Eski Bakan: Moody’s’e karşı koyması gereken kurum biziz

12.10.2016 - 23:01 | Son Güncelleme : 13.10.2016 - 09:45

Ekonomiden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Masum Türker’le hangikredi.com başanalisti ve bigpara.hurriyet.com.tr yazarlarından Mehmet Çoban bir söyleşi gerçekleştirdi.

İşte Masum Türker röportajı...

“Ona Ekonomiden Sorumlu eski Devlet Bakanı diyebiliriz... Ama ona eski muhasebeci diye hitap edemiyoruz… İzin vermedi buna… 

Masum Türker… Türk siyasetinin en eski yapı taşlarından biri…  Kemal Derviş'in istifasından sonra 57. Hükümet'in Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapmış bir siyasetçi...

Türker’in şimdiki gündemi ise oldukça farklı… Daha önce 2008 – 2010 yılları arasında yaptığı Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TURMOB) genel başkanlığına yeniden aday. Seçimler 15 -16 Ekim tarihlerinde…

Peki neden? Geçen bunca sürenin ardından neden tekrar aday olma gerekliliğini hissetti? Seçilmesi durumunda vizyonu ve yol haritası ne?

Deneyimli bir siyasetçi olarak şu anki ekonomik durumu nasıl değerlendiriyor? Moody’s’in çok tartışılan Türkiye kararı hakkında ne düşünüyor? 

İşte bütün bunları ve daha fazlasını konuştum Masum Türker’le…

* İşin açıkçası adaylığınızı duyduğumda ilk aklıma gelen sorulardan biri “neden alttan gelenlere bu şans verilmiyor” oldu… O sebeple çok net sorayım… Yeni yüzlere yol açmak varken neden tekrar aday oldunuz?

Bir süre bir örgütlenmeyi bırakıp tekrar geri döndüğünüz zaman siz de yeni yüzsünüz. Hem de kurumsal kapasitesi olan bir yeni yüzsünüz. Yani deneyimi birikimi ve olayları bilen bir kişi olarak. Ben bu mesleki örgütlenmede 1974 yılından bu yana yasal bir çerçeveye kavuşturmak için mesleği dernek düzeyinde mücadele etmiş bir kişiyim. Şu anda da uluslararası muhasebe federasyonu yönetim kurulu üyesiyim.  Bunun yanında Akdeniz Ülkeleri Muhasebe Federasyonu Başkanlığına tekrar seçildim.

* Bunu siz mi istediniz?

Hayır… Onlar beni istedi. Benim bir ideolojim var. 

* Nedir ideolojiniz?

Bu mesleği, mesleği yapanlar yönetmeli. Mesleği yaparak örgütlenmenin içinde bulunanlar yapmalı. Bu ideolojimi gerçekleştirmek için mesleğin yönetimine şart koşulan yeminli mali müşavirlerin sayısını artırma hedefim hep olmuştur. Şu anda mesleği yönlendiren arkadaşlarla bir araya geldik. Mesleğin yönetiminde olan ve benim gibi muhasebecilikten başlayarak bürosunu süpürerek, masasının tozunu alarak gelmiş arkadaşların aday gösterilmesini beklerken İstanbul Mali Müşavirler odasının o tarihteki başkanı benden bu arkadaşlarımızın yeminli odasındaki bizim yapılanmamızda delege gösterilmemesini talep ettiler.

* Ne demek bu?

Bizim meslek içerisinde yetiştirdiğimiz kadrolar değişecek demekti. Ama bu kadroların kim olacağı söylenmiyordu. Bu söylenince ben anladım ki bizim dışımızda yeni insanlar gelecek bu nedenle o zaman ben de adayım dedim.

* Peki 2008 – 2010 yılları arasında yaptığınız başkanlık dönemi… Siz başkanlığı bıraktığınız dönemden itibaren yapılan çalışmalardan hiç mi memnun değilsiniz?

Benden sonra da Mustafa Özyürek siyasete atılınca bu sefer geri kalan arkadaşlarımız hiçbir zaman mesleği inşa etmek için bir tane yasal hazırlık yapmadı. Halbuki meslek örgütlerini yürütmenin birinci kuralı birileri size bir şey dayatmadan sizin mesleği inşa edip öneri hazırlamanızdır. Mesleği ofis muhasebeciliğine indirgeyen bir duruş sergilenmeye başladı. Muhasebecileri birinci planda tutacak yeni bir yapı lazım. 

* Anladığım şu: Muhasebecinin asli görevini yapması için bir çalışma yapılmadı diyorsunuz… Doğru mu?

Muhasebeci kamu yararına hizmet veren bir kişidir. Bakın kamu hizmeti değil kamu yararına. Yani hazırladığı finansal tabloları esas fonksiyonu olan denetimi yaptığı zaman ve denetlediği ve şeffaflığını sağladığı o tablolar bir işletmeden ya da bir kurumdan çıkar bekleyen bütün paydaşlarının haklarını adil bir şekilde koruyan bir kişidir. Bugün dünyada muhasebeci dediğimiz zaman budur.

* Burası tamam… Peki muhasebe örgütlerinin görevi nedir?

Kamu yararı ile üyesi olan meslek mensubunun çıkarlarını ahenkleştiren uyumlu hale getiren ve kamu yararının sürekli gözeten bir yapıdır. Şimdi bu konuda böyle bir çalışma yok. Meslek mensupları her geçen gün ofis muhasebeciliğinde özellikle işlerin altına olmaya başladılar bunların bu işleri belirli bir bedel karşılığı yapmaları sağlanmadı ve kendi yaptıkları bu hizmetin bedelini başka kurumlar alıyor. Mesela bir tanesini söyleyeyim… Bugün meslek mensupları firmaların bilançolarının onaylayan kişilerdir. Bankadan kredi almak için bankalar kanununa göre bir mali müşavire denetim yaptırmak zorundasınız. Ama bu denetimi bankalar yaptırmak yerine bilançoları alıyorlar gerekli düzeltmeleri imza altına alıyorlar ardından dönüyorlar işverenden kredi değerlemesi adı altında muhasebecinin alması gereken parayı alıyor. Ve buna kimse dur demiyor.

* Siz nasıl ‘dur’ diyeceksiniz buna? TÜRMOB buna gerekli tepkiyi gösteremedi mi?

Meslek örgütlerinin görevi bütün bankacıların yaptığı bu kredilendirme aşamasında muhasebe meslek mensuplarının çıkarlarını korumaktır. Bu bir başkaldırıdır.  Neye başkaldırıdır? Gasp edilen hakların geri talep etme başkaldırısıdır. Peki bu başkaldırı TÜRMOB’da mı oldu? Hayır…

* Okuyucularımız bu röportajı okurken belki bu duyguyu sizi göremedikleri için hissedemeyecekler ama ben sizin karşınızda bir şeylere isyan etmiş bir aday görüyorum. Doğru mu?

Evet… Muhasebe meslek mensubunun iyi niyetini kabullerini onların zor duruma düşürmesi olgusuna isyan ediyorum. Çünkü ben de muhasebeciyim. 5 -6 yıl bekledik. Bu işi düzeltecek kadrolar bulun dedik. Ne zaman yok dediler o zaman ben varım dedim. Şu anda bile hazırlanan listede aynı yüzler aday. Hiç olmazsa ben yeni yapılanmayla 8 farklı yüzü devreye sokacağım. 

* Mutlaka bir yol haritanız vardır o zaman…

Ben önce hayal ederim…

* Plan mı yaparsınız hayal mi edersiniz?

Hayal ederim. Hayal nedir? Dünyada benim meslek mensuplarının sahip olduklarında biz niye sahip olmayız hayali.  Yeniden böyle rüya görmüyorum. Hayal ettikten sonra hedefleri belirlerim. Hedefler belirlenince yol haritası belirlenir. Yol haritası belli ise meslektaşlarımın kazanımı ortaya çıkar. Mesela bunların bir kısmını ben anlattım. Ama en önemli yerini kongre günü anlatacağım.

* Neden şimdi değil de kongre günü?

Çünkü benim birlikte hareket ettiğim arkadaşlarım hakim oldukları Ankara, İstanbul ve İzmir’de delegeyle bizi buluşturmadılar.

* Söylemlerinizden ufak sonuçlar çıkarmaya çalışıyorum. Mesela bunlardan biri kurum kimliği ile ilgili. TÜRMOB’da bir kimlik belirsizliği mi var?

TÜRMOB’da bir kimlik belirsizliği yok. Geleceği yakalama istidadının engellenmesi söz konusu. Kimlik belli ve misyon belli. Dünyada muhasebeci demek denetçi demektir. Bizdeki gibi büroculuk değildir. Bunun büroculuk kısmı bir muhasebecinin dışarıdan yardım şeklinde yaptığı iştir. Firma 5 -10 bin lira maaş veremiyor bir muhasebe müdürü tutamıyor ama 500 TL vererek al benim işleri yap diyor. Bu bizim ikincil işimizdir. 

* Peki en büyük hedefiniz nedir?

En büyük hedefim; Türkiye’deki her mali müşavir, ABD’deki İngiltere’deki gibi akıttığı alın terinin karşılığını alacak ve mali müşavirlerin toplumsal fonksiyonu algılanacak. TÜRMOB olarak bizim üst örgütümüz alternatif maliye politikaları hazırlamalı hem Maliye Bakanlığı’na hem de hükümetin diğer üyelerine sunabilmeli. Bu bizim toplumsal görevimiz. Türkiye’nin ekonomik kalkınması ve gelişmesinde muhasebecinin fonksiyonunu ve rolünü ortaya koymamız lazım. Bütün bunların ortaya koyabilmemiz için özgürlükçü ve bağımsız bir meslek örgütü yönetimine ihtiyacımız var.

* Anladığım kadarıyla sağlıklı bir mali müşavirlik müessesinin kamuoyunda varlığını duyurabilmek amaçlarınızdan biri? Peki bunu gerçekleştirirseniz bunun sermaye piyasalarına katkısı ne olur?

Sermaye piyasasını daha da güçlendirebiliriz. Sermaye piyasasında spekülasyonu manipülasyonu önleyecek açıklama kurallarının yerine getirecek bir şeffaflık düzeni oluşturabiliriz. Bu ülkede ekonomik denetim düzenini kurarak vergi kayıplarının ortaya çıkmasını ve vergi kayıplarıyla kaçaklarından dolayı adaletsizliğin oluşmasının önüne geçebiliriz. Türkiye’de sosyal adaletin daha etkin ve toplumun alt kademelerine yayılmasının sağlayacak paydaşlıkla ilgili katma değerin bölüşümünü gösterebilecek finansal olan ve olmayan raporlamayı daha rahat yapabiliriz. Sağlıklı bir milli gelir hesaplamasında daha fonksiyonel olabiliriz. Bütün bunlar bir muhasebe meslek örgütü yönetenlerin hayalidir. 

* Söylemleriniz çok güzel ama neredeyse Moody’s gibi derecelendirme kuruluşlarına bile etki edersiniz bunları yaparak… Doğru mu?

Türkiye Moody’s tarafından suçlandı. Normalde bu Moody’s’in suçlamasına Türkiye’de karşı koyması gereken tek kurum Türkiye Mali Müşavirler Odalar Birliği’dir…

* Çok iddialı olmadı mı bu?

2008 yılında dünya krizi olurken G20’lerde iki karar alındı. Birinci karar muhasebe standartlarında gerekli değişikliklerin yapılması istendi. İkinci karar ise o güne kadar beklenti ekonomisini yönlendiren ve beklenti ekonomisine dayanarak belirsizlik ekonomisinin kapısın aralayan derecelendirme kuruluşlarının da kendi standartlarını yapmaları istendi. Muhasebe dünyası bu konuda gerekli standart değişikliklerini yaptılar. Ama bakın bugüne kadar derecelendirme kuruluşları uyacakları standartları hala belirlemediler. Belirlemeyince keyfilik ön plana geçiyor.

* Yani Moody’s’in Türkiye hakkında verdiği kararda bir keyfilik mi var diyorsunuz?

Türkiye şu anda yatırım yapılacak ülkedir. 2001’de de öyleydi. Moody’s ve benzeri derecelendirme kuruluşları 2001 ve 2002 yıllarında düzenin değişmesi için ekonomik darbenin elebaşıdırlar.

* Biz buna neden dışarıya anlatamıyoruz?

Dışarıya anlatmaya gerek yok. Dışarısı bunu biliyor ve böyle olmasını istiyor. Bunların hiçbirisi benim yanımda bunu konuşamıyorlar. Ben üniversitede derecelendirme metodolojisi dersi vermiş bir insanım. Benimle konuştuklarında onları sorgulayınca susuyorlar.

* Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla ilgili ilginç şeyler söylüyorsunuz… Sizinle ayrı bir platformda bu konuyu konuşmak isterim. Tekrar seçimlere gelelim isterseniz. Duruşunuzu nasıl simgelendirirsiniz?

Benimle hareket eden arkadaşlarla toplantı yaptık. Dedik ki bizim duruşumuzu nasıl simgelendirmeliyiz? Yani bağımsız, özgür ya da yenilikçi diyeceğimize bütün bunları bir potada toplayan Türkiye olalım Türkiye Muhasebeciler Platformu olalım. Bunda mutabık kaldık. Dolayısıyla Bağımsız Mali müşavirler, yenilikçi mali müşavirler, katılımcılar Türkiye Muhasebeciler Platformunun birer bileşeni oldular. Bu bileşenlerle ortak programımızı yazdık.

* Bu programda nasıl bir duruşunuz olacak?

Bu ortak programda kamu yararını gözeten bir duruş sergiliyoruz. Mesleğin önündeki engelleri kaydıracağız. Örneğin bir mali müşavirin yeminli mali müşavir olmasındaki engelleri gözden geçireceğiz oradaki geçişteki engeller varsa bu engelleri kaldırmamız lazım. Bütün meslek mensuplarının sahip olması gereken denetim lisanslamasını bütün hepsi için sağlamalıyız.

* Size eski devlet bakanı diyebilir miyim?

Evet

* Peki size eski muhasebeci diyebilir miyim?

Diyemezsiniz…

* Neden?

Ben muhasebeciyim hala. Muhasebeci demek Türkiye’de mali müşavir demek… Muhasebeci demek yeminli mali müşavir demek… Muhasebeci demek bağımsız denetimci demek... Bu 3 unvan muhasebe mesleğinin alt unvanlarıdır. Ben bunlardan birisini hem de zevkle yapıyorum. Ben bu işi aşkla yapan bir insanım.

* Bitmez mi bu aşk?

Bitemez… Bu bizim yaşamımız oldu. Bir günlük iş değil bu. 16 yaşında başladım ben bu işe.

* Gerçekten farklı olarak adlandırabileceğimiz projeleriniz var mı?

Mesela Türkiye’deki muhasebeci kadınları ayrı örgütlemek istiyorum.

* Neden böyle bir gereklilik duydunuz?

Kadınlar özeldir. Biz erkeklerin evdeki emeği yüzde 10’dur. Yüzde 90 kadının emeğidir. O ev kadın sayesinde döner. Dolayısıyla böyle emeği kendi ailesi içinde veren kadının bizim mesleğimizdeki zorlukları aşabilmesi için onu eşit hale getirmeliyiz.

* Şu anda eşit değil mi?

Hayır… Eşit olmalı… Ben sabaha kadar kalabiliyorum. Ama bir kadın 2 gece geç kalırsa artık üçüncü gece kocası ona sorar... Çocuklar ağlar… Mesela meslek örgütünde şu anda kadın yok. Bana göre eş değer yönetim anlayışı getirmeliyiz. Örneğin İstanbul mali müşavirler odasına 9 kişi mi seçiliyor, kadınların oranı diyelim ki orada 3’te 1’i o zaman bu 9’un 3’ünü kadınlar kendi kendilerine oy verip seçmeli. Biz eğer hak ve özgürlük kavramını bizimle birlikte oturan kadınlar için düşünmezsek bir hedef sahibi olamayız. O zaman çok nitelikli kadınları bu mesleğin içine çekemeyiz. 

* Son olarak tek cümleyle neden adaysınız?

Ben muhasebecilerin haklarını korumak için adayım…

 


Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
998 TL        
BORSA
1.003 TL        
DOLAR
1.003 TL        
EURO
1.007 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2018 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.