En Çok Arananlar
Ukrayna endişesinin azalması piyasaları rahatlattı…Ukrayna dün global piyasalara yön verdi…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Dün yurtdışında yayınlanan makro ekonomik verilerin beklentilerden daha iyi gelmesine karşılık Rusya’nın Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ne asker çıkartmasının yarattığı askeri ve politik gerilim global piyasalarda etkili oldu. Bu kapsamda, Euro Bölgesi’nde açıklanan imalat sektörü PMI verilerinin yanı sıra ABD’de yayınlanan kişisel gelir ve harcamalar, PMI imalat endeksi, ISM imalat endeksi ve inşaat harcamaları verilerinin tamamının beklentilerden daha iyi gelirken, makro dataların bu iyimser görüntüsü Ukrayna’daki gelişmelerin gölgesinde kaldı. Keza, yurtiçindeki Şubat ayı enflasyon verileri için de aynı durum sözkonusu idi. Tüm bu haber akışı içerisinde Avrupa borsaları dünü yaklaşık %3, ABD borsaları %1 civarında eksilerle tamamlarken, BİST-100 endeksi ise %2,2 oranında değer kaybıyla günü 61.189 puan seviyesinden kapattı.
Bu iş burada bitmez…
Bugüne başlarken Rusya Devlet Başkanı Putin’in ülkenin batı kesiminde tatbikat yapmakta olan ordu birliklerine tatbikatı bitirerek üslerine geri dönme emri vermesinin piyasalarda yarattığı rahatlamayı görüyoruz. Her ne kadar bu haber bugün borsaların pozitif seyir izlemesine imkan tanıyacak olsa da, yaşanan sorunların Rusya’nın yanı başında cereyan ediyor olması ve dolaylı yoldan da olsa Rusya’yı ilgilendirmesi, batı ile füze savunma sistemleri konusunda daha önce yaşanılan anlaşmazlığın ardından Rusya’nın bu gelişmeleri milli güvenliğine tehdit algısı olarak görüyor olması ve Yanukoviç hükümetinin 21 Şubat’ta muhalefet ile vardığı anlaşmanın yürürlüğe girmesini istemesi nedenleriyle bugüne başlarken görülen olumlu havanın benzer şekilde önümüzdeki günlerde devam etmesine yönelik şüphelerim var.
Yellen ve Ukrayna dün ön plandaydı…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Yurtdışında dün açıklanan makro verilerin karışık gelmesi doğrultusunda piyasa katılımcıları Fed Başkanı Yellen’ın saat 17:00’deki konuşmasını, Rusya’nın Ukrayna’daki geçiş hükümetine yönelik negatif açıklamaları ve Ukrayna’nın yarattığı bölgesel gerilimin Kırım üzerinden devam etmesini takip etti. Fed Başkanı Yellen dün her ne kadar varlık alımları kademeli olarak azaltılmaya devam edilecek demiş olsa da, son dönemde zayıf gelen makro verilerin hava koşullarına bağlı olup olmadığı konusunda emin olunmadığını ifade etmesi, varlık alımlarındaki azaltımın sonbaharda sonlandırılmasını makro verilerin seyri üzerinden mümkün olduğunu belirtmesi, %6,5 işsizlik oranının kendilerinin tam istihdam hedefinin olmadığını söylemesi, gerek güvercinlerin gerekse de şahinlerin ağzına birer parmak bal çalma olarak görüldü. Ukrayna’da iktidarın değişmesine yol açan olayların ardından Rusya’nın yaptığı açıklamalar bölgede tansiyonun o kadar da kısa sürede son bulamayacağının sinyallerini veriyor. Bu kapsamda, dün geçiş hükümetine yönelik bunun milli birlik hükümeti olmadığının ve aşırıların dahil olduğu kazananlar hükümeti olduğunu belirtmesinin ardından Ukrayna’ya bağlı özerk Kırım’da başbakanın değişmesi, Rusya’ya yakın bir ismin başbakan seçilmesi ve hemen ardından bağımsızlık için referanduma gitme kararının alınmasının yanı sıra bu sabah ajanslarda Rus askerlerinin iki havaalanını ele geçirdiği haberinin yer alması önümüzdeki günlerde bölgedeki gerilimin son bulamayacağının bir göstergesi olarak okunmalıdır.
Veri ve haber yoğun günün kapanışını 15:30’dan sonraki veriler belirleyecek...
Bugün Şubat ayının son iş günü olması sebebiyle gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışında yoğun bir haber ve veri akışı görüyoruz. Bu çerçevede, sabah açıklanarak beklentilerden daha iyi gelen Almanya ve Japonya verilerinin ardından öğleden sonra ABD’de yayınlanacak büyüme, tüketici güveni ve konut satışları borsalar açısından günün yönünün belirlenmesinde önemli rol oynayacaktır. Fed Başkanı Yellen’ın dünkü açıklamalarının ardından özellikle Ocak ve Şubat ayına ait veriler (büyüme dışındakiler) bugünkü veriler beklentilerden daha iyi gelirse (ki muhtemel görüyorum), bu durum gün sonuna doğru BİST’de baskı oluşturacaktır düşüncesindeyim. Aksi takdirde ise, pozitif yönlü etkileşim beklenmelidir. Bugün VİOP endeks kontratlarında vade sonu olmasına bağlı olarak dünden gelen alıcı eğilim bugün de sürdürülmek istenebilir. Şayet böyle bir eğilim olursa da, bunun etkisinin gün içerisinde yeni bir haber akışı gelmediği takdirde, 15:30 – 17:00 arasındaki ABD datalarına kadar devam etmesini, sonrasındaki yönün bu verilerle tayin edilmesini öngörüyorum. Mart ayına gireceğimiz gelecek hafta ile seçimlere kadar dört haftalık bir sürenin kalacak oluşu, Fed’in Mart sonundaki toplantısı ve Ukrayna özelinden risk algısının artma ihtimali, bana bu dönemde fazla risk alınmaması gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle, aylık bazda aşağı yönlü baskıların daha fazla olacağını tahmin ederek, bu dönemde temkinli tarafta kalınmasından yanayım.
Gelişmeler sıkıntılı görünümün devam ettiğini gösteriyor…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Dün yurtdışı piyasalar ABD’de açıklanan Aralık ayı 1.el konut satışları verisi, Ukrayna’daki gelişmeler, Rusya’nın acil askeri tatbikat yapacağı kararı, Yuan’ın değer kaybını önlemeye çalışan Çin Merkez Bankası’nın adımı ve gelişmekte olan ülkelere yönelik zayıf bakışın devam etmesi çerçevesinde hareket etti. Bu kapsamda, ABD 1.el konut satışları datasının beklentilerden daha iyi gelmesi Fed’in teşvikleri azaltacağı beklentisi yaratarak emtialar ve EUR/USD paritesi üzerinde aşağı yönlü baskı kurarken, mevcut haber akışının getirdiği zayıflıklar ise, gelişmekte olan ülke para birimlerinin ve borsaların günü ağırlıklı olarak ekside kapatmasına neden oldu.
Birileri 84.000 mi demişti?
Bugüne geldiğimizde, yurtdışında gündemin gerek makro veri bazında gerekse de açıklamalar bağlamında yoğun olduğunu görmekteyiz. Yurtiçinde ise, her geçen gün yayınlanan yeni bir kasetin acaba bugün ne gelecek gibilerinden yarattığı endişenin içeriye hakim olduğunu görmekteyiz. Gelişmekte olan ülkelerde son günlerde gündemi belirleyen siyasi gelişmeler Fed’den bağımsız olarak bu ülke piyasalarına bakış açısını negatife çevirirken, yatırımcıların da risk alma iştahını kaçırıyor. Bu doğrultuda, gelişmekte olan ülke para birimleri zayıflamaya, borsaları düşmeye, faizleri yükselmeye devam etse dahi, bu ülkelere uzun soluklu ve ciddi para girişleri olması pek mümkün görünmüyor. Olası para girişlerinin, artan faizler ve daha fazla değer kaybeden para birimlerinin borsaları daha cazip kılması neticesinde, Fed’in 2015 yılında başlaması muhtemel faiz artırımını da gözönünde bulundurarak sadece ve sadece kısa vadeli spekülatif fonlar aracılığıyla olacağını tahmin ediyorum. Bu çerçevede, önemli bazı aracı kurumların önce 84.000 deyip, sonra 77.000’e düşürdüğü 2014 yılı endeks hedefine, kimse kusura bakmasın da ben inanmıyorum. Hatırlatırım ki, Ağustos – Eylül 2013 tarihinde herkes koro halinde 85-90.000’leri işaret ederken, onların aksine ilk kez ben 57-58.000’lerden bahsediyordum. Elbette o zaman söylediklerim doğru çıktı diye bu durum benzer şekilde tekrar haklı çıkacağım anlamına gelmiyor ama önümüzdeki gündeme ve risklere bakarak en azından daha temkinli olunmasında fayda var diyebilirim. Bu kapsamda, ayrıca, her ne kadar birileri 17 Aralık operasyonunun siyasi riskler açısından fiyatlandığını düşünüyor ve söylüyor olsa da, ben onlar kadar emin değilim ve bu şekilde düşünmüyorum. Bu doğrultuda, zamanın ne getireceğini bilemediğimiz için o kadar rahat olunmamasını tavsiye ediyorum. Unutulmamalıdır ki, gelişmekte olan ülkelerin içinde bulunduğu bu zorlu sürecin yanı sıra Mart’taki Fed toplantısı öncesinde piyasada oluşabilecek gerilim ve cemaat – hükümet çekişmesine yönelik gelebilecek farklı ve etkili bir gelişme, endeksi 58.000 seviyesinin altına inmeye zorlayabilecektir. Ayrıca, önümüzdeki dönemde Fed’in ne yapabileceğine yönelik olarak EUR/USD paritesinin takip edilmesini tavsiye ediyorum. Şayet parite 1,33’e doğru gelirse, bu durum Fed’in teşvikleri azaltarak faiz artırımına yaklaşıldığı sinyali olarak görülebileceğinden, gelişmekte olan ülke borsalarına etkisi muhtemelen negatif yönde olacaktır.
Dün yurtdışında haber akışı olumluydu…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Dün Almanya’da yayınlanan IFO verisinin beklentilerden daha iyi gelmesi Avrupa borsalarına güç katarken, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin enflasyon görünümünün bozulması halinde harekete geçeceklerini açıklaması, bölgedeki tüketici enflasyonunun Ocak ayında ilk kez 0,7% olan beklentilerin üzerinde ve 0,8% gelmesi, Ukrayna’daki halk ayaklanmasının ardından toparlanma çabalarına dış yardımın eşlik etmesi gibi gelişmeler diğer ülke borsalarındaki yönde belirleyici oldu. Yurtiçinde ise, TL’nin değer kazanması ve yurtdışındaki olumlu görüntü gösterge endeksi %0,5 seviyesinde yukarı taşıyan başlıca unsurlar oldu.
Yurtiçinde gündemi ses kayıtları oluşturacak…Bugünün yurtiçi piyasa gündemi dün akşam internete düşen ses kaydı olacak gibi görünüyor. Yurtdışında ise, özellikle ABD’de yayınlanacak olan dört ayrı makro verinin yanı sıra Almanya’daki büyüme verisi olacaktır. ABD verilerine yönelik beklentilerden sadece birinin öncekine göre pozitif eğilim sergileyeceğinin öngörülmesine ilaveten data sayısının fazlaca oluşu muhtemelen yine karışık bir görüntü ortaya çıkmasına neden olacaktır. Gerçi verilerin ikisinin Aralık, ikisinin de Şubat ayına ait olması bende bu verilerin beklentilerden daha iyi geleceği izlenimi oluşturuyor olsa da, yurtiçindeki siyasi gelişmeler nedeniyle Borsa İstanbul’a etkisinin nötr olacağını düşünüyorum. Dün akşam internette yayınlanan ve doğruluk payını henüz bilemediğimiz ses kaydının bugün yurtiçi piyasalarda negatif hava esmesine yol açacağını düşünmenin yanı sıra seçimlere yaklaşıldıkça bu tür haberlerin artarak gelme ihtimalini yüksek buluyor ve bunun da BİST üzerinde ciddi baskı oluşturmasını bekliyorum. Bu nedenle, seçimler öncesinde kısa vadeli de olsa yeni pozisyon açmayı oldukça riskli görüyorum.
Seçimlere kadar 58.000 beklentimi korumaya devam ediyorum…
Geçen haftayı borsalar genelde ekside kapattı…Dün gelişmekte olan ülkeler üzerinde piyasalar baskı altına girdi…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Dün Ukrayna özelindeki haberlerin gelişmekte olan ülke piyasalarında yarattığı negatif etkinin yanı sıra beklentilerden daha kötü gelen ABD konut başlangıçları verisi, Fed tutanaklarında bazı üyelerin faizlerin bu yıl içinde yükseltilmesi gerektiğini düşündüklerinin görülmesi ve IMF’nin gelişmekte olan ekonomileri risklere karşı uyarması, haber akışlarının zamanlaması doğrultusunda global borsa endeksleri üzerinde satış baskısı yarattı. Özellikle gelişmekte olan ülke para birimlerindeki baskıya da bağlı olarak Borsa İstanbul günü %1,2 aşağıdan olmak üzere, 63.382 puan gibi kötü denebilecek bir seviyeden tamamladı.
Bugün veri akışı yoğun ve datalara yönelik beklentiler kötümser tarafta…
Bugüne başlarken ise, Çin’de HSBC imalat endeksinin (öncü) 48,3 ile son 7 ayın en düşük seviyesine gerilemiş olmasının yanı sıra Japonya’da dış ticaret açığının rekor seviyeye yükselmesi ve dün akşamki Fed tutanaklarının rahatsızlığının borsalarda etkili olduğunu görmekteyiz. Bu kapsamda, güne ekside başlayan global borsa endekslerinin ilerleyen saatlerde Avrupa’da yayınlanacak olan imalat sektörü PMI, ABD’de açıklanacak olan işsizlik maaş başvuruları, TÜFE, imalat sektörü PMI, Phily Fed endeksi ve CB öncü göstergeler endeksi gibi makro verilerle kendine yön çizmesini bekliyorum. Verilere yönelik tahminlerin tamamının bir öncekine göre aşağıda bekleniyor olması, son iki aydaki karamsar tablonun mevsimsel koşullara da bağlı olarak devam ettiğini gösteriyor. Buna karşılık, benim öngörülerimde ABD verilerinin tamamının beklentiden kötü gelmeyeceği bulunuyor. Veri sayısının fazlaca oluşu datalara yönelik net bir fiyatlama yapma imkanını kısıtlıyor olmasına ilaveten dün akşamki Fed tutanaklarının Mart ayındaki yeni toplantıya yaklaşılırken piyasalar üzerinde gündemde olmayan yeni bir baskı oluşturma ihtimalini arttırıyor.
Yurtdışı yatay, BİST -2,2%…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Japonya Merkez Bankası’nın %2 enflasyon hedefi doğrultusunda kredi programını iki katına genişletmesi ve Çin Merkez Bankası’nın bankacılık sisteminden 7,9 milyar dolar likidite çekmesi ile düne yatayda başlayan borsalar, ilerleyen saatlerde Almanya’da açıklanan Zew, ABD’de yayınlanan Empire State imalat endeksi ve NAHB konut fiyat endeksi datalarının beklentilerin altında gelmesiyle dalgalandı fakat gün sonunu sabahki açılışına benzer şekilde yataya yakın seviyelerden tamamladı. Gelişmekte olan ülke para birimlerindeki değer kayıplarının TL’yi etkilemediği dün, Borsa İstanbul şaşırtıcı biçimde günü %2,2 kayıpla ve 65.000 seviyesinin altına sarkarak 64.126 puandan tamamladı.
Uzun vadede Fed’e ilaveten bir de GOÜ’de sosyal problemler ortaya çıkabilir...
Dün akşam Ukrayna’da polisin protestocuları dağıtmak üzere Özgürlük Meydanına girmesinin ardından çıkan olaylarda yaşamını yitirenlerin olmasının yanı sıra Tayland, Venezüella, Brezilya gibi ülkelerdeki sıkıntılar, ilerleyen dönemlerde gelişmekte olan ülkeler üzerinde Fed kaynaklı baskının yanı sıra Arap baharı adı altında başlayan sürecin bu şekilde evrilmesini göz önünde bulundurarak bir de bu açıdan sosyal patlama riskinin gündeme gelebileceğini düşünmeme neden oluyor. Belki bu şekilde bir öngörüde bulunmak için erken olabilir ama yine de kulaklara kar suyu kaçırmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Fed’den yapılan açıklamalara bakarak bankanın varlık alımlarını azaltmasında ve/veya olası faiz artırımında gelişmekte olan ülkeleri pek de dikkate alarak hareket etmeyeceğini gösteriyor. Bu kapsamda, son dönemlerde yapılan faiz artışları ile büyüme rakamları yavaşlaması kuvvetle muhtemel olan bu grubun hisse senedi piyasasının uzun vadede eskisi kadar çekim merkezi olamayacağını düşünüyorum. Yine benzer çerçevede, Goldman Sachs’ın TCMB’nin gelecek 18 ayda 2 puan daha faiz artırımı beklentisini koruduğunu açıklamasının dikkatlerden kaçırılmamasını, şayet bu beklentisinde samimiyse BİST’e yönelik mevcut değerlemelerin biraz daha aşağı çekilebileceğine dikkat edilmesini tavsiye ediyorum. Bu durumda, resme büyük çerçeveden bakacak olursak, hisse senedi piyasasında aşağı potansiyelin hala mevcut olduğunu, buna bağlı olarak da yatırımcı açısından çok hoş olmasa da Bist’de 80.000 hedef laflarına itibar edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.