En Çok Arananlar
HABER MERKEZİ
Ons altın, piyasaların ABD ile İran hattındaki çelişkili diplomatik sinyalleri sindirmeye çalışması ve Fed’in faiz yol haritasını şekillendirecek kritik ABD istihdam verilerine odaklanmasıyla Salı günü sınırlı bir yükseliş kaydetti.
Spot altın, yüzde 0,2’lik bir primle 4.059 dolar/ons seviyesinde işlem görüyor. Gram altın yüzde 0,2 yükselişle 6213 TL'den alıcı buluyor.
Altın Gram - Tl
Alarm Kurmak için Uygulamayı İndir
Piyasa alarmları ve daha fazlası için BigPara uygulamasını ücretsiz indir.
BigPara Uygulamasını telefonuna veya tabletine indirmek için QR kodunu tara.
6900,64
Altın Gram - Tl
6900,64
Piyasalar haftanın geri kalanında yön bulabilmek adına yoğun bir veri trafiğini takip edecek. Piyasa aktörleri sırasıyla; Açık İş Sayısı (JOLTS), çarşamba günü açıklanacak olan ADP özel sektör istihdamı ve cuma günkü kritik Tarım Dışı İstihdam verisine kilitlenmiş durumda.
JEOPOLİTİK GERİLİM: TRUMP VE İRAN HATTINDA ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR
Ortadoğu’da yaklaşık 5 aydır süregelen sıcak çatışmaların gölgesinde diploması trafiği de hareketlendi. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran ile görüşmelerin sürdüğünü ifade ederek, mevcut durumun İran için "anlaşmaya varmak adına son şans" olduğunu vurguladı. İran cephesi ise iddiaları hızla reddederek ABD ile herhangi bir müzakerenin yürütülmediğini ve planlanmadığını duyurdu.
Bölgede tırmanan çatışmalar enerji maliyetlerini tırmandırırken, küresel ölçekte enflasyonist endişeleri de yeniden ateşliyor. Yükselen enflasyon riski, merkez bankalarının fiyat istikrarını sağlamak adına faiz artırım seçeneğini masada tutmasına yol açıyor. Altın geleneksel olarak enflasyona karşı bir korunma aracı işlevi görse de, yüksek faiz ortamı faiz getirisi sunmayan altını baskılama eğilimi taşıyor. Piyasalarda, bölünmüş bir Fed tablosunun ardından Eylül ayında faiz artışına gidilme ihtimali yüzde 65 seviyesinde fiyatlanıyor.
New York Fed Başkanı John Williams da konuya ilişkin net mesajlar verdi. Enflasyon baskılarının kademeli olarak hafifleyeceği yönündeki iyimserliğini koruduğunu belirten Williams, "Eğer enflasyon düşmezse, Fed faiz artışlarıyla yanıt vermekten çekinmeyecektir" diyerek şahin duruşunu yineledi. Analistler, Eylül ayına dair faiz artış beklentilerinin kırılması durumunda bunun altına doğrudan destek vereceğine dikkat çekiyor.
DEV BANKADAN 5.000 DOLAR TAHMİNİ!
Piyasada bu dalgalı seyir sürerken, küresel finans devi Citi yayımladığı son analiz notuyla altın yatırımcısını heyecanlandıran rotayı açıkladı. Citi analistlerine göre ons altın fiyatı yılın son çeyreği sert yükselişle 4.500 dolar seviyesinin test edilmesi öngörülüyor. Yükseliş ivmesinin devamıyla ons altının gelecek yılın ilk yarısı 5.000 dolar zirvesine ulaşacağı tahmin ediliyor.
'4000 DOLAR ZİRVE DEĞİL BETON TABANDIR'
Yatırımım Trader CEO'su Candaş Atalay altın fiyatlarının hareketi ile ilgili değerlendirmede bulundu. Atalay altının ons fiyatının 4000 dolar üzerinde seyrettiğini hatırlatırken "4000 dolar seviyesi yeni zirve değil beton tabandır" dedi. Atalay şunları söyledi:
Piyasalar ABD ve Japonya’nın Asya krizinden (1998) bu yana gerçekleştirdiği ilk tarihi ortak Yen müdahalesini (60 milyar dolardan fazla) ve Trump’ın diplomasi açıklamalarını konuşurken, küresel paranın yönünde çok daha büyük bir dip akıntısı yaşanıyor. Arka plandaki analitik verilerimiz ve fiziki stok hareketleri net bir gerçeğe işaret ediyor: Spot ons altında 4.000dolar seviyesi geçici bir 'zirve' değil, piyasanın yeni beton tabanıdır.
Yıllardır kotalar ve iç talep nedeniyle Türkiye’de altın, yurt dışına kıyasla kilo başına 1.000 – 3.000 dolar primli satılırdı. Bugün ise Türkiye’de fiziki altın, Londra spot fiyatının kilo başına yaklaşık 200 dolar altında (iskontolu) işlem görüyor. Bu tablo, iç piyasada fiziki talebin durma noktasına geldiğini somut olarak gösteriyor.
Türk Lirası’nı desteklemek amacıyla altın rezervlerini kullanması sebebiyle yılın ilk çeyreğinde en büyük satıcı konumunda olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ödenmemiş altın swap pozisyonlarını 80 tonun üzerindeki seviyelerden yaklaşık 60 tona düşürürken, ikinci çeyrekte sadece 4 tonluk net altın satışı gerçekleştirdi. Piyasadaki iskonto ile birleştiğinde bu veri, yerli yatırımcının ve kurumların kenara çekildiğini doğruluyor.
Dünya Altın Konseyi raporlarında ilk yarı alımlarının (345 ton) 2022’den bu yana en düşük seviyede kalması piyasayı aldatmasın. Rakamları aşağı çeken ana unsur, bütçe açığını kapatmak için 22 ton altın satan Rusya gibi "zorunlu satıcılar" oldu. Madalyonun diğer yüzünde ise Polonya ilk yarıda 82 ton, Çin ise 40 ton net alım yaptı. Merkez bankalarının 2. çeyrekte 289 tona tırmanan iştahı gösteriyor ki; devletler fiyat geri çekilmelerini fırsat bilip piyasadaki fiziki stoğu toplamaya devam ediyor.
KAĞIT DEĞİL FİZİKİ SIKIŞMA VAR
Spot ons altının dolar4.080 seviyelerine hareketlenip dolar4.000 üzerinde beton gibi güçlü bir destek kurması rastlantı değil. COMEX depolarındaki teslimata hazır (registered) fiziki stoklar 14,75 milyon onsa gerilerken, kağıt kontratlar ile fiziki altın arasındaki makas daralıyor. Önümüzdeki dönemde dolar 4.000 seviyesi bir "zirve" değil, yeni finansal mimarinin kırılmaz tabanı olacaktır.
GETİRİ VE RİSK ŞAMPİYONU (EN AVANTAJLI): PLATİN
Son 1 haftada ortalama günlük yüzde 0,37 getiri ile tüm metalleri geride bırakan Platin, yüzde 0,85'lik en düşük güven riski seviyesiyle getiri/risk dengesinde dönemin en avantajlı metalı olarak öne çıkıyor.
EN YÜKSEK KAYIP RİSKİ (EN OYNAK): PALADYUM
yüzde 2,80 volatilite ve yüzde 6,52'lik olası günlük kayıp riskiyle Paladyum, şu an piyasadaki en kırılgan ve riski en yüksek enstrüman konumunda.
EN DÜŞÜK RİSK (EN GÜVENLİ SIĞINAK): ALTIN
yüzde 0,92 ile en düşük günlük oynaklığa (volatilite) sahip olan Altın, fırtınalı havalarda portföylerin en sağlam ve riski en düşük "sığınağı" olmayı sürdürüyor. Altın ve Gümüş arasındaki korelasyonun yüzde 99’a kilitlenmesi ise gümüşün de altının peşinden ayrılmadığını gösteriyor.
İç piyasada talep durmuş olabilir, bu durum yerli yatırımcıyı yanıltmasın. Küresel tarafta Asya’nın stok birikimi, Batı kasalarındaki fiziki erime ve merkez bankalarının dip alımları birleştiğinde; mevcut sakinlik bir çöküşün değil, önümüzdeki dönemde yaşanacak yeni bir fiyat patlamasının sessiz hazırlığıdır.