En Çok Arananlar
Makro veriler, şirket bilançoları ve Ukrayna geçen haftanın belirleyicisi idi…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Geçen hafta yurtdışı piyasalarda, ekonomik veriler, şirket bilançoları ve Ukrayna konuları belirleyici olurken, yurtiçinde ise bunların yanı sıra TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısı ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç’ın sözleri etkili idi. Bu kapsamda, ABD’de karışık gelen makro veriler ve şirket bilançoları, Çin’de zayıflığa işaret eden datalar ve Rusya’nın batı ile zıtlığın gerilimini tekrar yukarılara taşıyabileceğinin işaretleri yurtdışı borsa endekslerinde satış baskısı kurdu. Dış piyasalara benzer şekilde Borsa İstanbul gösterge endeksi haftayı %2,8 oranında kayıpla tamamladı.
Yeni haftada haber akışı önemli ve yoğun…
Yeni haftada takip edilmesi gereken gündem maddeleri şunlar olacaktır: i) ABD makro verileri (başta tarım dışı istihdam), ii) Fed’in faiz kararı, iii) Fed Başkanı Janet Yellen’ın konuşması, iv) global çapta Nisan ayı imalat sektörü PMI verileri, v) Ukrayna gerilimi özelinde Rusya ve batının atacağı adımlar, vi) Avrupa ekonomisine yönelik yayınlanacak veriler.
Şirket bilançolarına karşılık makro veriler pozitif havayı destekledi…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Teknoloji şirketlerinden gelen negatif bilanço haberlerine karşılık para politikasında belirleyici rol oynayan makro verilerin (haftalık işsizlik maaş başvuruları ve Philadelphia Fed endeksi) beklentilerden iyi gelmesi ve Cenevre’de yürütülen Ukrayna görüşmelerinde ilerleme kaydedilmesi dün yurtdışı borsalara pozitif anlamda yön verdi. Yurtiçinde ise, hafta başından bu yana spekülasyonu yapılan TCMB Başkanı Başçı’nın görevinden alınacağı söylentisinin gerçek olmadığının dünkü TCMB Genel Kurulu’nda ortaya çıkması rahatlama yaratırken, bu durum kurlarda aşağı yönlü, Borsa İstanbul’da ise yukarı yönlü fiyatlamaya neden oldu.
Veriler, “faiz artırımına yaklaşılıyor” diyor…
ABD makro verilerinin iyi gelmeye devam ettiği bir ortamda piyasa oyuncularının bir realiteyi fiyatlandırmak yerine halen Fed Başkanı Yellen’ın söylemleri üzerinden hareket etmesi esasında ciddi bir çelişki. Bu durum, şu an için borsalarda pozitif fiyatlandırılıyor olsa da, yakın gelecekte nasılsa gerçeklerle yüzleşilmek zorunda kalınacaktır. Ayrıca, hatırlanılacak olunursa, Fed’in bu yılki Yönetim Kurulu yapısında şu an “şahin” olarak tabir edilebilecek isimlerin ağırlıkta olması, Yellen istediği kadar piyasaların duymak istediğini söylemeye devam etsin, çok ekstrem birşeyler yaşanmadığı takdirde, varlık alımlarının azaltılması ve faiz artırımı sürecini durduramayacaktır. Bakmayın siz şu an bu yönde bir fiyatlandırma olmadığına. Şu an Ukrayna özelinde yaşanan gerginlik nedeniyle pek çok konu görülmüyor veya görülmek istenmiyor ama Cenevre’de varılan uzlaşının devamının gelmesi halinde piyasa oyuncuları tekrardan gerçeklere dönmek zorunda kalacaktır. Bu kapsamda, şayet önümüzdeki haftalarda Ukrayna’ya ilişkin tansiyon düşerse, bu durumun Türkiye piyasalarına yansımasının negatif olmasını yüksek bir ihtimal olarak görüyorum.
Çin, veriler ve Ukrayna gerilimi dün borsalara satış getirdi…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Dün yurtdışı piyasalarda Ukrayna geriliminin yanı sıra açıklanan makro veriler ve şirket bilançoları etkili olurken, yurtiçinde de benzer konuların geçerli olduğunu gördük. Bu kapsamda, düne Çin’de bu sabah açıklanan büyüme verisinin ve Ukrayna ordusunun ülkenin doğusunda başlattığı operasyon endişesi ile başlayan Avrupa borsaları, gün ortasında Almanya’da açıklanan ve beklentileri karşılamayan ZEW endeksi ile bu konumunu devam ettirirken, saat 15:30’da yayınlanan ve gelecekteki faiz artırımları ile varlık alımlarının azaltılmasının devam ettirilmesi açılarından büyük bir önemle takip edilen TÜFE verisinin beklentilerden daha iyi gelmesiyle negatif seyrini perçinledi. Güne benzer bir açılış yapan ABD borsaları ise, ilerleyen saatlerde açıklanan şirket bilançolarının bu endişeleri bastırmasıyla eksiden artıya dönerek günü tamamladı. Tüm bu gelişmeler Borsa İstanbul’un bu defa pozitif ayrışmasını sürdürmesine engel olarak bankalar öncülüğünde 73.000’in altına inmesine neden oldu.
Çin’de büyüme son 6 çeyreğin en düşüğünde ama beklentinin üzerinde…
Yeni güne, Çin’de sabah açıklanan büyüme verisinin birincil etkileri ile başlıyoruz. %7,3 olan ilk çeyrek büyüme beklentisine karşılık yayınlanan rakamın tahminlerden daha iyi olarak son altı çeyreğin en düşük seviyesi olan %7,4 oranında açıklanması ve bu durumun Çinli liderlerin ülkede büyümeyi kontrol altına almak için yeni tedbirler alacağı yönünde beklenti yaratması, global borsa endekslerine pozitif etki yaratmış gibi görünüyor. Çin’deki büyümenin yavaşladığı beklentisinin bir süredir fiyatlandırılıyor olmasına karşılık bu saatten sonra yeni fiyatlandırmanın ülkede büyümeyi %7,5 ve üzerinde tutabilmek için alınacak teşvikler, tedbirlerin olacağını düşünüyorum. Ülkedeki büyüme hızının bu şekilde düşmeye devam etmesi halinde, bu durumun global ekonomiye ve borsa endekslerine negatif yansıması kaçınılmaz olacaktır ama şu an için bu olumsuz düşüncenin gerçekleşme ihtimalini daha düşük buluyorum.
Yurtdışına rağmen BİST haftayı yine artıda tamamlayabildi…Dünü Fed kurtardı, peki yarını?Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Dün sabah Çin’de yayınlanan dış ticaret verilerinin beklentileri karşılamaması ve Endonezya’da yapılan seçimlerin piyasa oyuncularının isteği doğrultusunda sonuçlanmaması dün piyasalar üzerinde baskı kurabilecek iki gelişme olarak görülmüş olsa da, önceki gece yayınlanan Fed toplantı tutanaklarının ilk faiz artırımı tarihi üzerinden yatırımcılara destek vermesi ya da yatırımcıların tutanaklardan bu yönde pozitif mesaj çıkartma isteği, Uzakdoğu Asya’dan gelen negatif havayı en azından Borsa İstanbul açısından baskıladı. Bu kapsamda, ABD ve Avrupa borsaları dünü ekside kapatırken, BİST-100 endeksi kur ve faizdeki yükselişe rağmen günü 73.000’in üzerinde tamamladı.
Her ne kadar Fed’in toplantı tutanaklarında yatırımcılar görmek istediklerini görmüş olsa da, dün açıklanan ve son 7 yılın en düşük seviyesine gerileyen işsizlik maaş başvuruları verisinin ve ithal-ihraç fiyatları üzerinden iyileşmesini sürdüren ABD makro verileri, faiz artırım sürecine yönelik yatırımcıların ikircikli bakışlarını ve işlemlerini haklı çıkarmayacaktır görüşündeyim. Bu kapsamda, şayet önümüzdeki bir aylık süreçte ABD verileri iyi gelmeye devam ederse (ki bence büyük bir ihtimal), bu durum euro/dolar paritesi ile gelişmekte olan ülke borsalarında dünkü pozitif fiyatlandırmayı tekrar tersine çevirecektir.
Bugüne Moody’s’in Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan negatife çevirdiği haberi ile başlıyoruz. Moody’s görünümü negatife çevirmede iki neden vurgu yapıyor. Bunlar,
Yurtdışı aşağı BİST yukarı…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Önemli bir makro veri akışının bulunmadığı yurtdışı piyasalar dün, Ukrayna’nın bazı bölgelerindeki hareketliliğe bağlı olarak hareket etti. Bu kapsamda, Rusya ile batı arasındaki gerginliğin artması petrol ve altın fiyatlarına yukarı yönde destek olurken, Avrupa hisse senetleri piyasası üzerinde ise aşağı yönlü baskı oluşturdu. ABD tarafında ise, gün boyunca beklenen ve seans sonrasında açıklanan Alcoa bilançosunun yanı sıra son günlerde endeksler üzerinde düşüşe yol açan teknoloji hisselerinde bu defa aksi yöndeki hareketler ve bölgesel Fed başkanlarının açıklamaları etkili idi. Yurtiçine döndüğümüzde ise, dün sabah açıklanan Şubat ayı sanayi üretimi verisinin aylık bazda düşüş kaydetse de, mevsimsellikten arındırılmış yıllık bazda analist tahminlerinin üzerine çıkılması, TL’nin diğer pariteler karşısında değer kazanması, gösterge tahvilin %10’un altına inerek tek haneye gelmesi gibi unsurlar Borsa İstanbul’un günü %2’lik artışla tamamlamasına vesile oldu.
Piyasalara yine yurtdışı yön verecek…
Son iki haftadır yurtiçine para girişinin devam ediyor olması, hafta başında direnç olarak takip edilmesi gerektiğini ifade ettiğim 73.000’in aşılmasına neden olurken, önümüzdeki günlerde bu trendin ne şekilde evrileceğinde Avrupa Merkez Bankası’nın adımları, ABD’deki ekonomik verilerin gidişatı ve Çin’in ekonomiye destek olmak amacıyla izleyeceği politikalar belirleyici olacaktır. Bu doğrultuda, genel olarak ABD makro verilerinin en kötü ihtimalle beklentileri karşılamaya devam edeceğini düşünürken, Çin’den ekonomiye destek anlamında çok kısa vadede önemli bir hamle gelmesini öngörmüyorum. Avrupa’nın ise, Almanya öncülüğünde yavaş ama iyileşme sürecini devam ettireceğini tahmin ederek Avrupa Merkez Bankası’nın deflasyonla mücadelede 1 trilyon Euro gibi ciddi bir parasal genişlemeye gitmesini en azından şu an için mümkün görmüyorum. Bu nedenle, Avrupa Merkez Bankası’nın bir süre daha lafla peynir gemisi yürütmeye devam edeceğini, buna karşılık piyasanın artık bunu yemeyeceğini düşünüyorum. Avrupa Merkez Bankası’nın böyle yüklü bir parasal genişleme adımını şu an için gerçekleştiremeyeceği görüşümde, Almanya’da artışına devam eden konut fiyatları gerçeği olduğunu da ifade etmek isterim.
Pozitif ayrışma geçen hafta da devam etti…Yurtdışındaki pozitif hava veriler ve Yellen eşliğinde devam ediyor…Adem ÖZENSermaye Piyasaları Uzmanı
Çin’de HSBC satın alma yöneticileri endeksinin Temmuz 2013’den bu yanaki en düşük seviyesine gerilemesine karşılık resmi PMI verisinin 50,2’den 50,3’e sınırlı bir yükseliş kaydetmesinin ehven-i şer olarak görülmesi, ABD verilerinin beklentilere yakın seyretmeye devam etmesi, Almanya’daki işsizlik verilerinin tahminlerden daha iyi gelmesi ve hepsinden öte önceki gün Fed Başkanı Jannet Yellen’ın toparlanmayı desteklemek için sıradışı tedbirlere hâlen ihtiyaç olduğunu söylemesinin pozitif etkisi dün global borsa endekslerinde pozitif havanın devam etmesine neden oldu. Yurtiçinde ise, yerel seçimlerde iktidar partisinin başarıyla çıkmasının TL cinsi enstrümanlara para girişini desteklemesi Borsa İstanbul’un 17 Aralık seviyesine ulaşmasına yol açtı.
Paranın yönünü ABD makro verileri belirleyecek…
Geçtiğimiz gün Fed Başkanı Yellen, her ne kadar her zaman olduğu gibi güvercin açıklamalarına devam etmiş olsa da, Fed’in bu yılki yönetiminde şahinlerin ağırlıkta olduğu ve geçen ay yayınlanan tutanaklarda faiz artırımında makro verilerin ön planda tutulacağı gözardı edilmemelidir. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde ABD verilerine biraz daha dikkat etmekte fayda olacaktır. Bu kapsamda da, haftanın geri kalanında, ABD’de başta tarım dışı istihdam verisi olmak üzere ADP özel sektör istihdamı, fabrika siparişleri, haftalık işsizlik maaş başvuruları ve ISM imalat dışı endeks verilerinin yakından takip edilmesini tavsiye ediyorum. Şayet, kötü geçen kış koşullarına rağmen çok fazla zayıflamayan ABD ekonomisinde Mart ayına ilişkin tarım dışı istihdam verisi beklentilerden daha iyi gelirse, Yellen’ın açıklamalarının gelişmekte olan ülke piyasalarında yarattığı pozitif havanın etkisi ortadan kaybolacaktır. Aksi halde ise, gelişmekte olan ülkelere para akışının devamı gelerek para birimlerinin değer kazanmasına, tahvil piyasalarında faizlerin gerilemesine, borsalarda ise alıcılı seyrin sürmesine sebebiyet verebilecektir. Bu çerçevede, 2014 yılı içerisinde gelişmekte olan ülke borsalarının yönünde, ABD makro verileri, tahvil faizleri ve kurlar esas itibarıyla belirleyici olacaktır. Diğer tarafta ise, gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki büyüme önem kazanacaktır.