Türk bankacılık sektörü, Moody's raporunu yalanlıyor

07.07.2019 - 13:25
Türk bankacılık sektörü, Moody's raporunu yalanlıyor | Ekonomi Haberleri

Türkiye'nin hem stratejik hem de lokomotif sektörlerinin başında gelen bankacılık sektörü, sermaye yeterlilik rasyosu ve düşük sorunlu kredi oranıyla güçlü yapısını sürdürüyor. Bankacılık sektörünün NPL oranı, bu yılın mart ayında yüzde 4,04 iken, mayıs itibarıyla sınırlı yükselişle yüzde 4,18'e çıktı.

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's'in hafta başında duyurduğu Türk bankacılık sektörüne ilişkin negatif değerlendirmeye karşın sektör, söz konusu değerlendirmenin tersine işaret eden sağlam finansal rasyolarıyla dikkati çekiyor.

AA'nın haberine göre; Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının son dönemde Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü alanlarında yayımladığı raporlar ve kredi notları, ekonomik temellerden uzak olabiliyor.

Küresel finans krizinin yaşandığı 2008 yılında kredi derecelendirme kuruluşlarının, iflas eden işletmelere iflaslarından hemen önce yüksek not vermeleri ve ülke krizlerini öngörmede yetersiz kalmaları, bu kuruluşların güvenilirlikleri konusunda çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmişti. 

Son 10 yıllık süreçte hem yurt içinde hem de dışında kredi derecelendirme kuruluşları, raporlarında subjektif oldukları ve haksız not indirimleri yaptıkları gerekçesiyle çeşitli eleştirilerin odağında oldu. 

Moody's, Eylül 2008'de iflas eden Lehman Brothers için 17 Temmuz 2008'de düşük kredi riski barındıran şirket anlamına gelen ve yatırım yapılabilir "A2" kredi notu, 2008 yılı sonlarına doğru da 180 milyar dolarlık kurtarma operasyonuna mecbur kalan AIG sigorta firması için 15 Eylül 2008'de yine "A2" notu vermişti. 

BANKACILIK SEKTÖRÜ HEM STRATEJİK HEM DE LOKOMOTİF

Hafta başında Türk bankalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Moody's, Türkiye'de zayıflayan ekonominin; takipteki kredilerdeki artış, kredi büyümesindeki yavaşlama ile bankacılık karlarını olumsuz etkilemeyi sürdüreceğini belirtmişti. Moody's, sektörün görünümünü ise negatifte bırakmıştı. 

Türk bankacılık sektörü, Moody's değerlendirmesinin tersine işaret eden sağlam finansal rasyolarıyla dikkati çekiyor. 

2001 krizinden sonra alınan önlemlerle güçlü bir yapıya kavuşan Türk bankacılık sektörü, ülke ekonomisinin hem stratejik hem de lokomotif alanlarının başında geliyor. 

Sektörün, özellikle güçlü sermaye yapısı, aktif kalitesi, tecrübeli insan kaynağı ve teknolojik gelişimi bu alanda Avrupa bankacılık sektörü ile yakın finansal rasyolara sahip olmasını sağlıyor. 

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN NPL ORANI YÜZDE 5'İN ALTINDA

Geçen yılın dördüncü ve bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda ekonominin daralmasıyla firmaların ve hanehalkının borç geri ödemelerinde kısmi zorluklar yaşandığı görüldü. Bu durum, bankaların tahsili gecikmiş alacaklarının kredilere oranında (NPL/non-performing loan) sert yükselişleri beraberinde getirebileceği yorumlarına neden olmuştu. 

Geçen yılın eylül ve aralık döneminde bankacılık sektörünün NPL rasyosu sırasıyla yüzde 3,22 ve yüzde 3,87 olarak gerçekleşti. Bankacılık sektörünün NPL oranı, bu yılın mart ayında yüzde 4,04 iken, mayıs itibarıyla sınırlı yükselişle yüzde 4,18'e çıktı. 

Bankaların tahsili gecikmiş alacaklar için yüksek oranda karşılık ayırması ve firmalardan teminat alması, negatif izlemeye alınan firmaların halihazırda faaliyetlerini sürdürmesi ve ister firma ister hanehalkı olsun borç ödeme kabiliyetlerinin olması, NPL oranlarındaki ciddi artışları engelliyor. 

Analistler, bankacılık sektörünün geçmiş yıllardaki tecrübeleri dikkate alındığında yüzde 5'in altında seyreden NPL oranlarının risk oluşturmadığını belirtiyor. 

AB BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN NPL ORANI YÜZDE 3,1

Avrupa'da açıklanan öncü göstergeler Avro Bölgesi'nde de ekonomilerin yavaşladığına işaret ederken, gelişmiş ülke merkez bankaları faiz indirimi ve parasal genişleme açıklamaları ile sözlü yönlendirme yapıyor. 

Avrupa bankacılık sektöründe NPL rasyosu, bu yılın mart sonu itibarıyla yüzde 3,1 düzeyinde bulunuyor. 

Avrupa bankacılık kurumlarının 2019 ilk çeyrek verilerine göre, 2016'da bu oran yüzde 5,2'nin üzerinde, 2017'de 4,3 ve 2018'de 3,5 düzeyinde bulunuyordu. 
Özellikle 2008 finans krizinin izlerinin devam ettiği Yunanistan'da, bankacılık sektöründe NPL oranı yüzde 41,4 ile yüksek seviyesini koruyor. 

AB'de ülke bazında bankacılık sektörü NPL oranları incelendiğinde, Portekiz'de yüzde 9,6, İtalya'da yüzde 8,3, Bulgaristan'da yüzde 8,1, Slovenya ve Hırvatistan'da yüzde 6,3, Macaristan'da da yüzde 5,9 seviyesinde bulunuyor. 

AB'nin lokomotif ülkelerinden Almanya ve İngiltere'de bankacılık sektörü NPL oranı yüzde 1,3 iken, bu oran Fransa'da 2,7 ve İspanya'da yüzde 3,6 düzeyinde seyrediyor. 

TÜRKİYE, HANEHALKI BORÇLULUĞU EN DÜŞÜK ÜLKELER ARASINDA

Türkiye'de hanehalkı borcunun milli gelire oranı, son 5 yılda düşüş eğilimini sürdürerek geçen yılın sonunda yüzde 14,8'e geriledi. Türkiye, bu oranla G20 ülkeleri içinde hanehalkı borçluluğu en düşük ülkeler arasında yerini aldı. 

İsviçre, geçen yılın sonundaki yüzde 128,7 ile hanehalkı borçluluğu en yüksek ülkelerin başında geldi. İsviçre'yi, yüzde 120,3 ile Avustralya, yüzde 115 ile Danimarka, yüzde 102 ile Hollanda ve yüzde 100,7 ile Kanada takip etti. 

Hanehalkı borçluluğu İngiltere'de yüzde 87,1, ABD'de yüzde 76,3, Fransa'da yüzde 60,1, Almanya'da yüzde 52,9 ve İtalya'da yüzde 40,3 seviyesinde bulunuyor. 

Gelişmekte olan ülke gruplarına bakıldığında ise Güney Kore, yüzde 97,7 ile yüksek hanehalkı borçluluğu ile dikkati çekiyor. Güney Afrika'da bu oran yüzde 33,6, Brezilya'da yüzde 28,2, Rusya'da yüzde 17,2, Endonezya'da yüzde 17 ve Hindistan'da yüzde 11,3 oldu. 

Türkiye'de hanehalkı borçluluğunun düşük olması, NPL oranının artış yönündeki baskısını azaltıyor. 

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SERMAYE YAPISI GÜÇLÜ

Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu (SYR) dünyada kabul görmüş yüzde 8'in oldukça üzerinde, yüzde 17,07 seviyesinde bulunuyor. Her ne kadar bu oran yıl içinde değişen riskler ve bankaların kendi varlık değişimlerine göre güncellense de SYR'nin yüksek olması, bankaların sağlıklı olduğu yönünde yorumlanıyor. 

Çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu da (CET1 Ratio) Avrupa'da bankacılık otoritelerinin baktığı bir diğer parametre... Türk bankacılık sektörünün çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu, AB ortalamasıyla ve ülkeler bazında karşılaştırıldığında aslında sektörün güçlü sermaye yapısını koruduğu ortaya çıkıyor. 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından mayısta açıklanan verilere göre, Türkiye'deki bankaların çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 12,9 düzeyinde bulunuyor. Bu oran, mart verilerine göre AB'de yüzde 14,7 ile Türkiye ortalamasının bir miktar üzerinde seyrediyor. 

Ülkeler bazında bakıldığında ise İtalya'da yüzde 13, Portekiz'de yüzde 13,4, Fransa'da yüzde 14,3 ile Türkiye ortalamasıyla paralel bir seyir izliyor.


Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
105.380 Değişim: 1,54% Hacim : 7.767 Mio.TL Son veri saati : 18:00
Düşük 104.409 15.11.2019 Yüksek 105.518
Açılış: 104.475
5,7428 Değişim: -0,11%
Düşük 5,7369 16.11.2019 Yüksek 5,7708
Açılış: 5,7493
6,3503 Değişim: 0,14%
Düşük 6,3311 16.11.2019 Yüksek 6,3615
Açılış: 6,3412
270,93 Değişim: -0,32%
Düşük 270,33 15.11.2019 Yüksek 272,25
Açılış: 271,81
bigpara

Copyright © 2019 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.