıklanacak veriler ve Fed üyelerinin konuşmalarının önemli olduğunu söylüyoruz ama asıl işleri belirleyecek olan salgının gidişatı. Salgın ne kadar kontrol altına alınır, aşılamada geri kalmış ülkelerde aşılanırsa, o zaman makro açıdan nefes alabilmek mümkün olabilir.

      Ağustos ayında Jackson Hole toplantısının olacağını belirttim. Daha önceki toplantılarda, Powell verdiği mesajlarla piyasalarda oynaklığa neden olmuştu. 21-22 Eylül Fed toplantısı öncesinde Powell’ın 26-28 Ağustos tarihlerinde Jackson Hole toplantısında sürpriz ifadeleri veya şahinleşmeye başlaması, Eylül ayındaki beklentileri şekillendireceği gibi Doların küresel çapta güçlenmesini sağlayabilir. Bu tablo, ABD’de işlerin iyiye gidiyor anlamını çıkarmamıza neden olur. Enflasyon konusunda “geçici yükseliş” şeklinde beklentiler yoğunlaşırken, istihdamda hala hedeften uzaktalar. Fed’de bunu gördüğü için özellikle istihdamdan memnun değil. Salgında ABD’de 7.5 milyon istihdam kaybı yaşandı ve toparlanmasının uzun süreceği ifade ediliyor. Böyle bir süreç karşısında ilk olarak Fed’in istihdam konusunda ikna olması gerekecek ve bunun daha zaman alacağını da düşünürsek, Eylül toplantısına kadar açıklanacak istihdam verilerinin bu konuda bir ışık tutması beklenebilir. Eylül toplantısında hala istihdam açısından pek umutlu olmazlarsa, Aralık toplantısına kadar piyasa Fed’den bir aksiyon beklentisi içerisine girmeyebilir.

      Yurtdışında Fed etkisi hala konuşuluyor ve yurtiçinde de yansımaları görülüyor. Fed’in adımları, borsalar üzerindeki etkisi zaman zaman Borsa İstanbul’da da hissediliyor. BIST100 için yeni bir hikaye gerek. Birkaç aydır aynı şeyleri konuştuğumuz için risk iştahı zayıf kalmaya devam ediyor. Dışarıda ve içeride aynı belirsizlikler sürdüğü müddetçe borsada da yükselişin bir süre daha zorlanmasını beklerim. Teknik açıdan, 1460 kritik bir direnç ve ben bu yazıyı kaleme aldığım zaman, borsa 1400 puan altında işlem görüyor. 1460 puanı neden belirttim çünkü borsa bu direnci aşabilirse bu doğrultuda alımların hızlanmasını beklerim. Ama bunu görmediğim sürece olası bu seviyeye doğru tepkileri, “geçici yükseliş” şeklinde yorumlarım. Geri çekilmelerde kritik noktalar 1340 puan altında 1300 olarak izleniyor. Bu seviyenin de altında Mart ayında gördüğümüz 1256 bu yılın en düşük seviyesi, bir diğer kritik destek noktası olarak takip edilebilir. Bu hafta itibariyle ikinci çeyrek finansallarda açıklanmaya başlıyor. Ağustos ayı içerisinde de hisse bazlı ayrışmalar sürebilir. Ancak ana resimde endeks için özellikle yukarıda belirttiğim direncin oldukça önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. ABD’de S&P 500 endeksinin teknik görünümde güçlü kalmaya çalıştığını ve bunun da en azından bizim içeride borsadaki satışların sınırlı kalmasını desteklediğini düşünüyorum. S&P 500 endeksinde olası bir satış, içeride de bir o kadar hızlı düşüşü beraberinde getirebilir. Ağustos ayı için TCMB’nin faiz kararı, Fed’den söylemler ve ABD S&P 500 endeksinin görünümü, borsa açısından takip edilmeli.

       

      Yazının Devamını Oku

      Piyasalarda kritik dönemeç

      24 Haziran 2021
      Bu senede Haziran ayında gelenek bozulmadı ve piyasalarda kritik bir dönemece gelindi. Pandemi döneminde “güvercin” tonunu koruyan Fed artık “şahin”leşmeye başlıyor.

      ABD’de Biden hükümetinin göreve gelmesinden bu yana aşılama konusunu iyi yönetiyor olması ve teşvik paketlerinin etkisi, bunların yanında Fed’in destekleyici politikasını koruması, ABD ekonomisinde hızlı toparlanmayı da beraberinde getirmeye başladı. Açıklanan verilerin beklentileri karşılaması, piyasalarında Fed’in artık sıkılaşmaya başlayabilir algısını güçlendirdi. Haziran toplantısında Fed’den tahvil alım konusunda bir sinyal beklenirken, Fed 2023 yıl sonuna kadar iki faiz artış öngörüsüyle piyasaların karşısına çıktı. Beklenmedik bu revizyon, piyasalarda sert satışlara neden oldu. Hisse senetlerinden ve emtialardan çıkışlar, Dolar ve tahvile doğru girişler görüldü. ABD’de enflasyon son yılların en yüksek seviyesinde açıklanırken, Fed bunu “geçici” olarak yorumluyor.

      Pandemi öncesi ABD’de istihdam piyasası hedefler doğrultusunda ilerliyor ve bir sıkıntı görülmüyordu. Ancak salgın nedeniyle kapanmalar, işsizliğin hızlı bir şekilde yükselmesine neden olduğu gibi istihdam piyasası da bozuldu. Son bir yıllık görünüme bakıldığında, istihdamın kayıplarını telafi etmeye başladığını gözlemliyoruz ama bazı veriler (TDI, ADP ve haftalık işsizlik başvuruları) kafa karıştırabiliyor. Bu nedenle, önümüzdeki günlerde istihdam piyasasına dair açıklanacak veriler ne kadar iyileşme yolunda bir tablo yaratırsa, Fed daha da şahinleşmek isteyebilir. Özellikle istihdam ve enflasyon, hedefler doğrultusunda ilerlediği sürece, mevcut politikada değişikliğe gidilebileceğini belirtiyorlar. Toplantıdan biraz daha önceye gitmek istiyorum. ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, faiz konusunda piyasayı ısıtmaya çalışıyor.

      Geçtiğimiz aylarda, faiz artışına sıcak bakıldığına dair mesaj verip sonrasında düzeltme yaparak, piyasalarda tansiyonu dindirmişti. Toplantı öncesi yine benzer söylemlerde bulunan Yellen bu sefer herhangi bir düzeltmede yapmadı. Yellen piyasaları bu açıdan alıştırmaya başlıyor gibiydi. Ancak projeksiyonlardan sonra bu konuda pek becerikli olduğu söylenemez. Piyasa anlaşılan faiz konusunda bu kadar erken bir sinyal beklemiyordu. Dünya normalleşmeye başladıkça Fed’den de sesler gelmeye başladı. Yılın kalanı içinde hareketli olacağını söylesek, yanlış olmaz.

      Fed’den gelen seslerin ardından TCMB’nin de Haziran ayı toplantısı bulunuyordu. TCMB mevcut duruşunu korumaya devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda, yerli ve yabancı yatırımcılarla video konferans yoluyla görüşen TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu aslında bunun sinyalini vermişti. Enflasyonda belli bir süre yatay bir görünüm izleyeceklerini tam olarak düşüş patikası için daha zamanın olduğunu belirtmişti. Faiz konusunda 3.çeyrek sonu veya 4.çeyrek başına işaret edilmişti. Dolayısıyla Haziran metninde de kararlı bir şekilde sıkı duruşunu koruyan bir Merkez vardı karşımızda. Ancak Fed’in yılın sonlarına doğru varlık alım programıyla birlikte sıkılaşma yolunda atacağı adımlar, Türkiye dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin Merkez Bankaları açısından zorlu bir süreç olacağını da bize gösteriyor.

      Aşılamanın hız kazanmasıyla dünya normalleşiyor diyoruz ancak yeni varyantlarla piyasaların kafası karışabiliyor. En son Delta varyantı duyuruldu, Hindistan ve İngiltere’de görülen bu varyant nedeniyle İngiltere kısmi açılma konusunda bir dört hafta kadar erteleme yaptı. Ancak aşılama konusunda iyi bir süreç ilerliyor ve mevcut aşıların, yeni varyantlara karşı koruyuculuğunun yüksek olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla bu durum piyasalardaki panik havasının önüne geçmeyi başarıyor. Buradan nereye bağlayacak derseniz, petrol fiyatlarına…

      Pandemiyle birlikte petrol fiyatlarında da dalgalanmalar görülmüştü. Oldukça dip noktalara gerileyen petrol fiyatları nedeniyle yatırımcılar zorlu bir dönem geçirdi. Seyahat kısıtlamaları, stoklardaki artış ve salgının hızlı yayılması, petrolde talebi olumsuz etkileyerek, talebin azalmasına neden oldu. Ancak 2021 yılında artık dengeler değişmeye başladı. Öncelikle burada en büyük etken OPEC ‘in bu süreçte aktif bir şekilde rol oynamasıydı. Aylık toplantılar düzenleyerek, petrol piyasasını dengelemeye çalıştılar ve bunun meyvelerini artık alıyorlar. Bir diğer önemli etken ise aşıların bulunması ve dünyanın aşılanması oldu. Aşılamanın yaygınlaşmasıyla birlikte açılmaların başlaması, seyahat engellerinin kaldırılması, petrol talebini de iyileştirmeye başladı. İran nükleer anlaşmasına gelecek olursam, Viyana’da görüşmeler sürüyor

       En kısa sürede sonuca varacağız deseler bile ABD İran’a uygulanan tüm yaptırımları kaldırmaya pek niyetli değil. Dolayısıyla bu durum İran petrolünün piyasaya geç gelmesi olarak yorumlanıyor ve petrolü olumlu etkiliyor. Bunların yanında petroldeki toparlanma yabancı kurumların raporlarına da yansımaya başladı. Bir çok kurum orta ve uzun vade beklentilerini yukarı yönde revize ediyor. Özellikle salgının önüne geçilmesi ve yeni varyantlara karşı mevcut aşıların koruyuculuğunun olması, dünyanın yavaş yavaş eskiye dönmesiyle birlikte petrol fiyatlarındaki oynaklığın devam etmesini ve geri çekilmelerin olası bir durum olmadıkça sınırlı kalmasını bekliyorum. Orta ve uzun vade açısından petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesini öngörebilirim.

      Yazının Devamını Oku

      ABD borsalarında rekorlu hafta geride kalıyor

      16 Nisan 2021
      ABD borsalarında rekor seviyelerin test edildiği, ABD 10 yıllık tahvil faizinin gevşemeye başladığı, ons altının uzun zamandır aşmakta zorlandığı 1750 dolar üzeri seyirlerin izlendiği ve petrol fiyatlarına dair beklentilerin güçlendiği bir haftayı geride bırakmaya hazırlanıyoruz.

      ABD’de işler kısa vade için yolunda gidiyor. Biden hükümeti aşılama konusunu oldukça iyi yönetiyor. Aşılama hedefini arttıran Biden, bu hafta Johnson&Johnson aşısının kullanımı askıya bile alsalar yine de aşılama politikasını sekteye uğratan bir durumun olmadığı da ifade ediliyor. Ekonomiyi desteklemek adına teşvik paketlerinin etkisi, işletmelerin yeniden açılmaya başlaması, ABD ekonomik verilerine yansımaya başladı. Son günlerde başta enflasyon verileri olmak üzere beklentilerin üzerinde veriler açıklanıyor. İstihdam tarafında ise en son dün açıklanan haftalık işsizlik maaşı başvuruları verisi, Mart 2020’den bu yana en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Yavaş yavaş istihdamda geçtiğimiz yılki kayıpların telafi ediliyor olması, istihdam piyasasında toparlanma ivmesini hızlandırabilir. Tabii bunu şimdiden ifade etmek biraz erken.

      Sonuçta yeni yeni ABD’de işler yolunda giderken, Fed’de bir o kadar geriden geliyor. Yani Fed agresif değil, şahin hiç değil oldukça güvercin tonunu korumayı sürdürüyor. En son bu hafta Fed Başkanı Powell konuşması takip edildi. Powell, hala kısa vade için beklentilerinde olumlu ancak orta-uzun vade için izlenmesi gerektiğini, varlık alım programında da azaltmaya gidilmesi için hedeflerin istikrarlı bir şekilde ilerliyor olmasının altını çiziyor ve bu programın azaltılmasını da faizlerden çok önce yapılabileceğini de belirtiyor.

      Aslında, Powell’da özellikle aşılamadaki hızlanma ve verilerdeki ivmelenme sonrası biraz daha optimist bakmaya çalışıyor. Şu aşamada artık piyasa onun erken reaksiyon almayacağına ikna oldu. Bu nedenle, tahvil faizinde yükseliş görülmesine karşın piyasa eskisi kadar olumsuz fiyatlamıyor. Bu hafta, ABD’de yapılan tahvil ihalelerine gelen talebinde yeterli olması, ABD 10 yıllık tahvil faizinin gevşemesini de destekledi. Bu doğrultuda, piyasalarda nefes alırken, gelen ekonomik veriler, ABD’de banka bilançolarının da piyasaların beklentisinin üzerinde sonuçlar getirmesi ve aşılama politikasının da etkisiyle, bu hafta ABD borsalarında rekor seviyeleri görmüş olduk. Ben yazıyı kaleme aldığım saatlerde, ABD vadelileri karışık seyrederken, spot piyasa kapalı. Bugün için rekor seviyeler görülür mü, emin olmak güç. Ancak borsalardaki iyimser seyrin korunmasını bekleyebiliriz.

      Bugün ABD 10 yıllık tahvil faizindeki gevşemenin de sürüyor olması, piyasaları şimdilik sakinleştiriyor. Neden faiz düşüyor dersek, bu hafta ihalelere gelen tatmin edici talep ve piyasanın artık kısa vadede enflasyonda iyileşme konusunda ikna olması, aslında faizleri biraz daha yatıştırdı. Bu doğrultuda, bu hafta teknoloji hisselerinde de alımlar geldi. Biden göreve geldiğinden bu yana salgınla mücadele ve ekonominin toparlanması adına oldukça iyi çalışıyor. Yeşil enerji içinse en son açıkladığı alt yapı paketi konusunda ise her türlü müzakereye açık olduğunu belirtiyor. Ancak siyasi açıdan, Rusya ve Çin ile olan ilişkiler biraz kafa karıştırıcı ve pek hoş karşılanmıyor. Bunların yanında İran ile nükleer anlaşma görüşmeleri konusunda ise ABD’nin erken hareket etmeyeceği de belirtiliyor.

      Bundan sonraki günlerde, ABD’de siyasette takip edilebilir düşüncesindeyim. İşler daha da kötüye gitmezse fiyatlamalar nezdinde ciddi bir yansıma oluşmayabilir. İlk olarak piyasa, salgın ve ekonomik verilerle, ekonominin ne durumda olduğunu takip ettiği için bunların yansımalarını piyasalar üzerinde daha çok hisseder olduk.  27-28 Nisan tarihlerinde yapılacak Fed toplantısından önceki son hafta yani gelecek hafta Fed tarafı suskun olur. Her toplantı öncesinde olduğu gibi Fed üyelerinden konuşmalar görmeyiz. Gelecek hafta ABD’de imalat ve hizmetler PMI verileri ile haftalık işsizlik verileri gündemde. Onun dışında, yukarıda da belirttiğim gibi Biden’ın diğer ülkelerle olan ilişkisi, 10 yıllık tahvil faizinin seyri, salgında son gelişmeler ve ABD’de açıklanacak bilançolar, piyasaların takibinde olmaya devam edecektir. 

      Yazının Devamını Oku

      Borsa İstanbul Kararsız

      3 Mart 2021
      Borsa İstanbul’da hafta başındaki sert yükselişe rağmen hacmin zayıf olduğu dikkat çekmişti. Dünde, endeksin hareketi yatay ve hacim bir gün önceye göre daha iyiydi. Bu nedenle, endekste kararsız bir tablonun olduğunu gözlemliyorum.

      Son günlerde, hisse bazlı hareketlerin daha baskın olduğunu da söylemek mümkün. Bu nedenle, hisse bazlı seviyeler daha önemli bir durumda. Geçtiğimiz haftada, ABD'de tahvil faizlerinin etkisiyle küresel anlamda bir satış dalgasıyla karşılaşıldı bizde bundan negatif etkilendik. Piyasalarda bir hassasiyet söz konusu. İçeride dördüncü çeyrek bilançolarında sona yaklaştık, dolayısıyla ilerleyen günlerde hisse bazlı hareketlerin etkisi biraz azalabilir.

      Dışarıda, tahvil faizi piyasaların odak noktasında olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz haftaya göre gevşeme var; ancak piyasa hala bu konuda tedirgin. Dün ABD Merkez Bankası (Fed) üyesinden gelen açıklama bu tablo karşısında, varlık alım programını azaltmayı geciktirebileceğini ifade etmişti. Fed'in kısa vadede aksiyon almaması konusunda piyasa ikna olmalı ki, fiyatlamalar biraz daha rahatlayabilsin. Yarın Fed Başkanı Powell'ın bir konuşması bulunuyor, tahvillerle ilgili söyleyeceği açıklamalar, piyasalarda hareketlenme yaratabilir. Hassas bir konu.

      Aşının dağıtımı konusunda hızlanma çalışmaları, salgında toparlanma beklentileri, Türkiye'nin salgın döneminde büyümesi, gelecek hafta açıklanacak reform paketi, yabancı kurumların Türkiye'nin büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etmesi, aslında yurtiçi piyasalar açısından olumlu gelişmeler.

      Ancak teknik olarak, bir sıkışma olması borsanın hareket alanını kısıtlıyor. Dolayısıyla, şu anda alımların görüldüğü borsa için 1550 direncini izleyebiliriz. Bu direncin üzerinde günlük kapanışlar görülmediği takdirde borsadaki bu hareketin tepki yükselişi olarak yorumlanması mümkün. Ana resimde olası bir satış görülürse bu durumda 1440-1430 bir önceki dip noktaları takip edilmeli ve bu seviyeye kadar karşılanırsa yeniden tepki alımlarının gelebileceğini söyleyebiliriz. Kısacası, endeks için toparlanma çabası görülüyor ama belirttiğim direnç aşılamadığı sürece bu iştahın kısa vade için zayıf kalmasının muhtemel olacağını düşünüyorum.

      Yazının Devamını Oku

      Bu senenin yıldızı ‘Gümüş’ olabilir mi?

      18 Ocak 2021
      Göreve başlamadan önce, 1.9 trilyon dolarlık yeni bir paket açıklayan Biden, piyasaların beklentisi doğrultusunda hareket etmeye başladı. Küresel çapta ekonomiler hala toparlanmakta zorlanıyor çünkü salgın devam ediyor.

      Aşılama aralık ayından bu yana başladı, ancak buna rağmen vaka sayılarında istikrarlı bir düşüş görülemiyor. Bunun yanında, piyasada risk iştahı zaman zaman olumlu seyretmesine rağmen genel anlamda zayıf. Hisse senetlerinden kaçan yatırımcı, emtialara doğru yatırımını yapıyor. Bu gelişmeler ışığında, gümüşten bahsetmek istiyorum. Gerek çevremden, gerek yatırımcılardan gelen talepler doğrultusunda bu yılın parlayan yıldızı “Gümüş” olabilir mi sorusuna cevabı vermeye çalışacağım.

      Vadeli piyasalarda, gümüş fiyatları hızla yükseldi. Geleceğe dair beklentiler, gümüşün yükselmesini sürdürmesi yönünde. Bunu etkileyecek faktörlere bakıldığında, dünya hala salgınla mücadele ediyor ve ekonomiler istenilen düzeyde değil. Açıklanan veriler piyasalarda beklentilerin altında kalıyor. Ülkelerin merkez bankaları ve hükümetler, ekonomilerin toparlanması adına hamleler yapmasına karşın yine de bazı durumların önüne geçilemediği dikkat çekiyor. Atılan adımlarla, piyasalarda likidite bolluğu yaratıldı. 

      Çin ve ABD gibi dünyanın iki önemli ve büyük ekonomileri yakından izleniyor. 2020 yılının sonuna doğru, Çin’den yavaş yavaş toparlanma sinyalleri gelmeye başlamıştı. Hatta, vaka olmaması, salgının artık Çin’de son bulmasını bile destekledi. Ancak, zaman zaman vaka çıkabiliyor ve bu durum sınırlı da olsa piyasaları endişelendiriyor. Buna rağmen, Çin yılın genelinde, alt yapı ve inşaat yatırımlarını hızlandırırken, mali ve parasal teşviklerle piyasaya destek verdi. Bunun yanında, salgının da kontrol altına alınmasıyla birlikte Çin’de açıklanan ekonomik verilerde beklentileri karşılamaya başladı. En son, Çin’in GSYIH verisi açıklandı ve 2020 yılını beklentilerin üzerinde bir büyüme kaydederek tamamladığı görülüyor.

      ABD’de ise daha işler bu kadar hızlı anlatılacak gibi durmuyor. Biden, salgınla mücadele için hükümetiyle birlikte elinden ne geliyorsa yapacağını belirtirken, vaatleri arasında 100 günde 100 milyon doz aşı olabileceğini belirtmişti. Fed tarafında da, düşük faiz ortamı devam edecek, Powell en son açıklamasında bu konuya son bir kez daha nokta koymuş oldu. Verilerde de, istikrarlı bir toparlanma şimdilik görülmediği için ABD açısından bu ayki yazımda çok olumlu bir tablo çizemiyorum. Ama ABD ve Çin’i neden belirttiğimi söylemek isterim, çünkü her iki ülke gümüşte en çok tüketim yapanlar arasında. Dolayısıyla bu yıl bu ülkeler toparlanmakta hız kazanırsa bu durum gümüş fiyatlarına da olumlu yansıyabilir. Şimdilik, Çin’den buna dair yeşil ışık yanmaya başlamışken, ABD’nin bu yıl içerisindeki performansı önemli olacaktır.

      Gümüş için bir diğer dikkat çeken konu ise, yenilebilir enerji hakkında olduğunu söylemek isterim. Joe Biden, kasım ayındaki seçim öncesi yapmış olduğu açıklamalarında bir takım vaatler vermişti. Yenilebilir enerji bu vaatler arasında ve bu konu hakkında yapmış olduğu açıklamasında, “ABD’nin 2050’ye kadar sıfır karbon salınımıyla yüzde 100 temiz enerjili bir ekonomiye geçişinin gerekliliğini belirtirken, iklim ve çevre eşitliği teklifinin çatısı altında, gelecek 10 yıl içerisinde sürdürülebilir bir gelecek için 1.7 trilyon dolar federal yatırımı öngördüğünü” de ifade etmişti. Bu açıklamaların ardından o dönem ABD piyasalarında temiz enerji hisselerindeki yükselişe birlikte tanık olmuştuk. Peki, bunun gümüş ile ne alakası var diyorsanız, gümüş geniş bir endüstriyel kullanıma sahip ve birçok alanda kullanılıyor. Yenilebilir enerji alanında birçok örnek verebiliriz, ben sizin için güneş panellerini belirtmek isterim. Çünkü gümüş bu panellerin yapımında kullanılıyor. 2021 yılında bu panellerin üretiminde bir artışın görülmesi, gümüşe olan talebinde canlanmasını destekleyebilir. Bu doğrultuda, gümüş fiyatlarında yukarı yönde bir eğim izlenebilir.

      Özellikle, ABD ekonomisinin toparlanmakta zorlandığını belirtirken, bu durum ABD dolarının da gevşek seyrinin sürmesine neden olabilir. Zayıf bir dolar, gümüşün yükselişini destekleyebilecek bir diğer etken olarak gösterilebilir. En son açıklanan teşvik paketinin dışında yılın genelinde ekonomideki görünüm yeni teşvik paketlerine neden olabilir ve bu durumda gümüş pozitif bir etken aslında. Sonuç olarak, gümüş için doların durumu, teşvik paketleri, Biden’ın hamleleri, yenilebilir enerji konusu, ABD ve Çin ekonomilerinin görünümü bu yıl içerisinde yakından izlenecek gelişmeler arasında yer alıyor. Gümüş için 2021 yılı tıpkı 2020 yılı gibi hareketli geçeceğe benziyor, aynı zamanda gümüşün yükselişini destekleyecek etkenlerde bulunuyor. Gümüş için bu yılın yıldızı olabilir gibi bir hava var ancak bu durum yıl içerisindeki dinamiklerle değişiklik gösterebilir. Bunu da unutmamak gerekiyor.

      Yazının Devamını Oku

      ABD'de Başkanlar değişirken, altında neler oluyor?

      11 Ocak 2021
      20 Ocak tarihinde ABD Başkanı D. Trump koltuğunu yeni Başkan Joe Biden’a devredecek. Kasım ayından bu yana mağlubiyeti kabul etmeyen Trump, yeni yılda artık pes etti.

      Geçen hafta, ABD Kongresi Biden’ın başkanlığını tescilledi. Ayrıca, Senatoda ikinci tur seçim yapıldı, son kalan iki koltukta Demokratlara geçti ve sonucunda 50-50 Demokratlar ve Cumhuriyetçiler Senato’da söz sahibi olmuş durumda. Kongre’nin yeni Başkanı tescillenmeden öncede Kongrede tatsız olaylar yaşandı. Trump destekçileri Kongre binasını bastı ve hiç beklenmeyen görüntülerle karşı karşıya kaldık. ABD için zorlu bir gündü, hatta Washington’da o an sokağa çıkma yasağı bile ilan edildi. Şimdi ise gözler Trump’ın azil sürecine çevrildi.

      Yaşanan bu olay sonrasında, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Pelosi yapmış olduğu açıklamasında, ABD Başkan Yardımcısı Pence'in, Başkan Donald Trump'ın görevden alınması sürecini işletmemesi durumunda azil sürecine derhal başlayacaklarını belirtti. Yeni haftaya bu gündemle başlayan piyasalarda ABD vadelileri satıcılı seyrediyor. Ancak, altında bu kaostan kendisini besleyemedi ve gücünü kaybetmiş durumda.

      Altını olumsuz etkileyen faktörleri ele aldığımda, Dolar endeksinin 90 puanın üzerine doğru yükselerek teknikte sınırlı da olsa güçlenmeye başlaması ve ABD hazine tahvillerinin yükselmesi olarak sıralayabilirim. Salgın devam ederken, aşılama dünya genelinde yayılıyor. Ancak, hala vaka sayılarında istikrarlı bir düşüş görülemiyor. Bu durumda, 2021 yılının ilk çeyreğinde de ekonomilerde toparlanmanın zor olabileceğini bize gösteriyor. Ekonomilerde çarklar tam dönmezken, Biden piyasalara can suyu olabilir. Gelecek hafta, yeni teşvik paketinin detaylarını açıklayacağını ve yeni paketlerinde trilyon dolar olacağını ekledi.

      Kısacası, Trump zamanında sekteye uğrayan mali harcama paketleri anlaşılan Biden döneminde daha hızlı hayat bulacak. Zaten Demokratların bu seçimi kazanmasının ardından ayrıca Senato’da çoğunluğu almaları sonrasında piyasalarda teşvik paketine dair beklentileri güçlendirmişti. Dolayısıyla Biden açıklamaları piyasaların beklentisi doğrultusunda gerçekleşiyor ancak şimdilik. Gelecek dönem için siyasinin verdiği vaatleri uygulayıp uygulamaması durumunda piyasalarda ona göre fiyatlamalar izlenebilir.

      Trump zamanında, Kuzey Kore- Çin – İran gibi ülkelerle oldukça kaotik şeyler yaşandı. Biden’ın gelmesiyle birlikte gözler özellikle İran ve Çin arasındaki gelişmelere çevrildi. Hatta, İran, Biden için umutlu ve İran’a yapılan yaptırımların yumuşatılmasını bekliyor. ABD’nin siyasi ilişkileri bu dönemde ön planda kalmaya devam edecek.

      Yılın ikinci haftasında, ABD TÜFE, Fed Bej Kitap Raporu, Fed Başkanı Powell konuşması takip edilecek. Ancak, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, veriler hala ikinci planda. Dolayısıyla bu gelişmeler arasında Fed Başkanı Powell’ın konuşması önemli olabilir. Haftaya Biden’ın göreve başlamasını ve yeni kapsamlı teşvik paketinin yolda olmasını, Powell yorumlayabilir. Bir dönem, Trump, Powell için “pişman” olduğunu ifade ediyordu. Powell, 2018 yılında Trump tarafından seçilmiş ve Fed Başkanı olmuştu. Trump ile çalışmak onun için pek kolay olmadı. Teknik olarak Powell’ın 2022’de görev süresi bitiyor. Bu yıl içerisinde yeni Fed Başkanına dair spekülasyonlarda gündeme gelebilir veya Biden, Powell’ın görev süresini uzatabilir. Powell’da görev süresi boyunca, iki Başkanla da çalışmış oluyor. Bakalım, onun için bu dönem nasıl olacak, hep birlikte göreceğiz. 

      Altın, 2020 yılında 1517 dolar seviyesinden açılış yaparak yıl içerisinde 2075 dolar seviyesine kadar yükseldi. Altında 2075 dolar seviyesi tüm zamanların rekor seviyesi olarak görülüyor. Geçen yıl salgın nedeniyle ekonomilerin durma noktasına gelmesi, riskli varlıklardan kaçışlar, altına olan talebin canlanmasına neden oldu. Yılın sonuna doğru gücünü kaybederek 1900 dolar seviyesinden 2020 yılını kapatmış oldu.

      Geçen hafta, 2021 yılının ilk haftası ve piyasalar açısından yine hareketli geçti. Altın, bu yıla 1900 dolar çevresinde başlarken, 1959 dolar seviyesine kadar yükselmeyi başardı. Ancak bu yükseliş kısa soluklu oldu. Sonrasında 1900 dolar seviyesinin altına doğru hızlı güç kaybeden altın 1840 dolar bölgesinde işlem görüyor. Ons altın için 1868 dolar ve 1879 dolar direnç noktaları olarak takip edilebilir. Bu direnç noktalarının altında kalmaya devam ederse bu durumda yükselişini sürdürmekte zorlanabilir düşüncesindeyim. Ancak piyasada riskler hala sürüyor.

      Yazının Devamını Oku

      Aşı haberleri risk iştahını desteklemeye başladı

      16 Kasım 2020
      Bu yılı salgın nedeniyle oldukça yorucu geçiriyoruz. İkinci dalganın önüne geçilemiyor. Avrupa’da karantinalar başlarken, ABD’de de vaka sayılarında rekor artışlar dikkat çekiyor.

      ABD’de yeni Başkan Biden’ın ekibi, ulusal çapta bir kapanma istemediklerini ifade etti. Piyasalardaki risk iştahını olumlu etkiliyor. Ancak, hala Biden’ın kazandığını kabul edemeyen bir ABD Başkanı D. Trump var. Hafta sonu yapmış olduğu açıklamalarında, “hile yoluyla” bir kazanma olduğunu söylemesine karşın yine de koltuğunu vermeye niyeti yok gibi duruyor. Devir teslim töreni Ocak 2021’de olması bekleniyor. Bu sürece kadar Trump’ın sivri dili durmayacaktır.

      Daha şimdiden teşvik paketi görüşmelerinin durdurulmasına neden olurken, Çinli şirketlere daha fazla yaptırım ve ticaret sınırlaması uygulamayı planladığına dair söylemlerde kulislerde konuşuluyor. Özellikle, teşvik paketine dair beklentiler seçim sonrasına kalmıştı anlaşılan kısa vadede kapsamlı bir paket ortaya çıkacak gibi durmuyor. Ekonomi için oldukça kötü bir senaryo çünkü geçtiğimiz hafta Merkez Bankaları Forumunda konuşan ECB, Fed ve BoE Başkanları aşıya rağmen, mali ve parasal politikaların devam etmesinin altını çizmişti ve ekonomilerin teşvik paketlerine ihtiyaç olduğunu vurguladılar. ABD’de görüşmelerin sekteye uğraması kısa vadede bir paketin hayata geçirilmesini zorlaştıracaktır.

      Geçtiğimiz hafta, Pfizer ve BioNTech tarafından aşı çalışmalarına dair umut verici açıklamalar piyasalara nefes aldırmış ve borsalara alımları beraberinde getirmişti. Bugünde bir diğer haber Moderna’dan geldi. Moderna'nın aşı çalışmalarının sonuçlarına göre, virüse karşı geliştirilen aşının %94.5 etkili olduğu belirtiliyor. Bu haberin etkisi şu sıralarda, borsalardaki alımları destekliyor. Bir süredir aşı çalışmalarına dair olumlu bir tablo çizilmezken, ard arda gelen aşı haberleri bu anlamda piyasaları şimdilik rahatlatıyor. Kısa vadede net sonuç daha önemli olacaktır. Bu çalışmaların sonucunda aşıların dağıtımı filan derken aslında önümüzde yine hareketli bir dönem bizleri bekliyor. Yine de dünya genelinde artan vaka sayılarına karşın aşı çalışmalarına dair gelişmeler endişeleri bir nebze de olsa törpülüyor. Risk iştahının toparlanmasını destekliyor. Unutmamak gerekiyor, hassas günlerden geçiyor ve aşı çalışmalarında en ufak bir sekteye uğrama durumu, piyasaların aldıklarını geri vermesine neden olabilir. Şimdiden güçlü bir risk iştahının oluştuğunu bu anlamda düşünmüyorum. Bir süre piyasalar bunu fiyatlar ancak ülke genelinde kapanmalar artarsa borsalardaki satışları tetikleyebilir.

      Bizim içeride bu haftanın gündemi 19 Kasım tarihinde yapılacak TCMB faiz kararı. Geçtiğimiz hafta ekonomi yönetimindeki değişiklikler ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomiye yönelik açıklamaları, TL varlıklar açısından olumlu oldu. Dolayısıyla Dolar/TL kurunda gevşeme izlenirken, Borsa İstanbul’da yeni rekor seviyelerin test edildiğine şahit olduk. Bu iyimserliğin faiz kararına kadar devam etmesini ve sonrasında gelecek kararla beraber Merkez Bankasının açıklamaları doğrultusunda piyasaların şekillenmesini bekleyebiliriz. İvedilikle hayat geçirilmesi planlanan reform paketlerinin etkisi ilerleyen süreçte sektörler açısından da olumlu olacağını düşünüyorum. BIST100 endeksi bugün 1309 seviyesi ile tüm zamanların rekorunu test etti ve bu direnç alanını aşamadığı için yerini kar satışlarına bıraktı.

      Teknik olarak endeks olumlu seyrini korumaya devam ediyor. İlerleyen günlerde, endeksin 1300 seviyesinin üzerinde kalmaya devam etmesi yükselişin sürmesi adına önemli olacaktır. Bu doğrultuda, yatırımcılar portföylerindeki hisse stratejilerini korumaya devam edebilirler. Endeks 1300 üzerinde kaldığı sürece de hisse ağırlığını arttırabilir düşüncesindeyim. Endekste 1280 – 1276 – 1265 seviyeleri destek konumunda. Olası satışlar bu desteklere kadar karşılandığı sürece ciddi bir satış baskısından bahsedilmeyebilir. 

      Aşı haberlerinin etkisi risk iştahını desteklerken, güvenli limanlara olan talebinde zayıflamasına neden oluyor. Bugün, Moderna’nın aşı haberi öncesinde 1900 dolar direncini zorlayan ons altın, Moderna haberiyle yeniden aşağı yönde tepki vermeye başladı. Altın içinde oynaklığın yüksek olduğu günlerden geçiyoruz. Teşvik paketi, aşı çalışmaları, artan vaka sayıları, Trump’ın koltuğu devredene kadar olası yapabileceği yaptırım tehditleri, ABD ile Çin ve Trump-Biden ikilisi kısacası yazımın başında saydığım unsurlar altının seyri açısından izlenmeli. Bu süreçte net bir yönden bahsetmek zor olabilir.

      Altındaki yön arayışının sürmesini bekliyorum. Bu süreçte 1900 dolar seviyesi psikolojik direnç konumunda. Bu direncin aşılması durumunda kademeli bir şekilde toparlanmasını bekleyebiliriz. Bu doğrultuda 1905-1910 dolar ve 1912 dolar dirençleri takip edilebilir. Altında ana destek 1850 dolar seviyesinden geçiyor yani olası satışlar yine bu desteğe kadar karşılanırsa altında yerini tepki alımlarına bırakabilir. Altın için yeni bir trendden bahsetmemiz için aşağıda 1850 dolar ve yukarıda 1900 dolar kırılma noktaları olarak izlenebilir. 

       

      Yazının Devamını Oku

      Piyasadaki dinamikler borsa üzerinde nasıl etkili?

      13 Ekim 2020
      Küresel piyasalarda, dinamikler sürekli değişiyor. Teşvik paketinde anlaşma yolunda ilerleyen ABD bir anda Trump’ın durdurma talimatıyla karşı karşıya kalırken, birkaç gün sonra daha kapsamlı bir paket isteyen yine aynı Başkan Trump oluyor.

      Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında anlaşmazlığın sürmesi nedeniyle piyasalar kısa vadede teşvik paketinin hayata geçeceğine dair biraz endişeli. Ekim ayının ilk günlerinde, Covid19 testi pozitif çıkan Trump’ın doktorları, bu hafta Trump’a yaptıkları arka arkaya testler sonucunda negatif sonuç aldıklarını belirtmesi en azından sağlık durumuna dair tedirginliğin azalmasını destekledi.

      ABD’de Başkanlık seçimlerine doğru zaman daralıyor ve anketlerde son dönemde Biden’ın da öne geçtiği ifade ediliyor. Normalde, 15 Ekim günü Trump ve Biden ikinci kez karşı karşıya gelecekti. Ancak Trump’ın sağlık durumu nedeniyle online münazara yapılmasına Biden sıcak bakarken, Trump reddetti. Bu nedenle, münazarayı organize eden Başkanlık Münazaraları Komisyonu da ikinci tur münazara tarihini 22 Ekim olarak belirlemek zorunda kaldı. Kısacası, Trump hastalandığı dönem bile piyasaları yapmış olduğu açıklamalarla etkileyebiliyor.

      Dışarıda, politik riskler, seçim belirsizliği ve aşı ile ilgili gelişmeler yakından izleniyor. Dolayısıyla borsalarda risk iştahının çok güçlü olmadığını gözlemliyoruz. Bu sabah gelen bir habere göre Johnson & Johnson virüs aşısına dair çalışmaları geçici olarak durduğunu belirtti. Geçtiğimiz ay, Oxford Üniversitesi tarafından da yapılan aşı çalışmaları geçici bir süre durdurulmuş, sonrasında yeniden devam etmişlerdi. Bu son haberinde buna paralel bir şekilde ilerlemesini bekliyorum. Denekler üzerinde beklenmedik tepkilerin görülmesi durumunda aşı konusunda çalışmalar geçici olarak askıya alınabiliyor.

      Piyasalar, özellikle virüs konusunda hassas olduğu için anında bu haberlere tepki verebiliyorlar. ABD vadelileri bu nedenle hafif satıcılı seyrederken, Dolar küresel çapta toparlanmaya başladı. Dolardaki pozitif görünüm gelişmekte olan ülke para birimlerindeki seyri de bozmuş durumda. Yazıyı kaleme aldığı sırada, gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında negatif ve bu durum dolar/TL kuru üzerinde de baskı kuruyor. Ancak, son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından atılan normalleşme adımlarının etkisi kurdaki volatiliteyi azaltmayı desteklemiş durumda, aynı zamanda Borsa tarafında da iştah biraz daha toparlanmaya başladı.

      Son günlerde, Türkiye’nin 5 yıllık CDS (kredi iflas risk primi) rakamındaki düşüşün etkisi, yabancı yatırımcıya olan talebin artmasına neden olunca, bankacılık endeksindeki toparlanmanın da yanında Borsa İstanbul 100 endeksinin de yükselen bir trend içerisinde fiyatlandığını gözlemliyorum.  Yurtiçi piyasalardaki normalleşme adımlarının etkisini son dönemde borsa üzerinde daha etkili hissetmeye başladık.

      Üçüncü çeyrek finansalları açıklanmaya başlayacak ve son gelen sanayi üretimi verileri ışığında bu çeyreğin ikinci çeyrek dönemine göre daha iyimser beklendiğini düşünebiliriz. Aynı zamanda, zaman zaman hisse bazlı hareketlerde görmemiz muhtemel. Borsa İstanbul için kısa vadede düşüşlerin sınırlı kalmasını ve yukarı yönde potansiyelini korumasını bekliyorum. 1180 seviyesinin üzerinde kalmaya devam ederse kademeli bir şekilde yükselişini sürdürmek isteyebilir ve bu durumda 1190-1197 aralığına doğru bir hareket görebiliriz. Tabii bu dirençlere doğru hareketinde yorulmalar ve yerini kar satışlarına bırakması sürpriz olmamalı. Ancak ana resimde olası satışlar 1150 seviyesine kadar karşılandığı sürece yükselen trendini korumasını bekleyebiliriz.

      Bankacılık endeksi için bu yıl oldukça zordu. Faiz oranlarındaki düşüşler, pandemi nedeniyle dünyanın durma noktasına gelmesi derken bankacılık endeksinde de satışlar derinleşti. Ağustos ayından bu yana toparlanma çabasını sürdüren bankacılık endeksinin teknik görünümde olumlu olduğunu gözlemliyorum. Eylül son haftası aşamadığı 1180 direncini izleyebiliriz. Bu direnç alanının kırılması durumunda kazançların biraz daha genişlemesi muhtemel olabilir. Olası geri çekilmelerde, 1148-1135 destek alanı izlenebilir. Bu destek alanının altına geçilmediği sürece kısa vadede ciddi bir satış baskısından bahsetmeyebiliriz.

      Yazının Devamını Oku