Tek parti istikrar için sihirli formül değil

20.07.2007 - 09:16 | Son Güncelleme : 20.07.2007 - 09:16

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan Türkiye`nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2006 raporunu açıklayan İSO Başkanı Tanıl küçük, hükümete yüklendi. İstikrar için tek parti hükümetinin sihirli formül olmadığını söyleyen Küçük, 4,5 yıl içinde bir çok yapısal reformun gerçekleştirilmediğini söyledi.

GÜLFEM VARLIK / AYTEN GÜVENKAYA / REFERANS GAZETESİ

İstanbul sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, tek parti iktidarının siyasi istikrar için tek unsur olamayacağını söyleyerek seçim öncesinde AK Parti  iktidarına en sert eleştirisini gerçekleştirdi. Tek partinin siyasal istikrar için tek unsur olmadığı gibi, siyasi istikrar için de tek partinin şart olmadığının altını çizen Küçük, koalisyon için iş dünyası adına yeşil ışığı yakmış oldu. İSO`nun “Türkiye`nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2006 Yılı Raporu”nu  dün basın toplantısıyla açıklayan Küçük, Son 4.5 yılda çok ciddi kazanımlar var fakat yapısal reformlar anlamında gerçekleşen birşey yok. Hükümet dört buçuk yıldır yapısal reformları yapamadı. Bu da gösteriyor ki, tek parti siyasi istikrar için ya da ekonomik başarı için sihirli bir formül değil dedi.

Pekçok çevrede tek parti iktidarının istikrar için gerekli olduğu fikrinin hakim olduğunu belirten Küçük, bunun yanlış bir düşünce olduğu fikrini de savundu. Küçük, Seçimden koalisyon çıkarsa, Türkiye otomatikman istikrarsız bir ülke mi olacak? O yüzden bu tür yaklaşımlara girmek yanlış diye konuştu.  

Öncelik, vergi ve sosyal güvenlik reformu

Türkiye`nin geçen yıl elde ettiği başarıyı önümüzdeki yıllarda da devam ettirmesi için AK Parti hükümeti döneminde 4.5 yıldır yapılmayan yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizen Küçük, Yeni hükümetin önceliği, vergi ve sosyal güvenlik reformunu hayata geçirmek olmalı. Vergi alımının tabana yayılması gerekiyor. Dolaylı vergilerin payı giderek artıyor. Devlet vergi gelirini koruyor ama nasıl koruyor? Dolaylı vergilerden yaratılan katma değerden aldığı payı artırarak koruyor. Bu üretim ve tüketimi olumsuz etkilemek pahasına yapılıyor diye konuştu.

Ekonomide elde edilen başarıların sanayicilerin büyük özverileri sonucu ortaya çıktığını ifade eden Küçük, Bu başarı sürdürülebilir bir durum değil. Kur riskini sanayici üstleniyor ve neticede ihracatını ve üretimini artırıyor ama kar yaratamıyor. Önümüzdeki yeni dönemde ekonomik program, mevcut makro kazanımları riske atmaksızın yatırım, üretim, ihracat, istihdam ve rekabet gücü ayakları üzerine oturmalı. Unutulmamalı ki, Türkiye`nin ihtiyaç duyduğu ekonomik atılımı yapabilmesi, elde edilen kazanımları artırarak sürdürebilmesi için tek şansı üretimdir dedi.

Dışarıdan borçlanma cazip halde   

Özel kuruluşlarda toplam borçların, varlık finansmanındaki payı 2001 yılında yüzde 66.5 iken, 2004`te enflasyon muhasebesi uygulamasının da yardımıyla yüzde 45.7`ye gerilediğine işaret eden Küçük, 2005 yılında ise borçların oranının yeniden yükselerek yüzde 47.1`e çıktığını söyledi. Küçük, Bu çerçevede, varlık finansmanındaki iyileşmenin 2005`te durduğunu söyleyebiliriz. Bunun en temel nedeni, karlılıktaki gerileme. Geçen yıla gelince, mali yapıda 2005`te başlayan olumsuzluk, 2006`da artarak devam ediyor. Zira, toplam borçların varlık finansmanındaki payı 2006`da yükselerek yüzde 47.7`ye çıktı. Ancak 2006 yılında  borçlanmadaki artışı, 2005`ten daha farklı bir temelde açıklayabiliriz. Bunun nedeni, finansman maliyetini düşürücü etkisi  nedeniyle dışarıdan borçlanmanın cazip hale gelmesi. Geçen yıl daha çok kuruluş bu yolu tercih etmiş ve kuruluşların borçları özellikle de dış borçları çok artmış. Bu da sanayi kuruluşlarının ayakta kalabilmek, karlılıklarında küçük de olsa bir artış yaratabilmek adına yüklendikleri kur riskini ne kadar artırdıklarını gösteriyor dedi. 

Satış karlılığı, kaynak yaratmaya yeterli değil  

Satış karlılığının 2006 yılında bir miktar yükseliş göstererek yüzde 5.9`a çıktığını ifade eden Küçük, Ancak bu artış bizi yanıltmamalı. On yıl önce bu oran yüzde 8.5` idi. Küçük oranlı bu nispi iyileşme, sanayimizin kaynak yaratmadaki sıkıntılarına çözüm getirmekten çok uzak dedi. Ekonomik karlılığın yüzde 16.9`a çıkmasına rağmen, 1990`lı yılların ortalamasını yakalayamadığını da belirten Küçük, Ülkemizde yatırım ve üretimin cazip olabilmesi için ekonomik karlılık oranlarının yükselmesi  şarttır dedi.

Dolaylı vergilerin payı arttı    

Küçük, özel kuruluşlarda brüt katma değer içinde net dolaylı vergiler payının 1992`de yüzde 10.5 iken, 2005 yılında TÜPRAŞ`ın da etkisiyle artarak yüzde 48.3`e, 2006`da da yüzde 49.8`e yükseldiğini anlatarak, şunları söyledi: Bunun anlamı şu; 1992 yılında özel kuruluşlarda yaratılan brüt katma değerin yüzde 10.5`i net dolaylı vergi olarak devlete  ödenirken, bu oran son 15 yılda dört kattan fazla artarak yaklaşık yüzde 50`lere çıkmıştır. TÜPRAŞ hariç tutulduğunda brüt katma değer içinde net dolaylı vergilerin payı 2005`te yüzde 31.3, 2006`da yüzde 41.3 olmuştur. Dolaylı vergilerde tek bir yıl içinde gerçekleşen artışın boyutu çok dikkat çekicidir. 1995`te net dolaylı vergilerin GSYİH içindeki payı yüzde 9.7 iken, bu oran 2006`da yüzde 17.5`e yükselmiştir. GSYİH içinde dolaylı vergilerin payının 10 yılda bu kadar artması, başka bir ülkede görülmemektedir. Bu Türkiye`ye özgü bir çarpıklıktır. Bu çarpıklığı giderecek kayıt dışını kayıt altına alacak vergi reformunun  aciliyetini her fırsatta dile getiriyoruz. Ancak bu kolay yol tercih  edilerek, dolaylı vergiler artırılmaya devam edilmekte, bu arada olan  üretici ve tüketiciye olmaktadır. Yaratılan kaynağın büyük kısmının kamuya aktarılması, rekabet  güçleri ve sürdürülebilir büyümenin önündeki en önemli engellerden biridir.

Nisbi başarı risk üstlenilerek elde edildi

Tanıl Küçük, 500 büyük sanayi kuruluşunun 2006 yılında 2004`e göre daha olumsuz, 2005`e göre biraz daha olumlu bir yıl getirdiğini ifade ederek, şunları söyledi: Ancak bu noktada 2006 yılının sonuçlarının 2005 yılına kıyaslanarak elde edildiğini ve de 2005 yılının, kriz yılları olan 1999 ve 2001 dışında, 500 büyük sanayi kuruluşu için en olumsuz yıl olduğunu hatırlatmalıyız. Dolayısıyla bu özellikteki 2005 yılı ile kıyaslanarak elde edilen 2006 yılı sonuçlarında ortaya çıkan noktasal iyileşme bizleri yanıltmamalı. Çalışma 10 yıllık bir süreç içinde değerlendirildiğinde, 2006 yılındaki finansal etkinlik ve karlılık göstergelerinin 1996 yılına göre daha olumsuz bir tablo sergilediği görülüyor. 2006 yılında 2005`e göre elde edilen nispi başarıda, 2006 Mayıs`ındaki dalgalanmayı takiben yükselen enflasyon ve döviz  kurlarının, dış ticarette lehimize işleyen avro-dolar paritesinin ve düşen reel ücretlerin etkili olduğu söylenebilir. Ancak bu nispi başarı, kur riski başta olmak üzere ciddi riskler üstlenilerek elde edilmiştir. Bu risklerin gerçekleşmesi durumunda, hem ülke ekonomisi hem de kuruluşlar zor durumda kalabilir. Kalıcı ve sağlıklı kazanımlar, ancak rekabet gücünü destekleyecek yapısal reformların hayata geçmesi, yatırım ve üretim ortamının iyileşmesiyle elde edilebilir. Büyüme rakamlarının, aynı zamanda 2007 ilk çeyreğinde elde edilen GSMH`da dış kaynak payının yüzde 9.8 gibi oldukça yüksek bir orana ulaştığını da ortaya koyduğunu belirten Küçük, Türkiye ekonomisi henüz  büyümeyi finanse edecek bir iç tasarruf büyüklüğüne ulaşamadı. Sorunlarımızı çözebilmenin tek yolu daha çok üretmektir. Yeni dönemin ekonomik programı mevcut makro kazanımları riske atmaksızın yatırım, üretim ihracat istihdam ve rekabet gücünü ayakları üzerine oturmalı, bu  alanlara öncelik verilmelidir dedi.

Fortune 500`e üç şirket girer

İSO Başkanı Tanıl Küçük, 2006 yılı İSO 500`e giren üç şirketin, aynı zamanda ABD Fortune 500`e de girebileceğini söyledi. Küçük, İSO 500`te üretimden satışlarda ilk sıradaki TÜPRAŞ`ın ABD Fortune 500`de 176`ncı, ikinci sıradaki Petrol Ofisi`nin 272`nci, üçüncü sıradaki Ford Otomotiv`in ise 487`nci sıraya girebileceğinin görüldüğüne işaret etti. Küçük, bir önceki yıl ikiye düşen Fortune sıralamasına girebilecek kuruluş sayısının, 2006`da tekrar üçe çıktığına da çekti. 


Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.000 TL        
BORSA
999 TL        
DOLAR
1.006 TL        
EURO
1.004 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2018 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.