Küresel krizin yeni kurbanı borsalar

14.07.2008 - 13:19 | Son Güncelleme :

Tam bir yıl önce ABD’de başlayan finansal krizin olası etkilerini  küçümseyerek olayı geçiştirebileceklerini sananlar için hayat hiç de kolay olmadı 12 ay boyunca.

Osman ULAGAY / MİLLİYET

Krizin boyutları ve yaygınlığı, iyimser öngörüleri yerle bir ederken şimdilik 400 milyar dolarlık bir zararı sineye çeken ABD ve Avrupa’daki mali kuruluşların toplam zararının ne olacağı hâlâ belli değil. Krizin reel sektör üzerindeki ve ABD dışındaki etkileri daha yeni hissediliyor. Krizin ilk döneminde göreceli olarak az etkilenen dünya hisse senedi borsalarında şimdi yaşanmaya başlanan çöküş de reel sektördeki ve şirket bilançolarındaki olumsuz gelişmelerin bir yansıması.  

ABD’de konut sektörünün iki temel direğini oluşturan ve 12 trilyon dolarlık mortgage finansmanı piyasasının yaklaşık yarısını kontrol eden Freddie Mac ile Fannie Mae adlı iki dev kuruluşun hisselerine yoğun satış gelmesi ABD’deki krizi yeni bir boyuta taşıdı. Bu iki kuruluşun batmasına izin verilemeyecek kadar büyük olması, devletin bu kuruluşlara el koyacağı söylentisini yaygınlaştırdı.

Krizin küresel boyutu


ABD’deki konut balonunun patlamasıyla tetiklenen krizin ABD ekonomisinin ve mali sisteminin yapısal sorunlarıyla ilgili olmanın ötesinde, küresel ekonominin yeni yapısıyla ilgili boyutlarının bulunduğu da giderek daha iyi anlaşılıyor. Başta ABD olmak üzere, Batı’nın zengin kalkınmış ülkelerinin kendi kararlarıyla ve politikalarıyla kendi sorunlarını ve küresel ekonominin sorunlarını çözme yeteneğinin iyice azalmış olduğu ortaya çıkıyor.

ABD yönetiminin banka sisteminde yaygın bir çöküşe meydan vermemek ve ekonominin resesyona girmesini önlemek amacıyla agresif bir faiz düşürme politikası izlemesi ve tüketicinin cebine 150 milyar dolar koyarak tüketimi desteklemesi, ABD ekonomisinin resesyona girmesini şimdilik önlemiş gibi görünüyor ama bu politikanın faturası dolara çıktı. ABD’ye dış kaynak girişi sayesinde çöküşü önlenen doların faiz desteği zayıflayınca değer kaybı da hızlandı.

Doların değer kaybı ABD’nin ihracatını artırarak resesyona girme olasılığını azalttı ama başka sonuçlara da yol açtı. Başta petrol olmak üzere fiyatı dolarla belirlenen ürünleri satanların eline geçen paranın alım gücünün korunması ancak bu ürünlerin dolar fiyatlarının artmasıyla mümkün olabilirdi. Petrolde arzın talebi ancak karşılar durumda olması da fiyat artışlarının tetiklenmesi için gerekli ortamın yaratılmasına olanak veriyordu. Üretici ülkelerin, muazzam kârlar elde eden petrol şirketlerinin ve spekülasyona elverişli ürün arayışındaki finans piyasalarının çıkarları aynı noktada çakışınca petrolün çılgınca tırmanışı  başladı.

Petrol kıskacı

Ancak bir yılda ikiye katlanan petrol fiyatının küresel ekonomide  olumsuz etkiler yapması kaçınılmazdı.

Petrolle birlikte bazı temel gıda maddelerinin fiyatlarındaki artışlar başta ABD olmak üzere Batı’nın zengin ülkelerinde enflasyonu artıran ve alım gücünü düşüren bir etki yapmaya başladı.

Tam da ABD’deki ekonomik yavaşlamanın Avrupa’ya yayılma belirtilerinin ortaya çıktığı noktada gündeme gelen enflasyon tehdidi Batı’nın merkez bankalarını muazzam bir ikilemle karşı karşıya getirdi.

Ekonomiyi canlandırmak ve yaralı mali sistemi ayakta tutmak için faizleri düşük tutmaları, enflasyonist baskıları frenlemek için ise faizleri artırmaları gerekiyordu.

Batı dışındaki küresel oyuncuların oluşumuna katkıda bulunduğu yeni dengeler Batı kapitalizminin karar odaklarını ciddi bir ikilemle karşı karşıya getirmişti.

Faiz artırımlarının gündeme gelmesi, aylardır  “kriz aşılıyor” söylentisiyle çökmesi önlenen hisse senedi borsalarındaki direnci de kırdı ve başta ABD borsaları olmak üzere belli başlı borsalarda zirveye göre % 20 düşüşle tanımlanan “ayı piyasası”na girilmiş oldu. Şimdi ayı piyasasının ne kadar süreceği ve ne kadar derinleşeceği konusunda tahminler yapılıyor.


Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.006 TL        
BORSA
1.002 TL        
DOLAR
999 TL        
EURO
1.000 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2018 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.