Dövizden TL’ye geçiş sürebilir

21.07.2003 - 09:17 | Son Güncelleme : 21.07.2003 - 09:17

Irak savaşından sonra piyasalarda yaşanan tartışmaların en önemli gündem maddesini döviz kurunun geldiği seviye oluşturdu. Savaşla beraber en üst düzeyine çıkan tedirginlikle tasarrufların büyük kısmı dövize yönelmişti. Ancak savaşın kısa sürmesi nedeniyle bu defa döviz piyasalarında arz fazlası ortaya çıktı. Bu durum sonucunda yaklaşık 4 aydır döviz kurlarında gerileme yaşanmakta Türk lirası ise değer kazanmakta.
Türkiye’de pek de alışkın olmadığımız döviz kurlarındaki düşüşe bazı sektörler hazırlıksız yakalandı. Alışkın olunmayan bu durumun alışkın olunan döviz yükselişine çevrilmesi için Merkez Bankası’na değişik çevrelerden kamuoyu önünde sıkça telkinlerde bulunuldu. Telkinler zaman zaman kriz ihtimalini hatırlatma noktasına kadar varırken, 2000 - 2001 yılında yaşanan süreçlere atıfta bulunuldu. Bu görüşü savunanların temel tezi, dövizdeki düşüşün TL faizlerinin yüksekliği nedeniyle Türk lirasının cazibesinden kaynaklandığı ve buna bağlı olarak dövizden TL’ye hızlı bir geçiş yaşandığıdır. Hal böyle iken, TL faizlerinin gerilemesinin dövize talebi tekrar canlandıracağı bu sebeple de Merkez Bankası’nın kısa vadeli borçlanma faizlerini düşürmesi gerekliliği sıklıkla dile getirildi.
Merkez Bankası’nın temel hedefi fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Dolayısıyla yasayla özerklik kazanmış bir kurum olan bankanın ana misyonu yıllardır kronikleşen, toplumun büyük kısmının şikayetlerine neden olan yüksek enflasyonun düşüşüne destek olmak ve düşüşü kalıcı bir biçimde istikrarla korumaktır. 2001 yılından itibaren uygulamaya konulan programla beraber enflasyonla mücadele konusunda çok önemli mesafeler kaydedilmiş uzun yıllar sonra ülkemizde aylık bazda eksi enflasyon yaşanmaya başlamıştır. Mevcut trend önümüzdeki dönemler için de enflasyonla mücadele konusunda umut vermektedir.
Türk lirası faiz oranlarının salt MB tarafından belirlenen kısa vadeli borçlanma oranlarına bağlı olduğuna inanmak, piyasaları ve Türkiye’deki genel konjonktürü göz önüne almamaktan kaynaklanıyor olabilir. Oysa IMF’yle yürütülen ekonomik programdaki gelişmeler, mevcut ve beklenen enflasyon oranları ile piyasalardaki güven katsayıları iç ve dış siyasi - ekonomik istikrar, makroekonomik gelişmeler Hazine bonosu faizlerindeki temel belirleyiciler konumundadır.
2004 vadeli bono ve devlet tahvillerindeki faiz oranları mevcut piyasa koşulları içerisinde % 46 - 47 seviyelerinde. 2001 yılı için YPK tarafından belirlenen enflasyon hedefinin yüzde 12 olduğu varsayımıyla, hedeflenen enflasyona göre 2004 vadeli bono ve tahvillerin reel faiz oranlarının hala % 30’larda olduğu görülüyor. Bu oranlar dünya ölçeğinde kıyaslandığında halen oldukça yüksek seyretmekte. Cari oranlar ve beklenen enflasyona göre Türk lirasına yatırım yapmak hala cazip. Buna bağlı olarak da dövizden TL’ye geçişin önümüzdeki dönemlerde de devamı beklenebilir.

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
985 TL        
BORSA
1.000 TL        
DOLAR
1.008 TL        
EURO
1.006 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2018 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.